(1) Cabir bin Semure (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:
Bir kimse, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e koyun etinden abdest alayım mı? diye sordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Dilersen abdest al, dilersen abdest alma.”
O kimse:
−Deve etinden abdest alayım mı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Evet, deve etinden dolayı abdest al!”
O şahıs:
−Koyun ağıllarında namaz kılabilir miyim? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Evet. Koyun ağıllarında namaz kılın. Kuşkusuz ki, koyun berekettir.”
O kimse:
−Develerin istirahat yerinde namaz kılabilir miyim? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Hayır! Deve ağıllarında namaz kılmayın! Kuşkusuz ki, deve şeytandandır!”
Müslim 360/97, İbni Mace 495, Ebu Davud 184, 346, Tirmizi 81, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/8687, 92, Albanî İrvâu'l-Ğalîl Fî Tahrîci Ehâdîsi Menari's-Sebîl 118
(2) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Ateşin dokunduğu şeylerden abdesti terk etmek, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in son işlerinden idi.”
Ebu Davud 192, Nesei 185, Beyhaki 1/106
Not: Bu hususta Sıddık Hasan Han (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Bu meselede insaf ehli olarak hareket ettiğimizde deve etinin abdesti bozduğunu söyleyebiliriz. Deve etinin abdesti bozmasıyla ilgili hadislerin sıhhatini hadis ehli iyi bilmektedir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bu hadislere muhalif ne bir söz ne de bir amel gelmemiştir. Dolayısıyla bu hadisin “Ateşin dokunduğu şeylerden abdesti terk etmek Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in son işlerinden idi,” manasındaki hadisi tahsis ettiği çok açıktır ve deve etinin hususi bir konumu söz konusudur. Çünkü yenildiğinde abdest alınması emredilen deve etinin, ateşte pişmiş yahut pişmemiş olma vasfı zikredilmemiştir.
Kurutulmuş deve eti de hadisin kapsamına girer. Ayrıca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) koyun etinden dolayı abdestin gerekmeyeceğini söylerken deve etinden abdest alın denmesi ateşle değil, etin sahibiyle alakalı bir durumdur.
Bu görüş âlimlerin genelinin görüşüdür. Bazı kimselerin hadisteki “...abdest al...” ifadesini elleri yıkamaya hamletmesi doğru değildir! Bize gereken şârinin sözlerini şerî hakikatler üzere hamletmektir. Dolayısıyla abdest kelimesinin şerî manası, bilinen uzuvların şeran bilinen şekilde yıkanmasıdır.
Sıddık Hasan Han Er-Ravdatu’n-Nediyye 1/78