Haccı Kıran

(43) Nafi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), Haccac’ın ibni Zübeyr ile savaşmak için Mekke’ye geldiği yıl hac yapmak istedi. Kendisine:

−İnsanlar arasında bir harp var, biz onların seni hacdan men edeceklerinden korkuyoruz! denildi. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Andolsun ki Allah Rasulünde uyulması gereken çok güzel örnekler vardır.”

Ahzab Suresi 21

Eğer Beyti ziyaretten men edilirsem ben de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yaparım. Ben sizleri Şahid yapıyorum ki, ben umre yapmayı kendime vacip kıldım dedi. Sonra yola çıktı. Nihayet Zulhuleyfenin önündeki Beydâ mevkiine ulaştığı zaman:

−Hac ile umrenin hali engel sebebiyle ihramdan çıkışın mubahlığında farksız bir şeydir. Dolayısıyla, ben sizleri Şahid kılıyorum ki, ben umremle beraber haccı kendime vacib kıldım! dedi. Yolda Cuhfe yakınındaki Kudeyd mevkiinden satın aldığı kurbanı hediye kurbanı olarak sevk etti.

Bu tek kurban üzerine ziyade yapmadı. İhramın haram kıldığı suçlardan hiç birini işlemediği için başka kurban kesmedi. Arada ihramdan çıkmadı, ihramdan dolayı haram olan fiillerin hiç biri kendisine helal olmadı, tıraş olmadı, saçını kısaltmadı. Nahr günü olunca kurbanını kesti, tıraş oldu ve ifâda tavafını yaptı. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) nahr günü yaptığı bu ilk tavafla hac ve umre tavafını eda ettiği görüşünde bulunuyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in da böyle yaptığını söylerdi.”

Buhari 1639, Müslim 1230/182, Nesei 2745