Regaib Kandili Haramdır!

Receb Ayı

Eğer yaptığımız amellerin, kabrimizde karşımıza güzel bir şekilde çıkmasını istiyorsak, amellerimizin salih yani Kur’an ve Sahih Sünnete göre olması gerekiyor! Maalesef günümüzdeki insanlar, hocalarından duyduğu şeyleri araştırmadan inanıp onunla amel ediyorlar ve bu hoca efendiler insanlara nasihat ederken okuduğu hadis, sahih midir, zayıf mıdır yoksa uydurma mıdır diye dikkat etmiyorlar!

(1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

كَفَى بِالْمَرْءِ كَذَبًا أَنْ يُحَدِّثَ بِكُلِّ مَا سَمِعَ

“Kişiye her işittiğini söylemesi yalan olarak yeter!”

Müslim 5/5

(2) Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَإِنْ تُطِعْ أَكْثَرَ مَنْ فِي الْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَبِيلِ اللهِ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ

“Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, onlar seni Allah’ın Yolundan saptırırlar! Onlar sadece zanna uyarlar ve yalandan başka söz de söylemezler!”

En’am Suresi 116

Bu konuya en güzel örnek, insanların kulaktan duyma ve birbirlerine söylediği şu uydurmadır hadistir!

(3) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

“Ey Allah’ım! Bize Receb ve Şaban’ı bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”

Bu hadisi mevzudur yani uydurmadır! Ahmed bin Hanbel Müsned 2346, 7/361, Nesei Ameli’l-Yevm Ve’l-Leyl 659, Tabarani Mucemu’l-Evsad 3939, Beyhaki Şuabu’l-İman 3534, 3815, Ebu Nuaym Hilye 6/269, Keşfu’l Hafa 1/554, Albânî Daîfu’l-Cami’ 4395

Demek ki biz, birinden bir hadis duyduğumuzda o hadisin kaynağını ve sahih olup olmadığını sormamız gerekiyor! Yoksa Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadisinde geldiği gibi hocalardan işittiğimiz şeyleri başkalarına söylediğimiz zaman, yalan söylemiş oluruz!

(4) Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُودَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَالِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ

“İsrailoğullarından küfredenler, Davud ve Meryem’in oğlu İsa’nın lisanı üzere lanetlenmişlerdir! Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir!”

Mâide Suresi 78

Bu ayetin tefsirin de ibni Kayyım el-Cevziyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bir insan bir şeyin haram olduğunu bile bile yaparsa, o insanda Yahudilikten bir cüz vardır! Kimde bir şeyin haram veya helal olup olmadığını araştırmadan yaparsa, onda da Hristiyanlıktan bir cüz vardır!”

Sünneti ve onun ahkâmını iyi bilen, sünnetin nuruyla aydınlanan, onun gölgesinde gölgelenen, şeriata ve sünnete uymanın güzel kokusunu koklayan herkes, kandil gecelerinde yapılan amellerin, dinde çıkarılan bir sapıklık ve akılsızlık olduğunu iyi bilir. Müslüman bir kişi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmenin böyle olmadığını da çok iyi bilir.

Eğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmek böyleyse, Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer sahaber Allah onlardan razı olsun bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Said bin el-Museyyib ve diğer tâbiîn imamları Allah onlara rahmet etsin, bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Dört mezhep imamı ve diğer İslam âlimleri, bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Bu kimselerden hiçbirisi bunun gibi veya buna yakın hiçbir davranışta bulunmamışlardır!

(5) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün mescidde otururken eliyle yere düz bir çizgi çizip şöyle buyurdu:

“İşte bu Allah’ın dosdoğru yoludur!”

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu çizginin sağına ve soluna küçük çizgiler çizip şöyle buyurdu:

“İşte bu yolların üzerinde insanları bu yola çağıran şeytanlar vardır!”

Daha sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), En’am suresi 153. ayetini okudu:

وَأَنَّ هَذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَبِيلِهِ ذَالِكُمْ وَصَّاكُمْ بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

“Bu benim dosdoğru yolumdur, bu itibarla ona uyunuz! Diğer yollara uymayın! Aksi halde sizi Allah’ın yolundan ayırmasın! Allah size bunları sakınasınız diye vasiyet etmiştir!”

İbni Mace 11, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/435, Nesei Sunenu’l-Kübra 6/343, Said bin Mansur Tefsir 935, İbni Hibban 1/180, Tayalisi 241, Darimi 208, Begavi Şerhu’s-Sunne 97, Bezzar 5/113, 251, Acurri eş-Şeria 12, Ebu Nuaym Hilyetu’l-Evliya 6/263, Albânî Mişkât 1/36

Bu geceyi ihya etmek maksadıyla Receb ayının ilk Cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan on iki rekâtlık namazın ve bu gecenin fazileti hakkında dayanılan rivayet şudur:

(6) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Receb ayında tutulan orucun faziletini zikrettikten sonra şöyle buyurdu:

“O ayda bulunan ilk Cuma gecesinden gafil olmayın! Çünkü o, meleklerin regaib diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim, Receb ayının ilk perşembe gününü oruç tutar ve o günün, akşamla yatsı arasında on iki rekât namaz kılarsa, Allahu Teâlâ o kimsenin günahlarını bağışlar.”

Ebu Şame El-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 39, 40

(7) İbnu’l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh) bu hadis hakkında şunları söylemiştir:

İbnu’l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh) bu hadis hakkında şunları söylemiştir:

“Bu hadis, Allah Rasulu (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in üzerine uydurulmuştur! Ali bin Abdullah ibni Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır! Büyük âlim hafız Abdulvahhab (Rahmetullahi Aleyh)’i şöyle derken işittim:

“Bu hadisin ravileri meçhuldür! Ravilerle ilgili bütün kitaplarda onları aradım ama bulamadım!”

İbnu’l-Cevzi El-Mevdua 2/125, 126

(8) İbnu’l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh) sözüne şöyle devam etmiştir:

Bu hadisi uyduran kimse bid’atında çok aşırı gitmiştir! Çünkü bu namazı kılan kimse, önce gündüz oruç tutacaktır. Belki de o günün gündüzü çok sıcaktır, oruçlu olunca da akşam namazına kadar haliyle yemek yeme imkânı bulamıyacaktır. Akşam namazından sonra, bu namaz için uzun tesbihat sebebiyle kıyamda ve secdede duracak gayet eziyet çekmiş olacaktır.

Doğrusu ben, Ramazan ve teravih namazlarına nazaran insanların bunda, nasıl izdiham yaptıklarını gördüm ve kıskandım. Bilakis bu namaz halk indinde diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu namazda diğer beş vakit namaza gelmeyenler hazır bulunuyor.

Ebu Şame El-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 30, İbnu’l-Cevzi el-Mevdua 2/127

(9) Hafız Ebu’l-Hitab (Rahmetullahi Aleyh) ise şunu söyler:

“Regaib namazını uydurmakla itham edilen kimse Ali bin Abdullah ibni Cahdami’dir. Bu hadisi meçhul olan raviler üzerine uydurmuştur! Bu raviler hiçbir kitabta mevcut değildir!”

Ebu Şame El-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 30

(10) Hafız el-Iraki (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“İmam Rezzin, bu hadisin uydurma! olduğunu şöylemiştir.”

Cukayn Es-Sünenü ve’l-Mubiede’at 140

(11) İmam Tartuşi (Rahmetullahi Aleyh) ise şu sözünü ekler:

“Receb ayındaki regaib namazı ise, Beytu’l-Makdis’de bizim bulunduğumuz yerde, hicri 480 senesinde ihdas edilmiştir. Bundan önce bu namazı ne gördük ne de duyduk!”

Tatusi El-Havadisu ve’l-Bida’i 133

(12) İbni Kayyım el-Cevziyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Receb ayında tutulan oruç ile Receb ayının bazı gecelerini ibadetle geçirme konusunda zikredilen bütün hadisler, yalan ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iftiradır! Yani uydurma olup asılsızdır!”

El-Menaru’l-Munif Fi’s-Sahih Ve’d-Daîf 89

(13) Hafız ibni Hacer (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Receb ayında oruç tutmak, namaz kılmak, faziletli şeyler yapmak, sadaka vermek ve salih ameller işlemek hususunda gelen bütün hadisler, uydurma olup asılsızdır ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iftiradır!”

Tebyînu’l-Aceb Bimâ Vuride Fî Fadli Receb