Merfu

Merfu; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e izafe edilendir. Bu da iki kısma ayrılır.

Sarih (açık) merfu veya hükmen merfu.

1) Sarih Merfu: Bizzat Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e izafe edilen söz, fiil, takrir, ahlakî vasıf ya da yaratılışının niteliği ile alakalı şeylerdir.

Söze Misal: Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

مَنْ أَحْدثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فهُو رَدٌّ

“Herkim bizim şu işimizde, (dinimizde) ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse o, merduddur!”

Buhari 2492, Müslim 1718/18, Ebu Davud 4606, İbni Mace 14

Fiile Misal: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evine girdiği vakit misvak kullanmakla başlardı.

Takrire Misal: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cariyeye, Allah nerede diye sorduğunda cariyenin; Allah semadadır/göktedir demesi üzerine bu hususta, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ona itiraz etmeyip, ikrarda bulunmasıdır.

2) Hükmen Merfu: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e izafe edilmiş hükmünü taşıyan rivayetlerdir. Bu da birkaç türlüdür:

Sahabenin, namazı kastederek, teşehhüdü gizli yapmak sünnettir, demesi gibi.

Sahabenin, biz emrolunduk, bize yasak kılındı, insanlara emrolundu ve benzeri sözleri.

Sahabenin, herhangi bir şey hakkında masiyet hükmünü vermesi. Mesela, Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’ın ezandan sonra mescidden çıkıp giden kimse hakkındaki;

Buna gelince Ebu’l-Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e isyan etti, sözü gibi.