Uğursuzluk İle İlgili Konular

Uğursuzluğa İnanmak Cahili Adetlerindendir!

Uğursuzluk duygusunu insana şeytan verir. Bununla kulun Allah’a olan güvenini sarsar ve onun Allah’a tevekkül ekmesine mani olur. Bu sebeple kişi bazı şeylerin uğursuz olduğunu sanarak onların kendisine zarar vereceğine inanır.

Oysa zarar ve fayda vermek sadece Allah’ın elindedir. Allah dilemedikçe hiçbir varlık, ne fayda ne de zarar verme gücüne sahip değildir. Kur’an ve Sahih Sünnette bu hususta sayılmayacak kadar çok hüküm bulunmaktadır.

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere tapıyorlar!”

Yunus Suresi 18

(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Allah’tan başka kendilere ne fayda ne de zarar vermeyecek şeylere tapıyorlar!”

Furkan Suresi 55

Uğursuzluğu Nefyeden Naslar

(3) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hastalığın bir başkasına kendi kendine bulaşıcılığı yoktur! Eşyada uğursuzluk yoktur! Baykuş ötmesinde uğursuzluk ve zarar verme yoktur! Sâfer ayında da uğursuzluk yoktur!..”

Buhari 5740, Müslim 2220/106

Selef-i Salihinin Uğursuzluğun Olmadığını Açıklaması

İkrime dedi ki:

“Biz Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın yanında oturuyorduk. Üzerimizden çığlık atarak bir kuş geçti. Topluluktan bir adam:

−Hayırdır, hayırdır, dedi. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

−Hayır da değildir, şer de değildir! dedi. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın adamın sözüne bu şekilde cevap verip onun sözünü reddetmesi, onun hayır ve şerde bir tesiri olduğuna itikat etmemesi içindir.

Yıldızları Vesile Edinerek Yağmur İstemek

(4) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İçtiğiniz suya baktınız mı? Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa biz mi? Rızkınızı yalanlamakla mı kalıyorsunuz?..”

Vakıa Suresi 68, 69

(5) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Rızkınızı yalanlamakla mı kalıyorsunuz?..”

Vakıa Suresi 82

(6) Ebu Malik el-Eşari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ümmetimden cahiliye adetlerinden olan terk etmediği dört haslet vardır:

1) Babalarının yaptıklarıyla övünmek,

2) Neseplerde kötüleme yapmak,

3) Yıldızları vesile edinerek, yağmur isteğinde bulunmak,

4) Ölünün arkasından feryat edip ağlamak.”

Müslim 934/29

(7) Zeyd bin Halid el-Cuheni (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hudeybiye’de yağan yağmurdan sonra bize sabah namazını kıldırdı. Namazdan çıkınca yüzünü cemaate döndü ve şöyle buyurdu:

“Rabb’inizin ne buyurduğunu biliyor musunuz?”

Sahabeler:

−Allah ve Rasulü daha iyi bilir dediler.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle dedi:

−“Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu; Kullarımdan bazı kimseler bana iman etmiş olarak, diğer bazıları da beni inkar etmiş olarak sabaha erdi! Herkim Allah’ın fazlı ve rahmetiyle bize yağmur yağdı dediyse, o kimse, bana iman etmiş ve yıldıza iman etmemiştir! Herkim de falan ve falan yıldız sebebiyle bize yağmur yağdı dediyse, o kimse bana iman etmemiş ve yıldıza iman etmiştir!”

Buhari 831

Delillerden Çıkartılan Hükümler

√ Yıldızları vesile edinerek yağmur talep etmek haramdır. Kuşkusuz ki, bunda yağmurun yağmasını yıldızlara ve onların yörüngelerinin değişmesine dayandırmak vardır.

√ Yağmurun yağma sebebini yıldızların doğma ve batmasına bağlamak küfürdür.

√ Yağmurun yağmasında, yıldızların veya onların yörüngelerinin değişmesinin etkisi olduğu inancını insanlardan gidermenin gerekliliği.

√ Allah’ın fiilleri neticesinde meydana gelen olayları, O’nun gayrı varlıklara dayandırmak hatasını gidermek; meydana gelen her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğu bu sebeple hem fiilleri, hem de o fiillerin neticesi olayları Allah’a nisbet etmenin gerekliliği.