Teşehhüdde Yapılan Dualar

(1) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Elim, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in elinin içinde olduğu halde teşehhüdü bana öğretti.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana Kur’an’dan bir sure öğretir gibi şu teşehhüdü öğretti:

التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّـبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَى النَّبِيِّ، وَرَحْمَةُ اللهِ، وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا، وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنْ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ، وَرَسُولُهُ

Duanın Manası: “Bütün selamlar/mülkler, dualar/ibadetler ve güzel sözler ancak Allah içindir. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi Nebinin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah’ın iyi kullarının üzerine de olsun. Allah’tan başka hakkıyla ibadet olunan hiçbir ilah olmadığına şehadet ederim. Yine şehadet ederim ki, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah’ın kulu ve Rasulüdür.”

Buhari 6208, Müslim 402/55, Ebu Avane 2/228, Ebu Davud 968, Nesei 1169, Tirmizi 289, İbni Mace 899, Beyhaki 2/138, İbni Ebi Şeybe 1/326/5, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 321

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! İbrahim ve İbrahim’in ailesine salat ettiğin gibi Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ve Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ailesini de salat et. Şüphesiz ki, Sen çok övülensin, şeref sahibisin. Ey Allah’ım! İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i ve Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ailesini de mübarek kıl. Şüphesiz ki, Sen çok övülensin, şeref sahibisin.”

Buhari 3168, Müslim 406/66, İbni Ebi Şeybe 2/390

اللَّهُـمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا، وَالْمَمَاتِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ

Duanın Manası: Ey Allah’ım! Kabir ve cehennem azabından, hayat ve ölüm fitnesinden ve Mesih Deccal fitnesinin şerrinden sana sığınırım.”

Müslim 588/131, Buhari 3/1300, Ebu Avane 2/235, Ebu Davud 983, Nesei 1309, Darimi 1/310, İbni Mace 909, Beyhaki 2/154, İbni Huzeyme 721, İbni Hibban 1019, Ahmed bin Hanbel Müsned 7242

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben kabir azabından Sana sığınırım. Mesih Deccalin fitnesinden Sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden Sana sığınırım. Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben günah ve borçtan da Sana sığınırım.”

Buhari 2/820, Müslim 588/128

اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا، وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنوُبَ إِلاَّ أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Duanın Manası: “Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben nefsime çok zulmettim! Günahları ancak Sen bağışlarsın. Katından bir mağfiretle beni bağışla ve bana merhamet eyle. Şüphesiz ki, Sen çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.”

Buhari 2/821

اللَّهُمَّ حَاسِبْنِي حِسَابًا يَسِيرًا

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Beni kolay bir şekilde hesaba çek.”

Ebu Davud, Nesei

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمْرِ، وَأعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا يَعْنِي فِتْنَةِ الدَّجَّالِ، وَأعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ

Duanın Manası: Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben cimrilikten Sana sığınırım. Korkaklıktan da Sana sığınırım. Ömrümün rezilliğinden güç ve takatten düşmekten de Sana sığınırım. Dünyanın ve Deccalin fitnesinden de Sana sığınırım. Kabir azabından da Sana sığınırım.

Buhari 14/6311, İbni Hacer Fethu’l-Bârî 12/6365

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben Senden cenneti isterim ve cehennemden Sana sığınırım.”

Ebu Davud, İbni Mace

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ يَا اَللهُ! بِأَنَّكَ الْوَاحِدُ الْأَحَدُ الصَّمَدُ، الَّذِي لَمْ يَلِدْ، وَلَمْ يُولَدْ، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ، أَنْ تَغْفِرَ لِي ذُنُوبِي، إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Sen birsin, teksin. Samed’sin. Doğmamış ve doğurmamışsın. Hiç bir benzeri olmayansın. Senden günahlarımı bağışlamanı dilerim. Şüphesiz ki Sen, çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.”

Ahmed, Nesei

اللَّهُمَّ اغْفِرْ ليِ مَا قَدَّمْتُ، وَمَا أَخَّرْتُ، وَمَا أَسْرَرْتُ، وَمَا أَعْلَنْتُ، وَمَا أَسْرَفْتُ، وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، أَنْتَ الْمُقَدِّمُ، وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Önce yaptığım, sonraya bıraktığım, gizlediğim ve açıktan yaptığım, israf ettiğim, Senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı bağışla. Sen öne alansın ve Sen geciktirensin. Senden başka hakkıyla ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.

Müslim 771/201, Ebu Avane 2/100, 101, 102, Ebu Davud 760/761, Tirmizi 3422, Tayalisi 152, İbni Hibban 1966, İbni Huzeyme 723, Beyhaki 2/32, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/95