Taharet, temizlik demektir. Şerî şerifte taharet iki kısımdır. Birincisi manevi taharet ikincisi hissi taharettir.
1) Manevi Taharet: Allah’a ibadette kalbin şirk, nifak, bidat, hainlik, haset, kin, düşmanlık vb. Allah ve Rasulünün zemmedip kötü gördüğü şeylerden arınması, temizlenmesidir.
Allah’ın hukukuna taalluk eden bu kısım taharet, taharetin en önemlisidir. Çünkü bütün ibadetler bunun üzerine bina edilir. Kalbi şirkle kirlenmiş hiç kimsenin ibadeti makbul değildir. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Onların verdikleri sadakaların kabul edilmesine mani olan, onların Allah’a ve Rasulüne iman etmemeleridir!..”
Tevbe Suresi 54
Allah’a şirk koşanlar, bazı ibadetleri yerine getirseler de o ibadetlerde gayrını Allah’a ortak yaptıkları için o ibadetleri makbul değildir. Öncelikle müşrikler kendilerini tevhitle arındırmamışlardır. Dolayısıyla onlar Kur’an tabiriyle, Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Allah’a ortak koşanlar necistir.”
Tevbe Suresi 28
Pisliğin elinden dilinden meydana gelecek amellerin tahir olup Allah indinde makbul olması düşünülemez. Muvahhid mü’mine gelince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
“Mü’min necis olmaz!” buyurarak mü’minin necis olmadığını beyan etmiştir. Müslümanın esas önem vermesi gereken meselesi budur.
Bidat hangi neviden olursa olsun kişi onunla Allah’a yaklaşmak istese de Allah onu kabul etmeyecektir. Çünkü Allah onu kendine yaklaşmak için şeriat yapmamıştır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim üzerinde emrimiz olmayan bir ameli işlerse o amel reddolunmuştur!”
Müslim 1718/18
Aynı zamanda mü’min kalbini kin, haset, düşmanlık ve benzeri hiç kimse tarafından beğenilmeyen kusurlardan da temizlemelidir. Mü’min mü’minin kardeşidir kendisi için sevip beğendiği şeyleri mü’min kardeşi için de sevip beğenir.
Kendisi için sevip beğenmediği hiçbir şeyi mü’min kardeşi için de sevip beğenmez. Buna delalet eden birçok ayet ve hadis vardır. Netice olarak her taharetin başı kalp temizliğidir ve birinci sırada kalbin küfür, şirk, nifak, hainlik, haset, kin, düşmanlık vb. mü’minde bulunması haram ve ayıp olan hasletlerden temizlenmesi gerekir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:
“...Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır, o salih olursa bütün beden salih olur. O fasit olursa bütün beden fasit olur!” Hadisi kalbin ve onun temizliğinin ehemmiyetini vurgulama yönünden çok mühimdir.
2) Bedeni Taharet: Bu kısım da kendi içinde iki neviye ayrılır:
a) Taharet şartı aranan namaz, tavaf vb. ibadetlere mani sıfatın izalesi şeklindeki temizliktir. Buna abdest uzuvlarının yıkanmasını gerekli kılan küçük hadesi ve vücudun tamamının yıkanmasını gerekli kılan büyük hadesi örnek verebiliriz. Bu tür hadeslerin izalesi su iledir, o olmadığında teyemmüm iledir. Buna Allah-u Teâlâ’ın şu ayeti delalet eder:
“Ey iman edenler! Namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve ayaklarınızı da topuklara kadar (yıkayın)! Eğer cünüp iseniz tam temizlenin! Hasta yahut yolcu iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmiş ise veya kadınlara dokunmuş ve su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin! Allah üzerinize bir güçlük yapmak istemiyor, ancak sizi temizlemek ve size olan nimetini tamamlamak istiyor herhalde sizler şükredersiniz.”
Maide Suresi 6
b) Şerîatın kullara uzak durmalarını ve temizlemelerini emrettiği necasettin izalesi şeklindeki temizliktir. Bu tür necasetin temizliğine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den rivayet edilen:
Bir ara Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına namaz kıldırıyordu, ayakkabılarını çıkardı ve sol tarafına koydu. Arkasında namaz kılan topluluk onu görünce onlar da ayakkabılarını çıkardılar. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını bitirince şöyle buyurdu:
−“Sizleri ayakkabılarınızı çıkarmanıza hamleden nedir?”
Onlar:
−Senin ayakkabılarını çıkardığını görünce bizler de ayakkabılarımızı çıkardık dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Cebrail bana geldi ve ayakkabılarda necaset veya pislik olduğunu bana haber verdi.”
Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Biriniz mescide geldiği zaman ayakkabısına baksın onda bir necaset veya pislik görürse onu iyice silsin ve onlarla namaz kılsın!”
Ebu Davud 650, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/411
Dışkı, idrar, kan ve benzeri necis nesneler bedene veya giysiye isabet ettiğinde, giysinin hükmü ve temizliği nasıldır aşağıdaki baplarda gelecektir.