Soru: Namaz kılmayan ve oruç tutmayan kimsenin haccının hükmü nedir? Allah-u Teâlâ’ya tevbe ederse, terk ettiği ibadetleri kaza etmesi gerekir mi?
Cevap: Namazı terk etmek, kişiyi dinden çıkartan ve cehennemde ebedi kalmasını gerektiren küfürdür!
Nitekim Kur’an, Sahih Sünnet ve selefin alimlerinin sözleri buna delalet etmiştir! Buna göre namaz kılmayan bu adamın Mekke’ye girmesi helal değildir!
(1) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar!”
Tevbe Suresi 28
Namaz kılmıyor bir halde iken yaptığı hac geçerli değildir ve kabul edilmez! Çünkü onun haccı, kafirin yaptığı bir hacdır. Kafirin yaptığı ibadetler sahih değildir!
(2) Nitekim Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ bu konuda şöyle buyuruyor:
“Verdikleri şeylerin onlardan hayır olarak kabul olunmamasının sebebi, gerçekte Allah’a ve Rasulüne inanmamaları, namaza ancak üşenerek gelmeleri, verdiklerini de ancak istemeyerek vermeleridir!”
Tevbe Suresi 54
Geçmişte terk ettiği (yerine getirmediği) amellerin durumuna gelince onları kaza etmesi gerekmez!
(3) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
“(Ey Rasulüm!) O kafirlere de ki; Eğer (Allah’a ve elçisine düşmanlıktan vazgeçip, İslam’a girerlerse daha) önceki suçları bağışlanacaktır. Yok eğer onlar (seninle savaşmaya) dönüp tekrar düşmanlığa başlayacak olurlarsa, öncekilerin başlarına gelen, onların da başlarına gelecektir!”
Enfâl Suresi 38
Bu duruma düşen kimsenin Allah’a içtenlikle tevbe etmesi ve ibadetlere devam etmesi, salih amellerle Allah-u Teâlâ’ya yaklaşması ve çokça tevbe istiğfar etmesi gerekir.
(4) Nitekim Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
“(Ey Rasulüm!) De ki; Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! (Günahlarınızın çokluğundan dolayı) Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Kuşkusuz ki, Allah, (tevbe edildiği takdirde, nasıl olursa olsun) bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki, Allah (tevbe eden kullarının günahlarını) çok bağışlayıcıdır, (onlara) çok merhamet edicidir.”
Zümer Suresi 53
Bu ayet, tevbe edenler hakkında inmiştir. Buna göre kulun tevbe ettiği her türlü günah şirk bile olsa, Allah-u Teâlâ onun tevbesini kabul eder. Dosdoğru yola ileten, yalnızca Allah-u Teâlâ’dır.
Namazı terk eden kişinin amelleri boşa gitmiştir! Bu konuda birçok delil vardır! Kişi namazın farz olduğunu kabul etmekle birlikte kasten terk ederse, kafir olur!
Bu delillerden bazıları şunlardır:
(5) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
مَنْ تَرَكَ الصَّلاَةَ مُتَعَمِّدًا، فَقَدْ كَفَرَ جِهَارًا
“Kim, namazı kasten terk ederse kuşkusuz ki, açıkça küfre girer!”
Heysemi Mecmau’z-Zevaid 1/295, Taberanî Mucemu’l-Evsad, Tergîb ve Terhîb 1/524
(6) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
إِنَّ بَيْنَ الرَّجُلِ، وَبَيْنَ الشِّرْكِ، وَالْكُفْرِ تَرْكُ الصَّلاَةِ
“Şüphesiz ki, namazı terk etmek, kişi ile şirk ve küfür arasındadır.”
Müslim 82/134, Ebu Davud 4678, Tirmizi 2752, İbni Mace 1078
(7) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
بَيْنَ الْكُفْرِ، وَالْإِيمَانِ تَرْكُ الصَّلاَةِ
“Küfür ile imanın arasında namazın terki vardır!”
Tirmizi 2751
(8) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
لَيْسَ بَيْنَ الْعَبْدِ، وَالشِّرْكِ إِلاَّ تَرْكُ الصَّلاَةِ، فَإِذَا تَرَكَهَا، فَقَدْ أَشْرَكَ
“Kul ile şirk arasında ancak namazın terki vardır. (Kul) namazı terk ettiği vakit muhakkak ki, şirk işlemiş olur!”
İbni Mace 1080, Tirmizi 2753
(9) Abdullah bin Bureyde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
اَلْعَهْدُ الَّذِي بَيْنَنَا، وَبَيْنَهُمُ الصَّلاَةُ، فمَنْ تَرَكَهَا، فَقَدْ كَفَرَ
“Bizimle onlar arasındaki ahit, namazdır. Kim, namazı terk ederse, muhakkak ki, küfre girmiş olur!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 5/346, Tirmizi 2756, Nesei 462, İbni Mace 1079, Hakim 1079
(10) Abdullah bin Şakik el-Ukayli (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
كَانَ أَصْحَابُ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لاَ يَرَوْنَ شَيْئًا مِنَ الْأَعْمَالِ تَرْكُهُ كُفْرٌ؛ غَيْرَ الصَّلاَةِ
“Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, namazın dışında amellerden hiçbir şeyin terkini küfür olarak görmüyorlardı!”
Tirmizi 2757, İmam Munziri et-Terğîb ve’t-Terhîb 1/522
Büyük alim ibni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh) ‘Namazı Terk Etmenin Hükmü’ adlı kitabında bu konuyu detaylı olarak açıklamıştır. Faydalı olan bu kitapçık okunur ve ondan istifade edilirse, güzel olur.