Soru: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Dua, yer ile gök arasında durur ve bana salâvat getirmeden Allah’a ulaşmaz!”
Bu hadisi sahih midir? Çünkü bu hadisin, Allah-u Teâlâ’nın:
“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım, bana dua ettiği vakit dua edenin duasını kabul ederim. Bana icabet etsinler, bana iman etsinler umulur ki doğru yolu bulurlar.”
Bakara Suresi 186. Ayetiyle çeliştiğini belirtmiş ve bu konuda açıklama istemiştim. Siz cevabınızda bu hadisin sahih olduğu belittiniz.
Fakat sizin açıklamanız beni tatmin etmedi! Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salâvat getirmenin, duamızın kabul edilmesinde faydalı olacağını inkâr etmiyorum. Ben, dua ederken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salâvat getirmenin şart olmadığını ve Allah (Azze ve Celle)’nin duamıza icabet etmesini engellemeyeceğini düşünüyorum.
Bu nedenle aynı soruyu Diyanet işleri başkanlığına da internet aracılığıyla sordum. Bu hadisin ravisinin halinin belli olmadığı ve bu nedenle hadisin zayıf olarak kabul edilen bir hadis olduğu tarafıma bildirildi.
Lütfen yazılan soruların diğer kardeşlerimiz tarafından da okunduğunu dikkate alınız?
Cevap: Sizin yazdığınız gibi bir hadis yoktur. Diyanet işleri başkanlığı böyle bir hadisin olduğunu ve ravisininde halinin belli olmadığını ispat edemez! Bizim sahih dediğimiz sahabe sözüdür ve şöyledir:
Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Kuşkusuz ki, dua gök ile yeryüzü arasında durdurulur ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salât edinceye kadar duadan hiçbir şey çıkmaz!”
Tirmizi 1/485
Ömer (Radiyallahu Anh) sizin dediğiniz gibi dua Allah’a ulaşmaz demiyor! Ömer (Radiyallahu Anh) bu sözüyle dua edecek kişinin duasında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salâvat getirmesinin önemini vurguluyor. Ömer (Radiyallahu Anh)’ın bu sözü Allah-u Teâlâ’nın:
“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım, bana dua ettiği vakit dua edenin duasını kabul ederim. Bana icabet etsinler, bana iman etsinler umulur ki doğru yolu bulurlar.”
Bakara Suresi 186. ayetiyle çelişmemektedir. Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle bir hadisi vardır.
Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فَلْيَبْدَأْ بِتَحْمِيدِ اللهِ، وَالثَّنَآءِ عَلَيْهِ ثُمَّ لِيُصَلِّ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ثُمَّ لِيَدْعُ بَعْدُ مَا شَآءَ
“Sizden biri dua edeceği vakit, Rabbine hamd ve sena ile başlasın! Sonra Nebi sallallahu aleyhi ve selleme salât etsin! Sonra dilediği şeyi istesin!”
Tirmizi 3708, Ebu Davud 1481, Ahmed bin Hanbel Müsned 23937, Nesei 1284
İşte bu hadisten dolayı Ömer (Radiyallahu Anh) dua edecek kişinin duasında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salâvat getirmesini önemle vurgulamıştır.