Eşyada Caiz Olmayan Hususlar
İle İlgili Konular

(53) Evleri Heykel ve Resimlerle Süslemek Haramdır!

(106) Ebu Talha (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ، وَلاَ تَصَاوِيرُ

“İçerisinde köpek ve resimler bulunan herhangi bir eve melekler girmez!”

Buhari 5954, Müslim 2106/83, 84

(107) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Cebrail (Aleyhisselam), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelmek üzere va’d etti. Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelmeyi geciktirdi! Hatta bu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ağır geldi de evinden çıktı. Cebrail (Aleyhisselam) ile karşılaştı, ona gecikmesinden dolayı sıkıntı duyduğunu şikâyet etti. Cebrail (Aleyhisselam)’de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şöyle dedi:

إِنَّا لاَ نَدْخُلُ بَيْتًا فِيهِ صُورَةٌ، وَلاَ كَلْبٌ

−“Bizler, içerisinde köpek ve resim bulunan eve girmeyiz!”

Buhari 5961

(108) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ تَمَاثِيلُ، أَوْ تَصَاوِيرُ

“İçerisinde heykeller yahut resimler bulunan her hangi bir eve melekler girmezler!”

Müslim 2112/102

(54) Duvarları Halı ve Kilimle Süslemek Haramdır!

(109) Zeyd bin Halid el-Cuheni, Ebu Talha el-Ensari (Radiyallahu Anh)’dan şöyle tahdis etti:

Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İçerisinde köpek ve timsaller bulunan eve melekler girmez!”

Zeyd bin Halid (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

−Bunun üzerine ben Aişe (Radiyallahu Anha)’ya geldim ve:

−Ebu Talha (Radiyallahu Anh) bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu haber verdi:

لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ تَمَاثِيلُ

−“İçerisinde köpek ve timsaller bulunan eve melekler girmez!”

Sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bunu zikrettiğini işittin mi? Aişe (Radiyallahu Anha):

−Hayır, fakat ben size Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığını gördüğüm şeyi rivayet edeyim. Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i gazvelerine çıktığını gördüm de bir nemet satın aldım, onu kapının üzerine perde yaptım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gazvesinden gelince nemeti gördü. Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzünde ona karşı kerahiyeti bildim. Müteakiben perdeyi çekti nihayet onu yırttı veya kopardı ve şöyle buyurdu:

إِنَّ اللهَ لَمْ يَأْمُرْنَا أَنْ نَكْسُوَ الْحِجَارَةَ، وَالطِّينَ

−“Kuşkusuz ki, Allah bize taşa ve toptağa/çamura kumaş giyindirmemizi emretmedi!”

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

−O kumaştan içi hurma lifi olan iki yastık kestik de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu bana karşı ayıplamadı!

Nemet: “Halı, kilim ve benzeri yer döşengisidir. Renkli yünden yapılma, hevdec üzerine atılan bir nevi çul.”

Müslim 2106/87, 2107

(110) Hüseyin bin Ali (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duvarların perdelerle örtülmesini yasakladı!”

Beyhaki 7/272, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2384

(111) Muhammed bin Ka’b (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Abdullah bin Yezid (Radiyallahu Anh) bir yemeğe davet olunmuştu. Davete gelince evi çeşitli kıymetli taşlarla süslenmiş olarak gördü. Evin dışında oturup ağladı. Muhammed bin Ka’b (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

−Kendisine, seni ağlatan nedir? Abdullah bin Yezid (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yere ordu gönderdiği zaman onu yolcu eder ve Ukbetu’s-Seniyye mevkiine ulaştığında şöyle dua ederdi dedi:

أَسْتَوْدِعُ اللهَ دِينَكُمْ، وَأَمَانَتَكُمْ، وَخَوَاتِيمَ أَعْمَالِكُمْ

−“Estevdiğullahe Dînekum Ve Emânetekum Ve Havâtîme Ağmalikum.”

“Dininizi, eminliğinizi ve işlerinizin neticesini Allah’a ısmarlıyorum.”

Abdullah bin Yezid (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün bir parça kumaşla bürdesini/elbisesini yamamış bir adam gördü. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güneşin doğduğu tarafa döndü ve şöyle buyurdu:

−“İşte böyle üç kere dünya sizin üzerinize doğuyor! (Yani size doğru geliyor)”

Abdullah bin Yezid (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Nihayet biz dünyanın üzerimize düşeceğini zannettik! Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Sizler bu gün sizler hayırdasınız. Sizler, sizlere yemek tabağının biri gittiği diğerinin geldiği, birinizin, bir hulleye giymek için gittiği ve diğerine çıkarmak için gittiğinde ve Kâbe duvarlarının örtüldüğü gibi evlerinizin duvarlarını örttüğünüz zaman hayırda değilsiniz!”

Beyhaki 14587, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2384

(112) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’nın oğlu Salim (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Babam Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) nın zamanında kendi düğünümün yemeğini tertip ettim. Babam insanlara daveti duyurdu. Daveti duyurduğumuz insanlar içerisinde Ebu Eyyub el-Ensârî (Radiyallahu Anh)’da bulunuyordu. Evim yeşil Nicâd ile örtülenmiş idi. Ebu Eyyub el-Ensârî (Radiyallahu Anh) gelip eve girdi. Beni ayakta gördü. Eve çıktı ve evi yeşil Nicâd ile örtülenmiş olarak gördü. Bunun üzerine:

−Ey Abdullah! Duvarları da mı örtülüyorsunuz!? dedi. Babam utanarak:

−Kadınlar bize galip geldi ey Ebu Eyyub! dedi. Ebu Eyyub el-Ensârî (Radiyallahu Anh):

−Kadınların galip geleceğinden aleyhine korktuğum kimse kendim idim. Sana galip geleceklerinden senin aleyhine korkan değildim! dedi. Sonra:

−Sizin yemeğinizi yemem! Sizin evinize de girmem! dedi ve Allah ona rahmet etsin çıkıp gitti.

Nicâd: “En-Necd kelimesinin çoğuludur. Manası; halı, yastık ve minder gibi ev tezyin edilen şeylerdir.”

Tabarani, Beyhaki 14590, Begavi 9/148, Albânî Adâbu’z-Zifaf 201

(55) İhtiyaçtan Fazla Ev Eşyası Edinmenin Kerihliği!

(113) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir yatak kişi için, bir yatak eşi için, üçüncüsü misafir içindir. Dördüncüsü ise şeytan içindir!”

Müslim 2084/41

(56) İçinde Çan Bulunan Eve Melekler Girmez!

(114) Abdurrahman bin Hassan el-Ensari (Rahmetullahi Aleyh)’in azatlı cariyesi Bunane (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Bunane bir ara Aişe (Radiyallahu Anha)’nın yanında iken, Aişe (Radiyallahu Anha)’nın yanına üzerinde ses çıkaran küçük ziller olduğu halde bir kız çocuğu girdirildi. Aişe (Radiyallahu Anha):

−Bu kızı benim yanıma girdirmeyin! Ancak onun zillerini koparmanız müstesnadır! dedi ve şöyle dedi:

−Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim şöyle buyuruyordu:

لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ جَرَسُ

−“İçerisinde zil bulunan eve melekler girmez!”

Ebu Davud 4231, Tirmizi 1703

(115) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

الْجَرَسُ مَزَامِيرُ الشَّيْطَانِ

“Çan şeytanın mizmarlarındandır!”

Mizmar: “Kaval, zurna ve benzeri üflenerek çalınan çalgı aletlerine verilen isimdir. Mizmar kelimesiyle daha ziyade müzik kast edilir.”

Müslim 2114/104

(57) Kaplan ve benzeri Yırtıcı Hayvanların Derisi İle Ev Döşemenin ve Üzerine Oturmanın Nehyi!

(116) Muaviye şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İpek kumaş ve kaplan ve benzeri hayvanların derisinin üzerine oturmayın!”

Ebu Davud 4129, İbni Mace 3656

(117) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İçerisinde kaplan ve benzeri hayvanların derisi bulunan kafileye melekler sahiplik etmez!”

Ebu Davud 4130

(118) Usame bin Umeyr el-Huzelî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) es-Siba’nın derisini kullanmayı yasakladı!”

Es-Siba’: Köpek dişi bulunan, aslan, kaplan panter, sırtlan ve benzeri her vahşi et obur hayvana verilen genel isimdir.

Ebu Davud 4132, Nesei 7/176, Tirmizi 1770, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/74, 75

(58) İpekle Evi Döşeyip Üzerine Oturmanın Nehyi!

(119) Huzeyfe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, altın ve gümüş kaplardan bir şey içmemizi; onların içinde bir şey yememizi; harir ile dibac denen ipek kumaşlar giyinmemizi ve onların üzerine oturmamızı yasakladı!”

Buhari 5886