Cenaze namazı kılacak kimsenin bulunmadığı bir beldede ölen kimse için Müslümanlardan bir kesim gaib namazı kılarlar.
Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Necaşiye gaib cenaze namazı kıldırmıştır. Bunu, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından bir topluluk biri diğerine göre fazla lafızlar kullanarak rivayet etmişlerdir. Ben ashabın bu husustaki hadislerini topladım, sonra da bunları daha faydalı olsun diye tek bir anlatım halinde düzenledim.
(1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’de bulunuyorken insanlara Habeşistan hükümdarı Necaşi’nin vefat ettiğini öldüğü gün insanlara bildirdi ve şöyle buyurdu:
“Sizin bir kardeşiniz öldü!”
Başka bir rivayette ise Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bugün sizin ülkenizden başka bir yerde Allah’ın salih bir kulu öldü! Kalkın ve onun cenaze namazını kılın!”
Sahabeler:
−O kimdir? diye sordular. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Necaşi’dir. Kardeşiniz için mağfiret dileyiniz!”
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ashabı ile beraber namazgaha çıktı. Sonra öne geçti ve sahabeler de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında iki saf oldular. Biz de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında ölü üzerine cenaze namazı için saf tutulur gibi saf tuttuk ve ölüye namaz kılındığı gibi üzerine namaz kıldık.
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize imam oldu ve Necaşi’ye gaib cenaze namazı kıldı ve üzerine dört tekbir getirdi.
Buhari 3/90, 145, 155, 157, Müslim 4/54, Ebu Davud 68, 69, Nesei 1/265, 270, İbni Mace 1/467, Beyhaki 4/49, Tayalisi 2300, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/241, 280, 289, 348, 438, 439, 479, 529
Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Bu hadislerde açıkça görüldüğü üzere, Necaşi’nin Müslüman olduğuna delil vardır. Bunu şu da desteklemektedir. Necaşi’nin, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nubuvvetini tasdik ettiğine dair açık ifadeler gelmiş bulunmaktadır.
(2) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bizlere Necaşi’nin ülkesine gitmemizi emretti. Bu husustaki kıssayı anlattı ve onda şu ifadeler de yer almaktadır. Necaşi dedi ki:
“Şehadet ederim ki, O (Muhammed) Allah’ın Rasulüdür ve O Meryem oğlu İsa’nın müjdelediği kişidir. Eğer üzerimde şu hükümdarlık görevi olmasaydı, Onun yanına gider ve ayakkabılarını taşırdım.”
Ahmed bin Hanbel Müsned 5/290, 292, Tayalisi 346, Ebu Davud, Beyhaki
Gaib cenaze namazı ile ilgili sözünü ettiğimiz husus hadisin başka bir mana ifade etme ihtimali olmayan bir husustur! Bundan dolayı da mezheblerin muhakkik âlimlerinden bir kesim bizden önce bu görüşü tercih etmiş bulunmaktadır. Şimdi bu hususta İbni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh)’in sözlerini size sunmak istiyorum.
İbni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh) şunları söylemektedir:
“Gaib her ölen kişi üzerine namaz kılmak, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in uygulaması ve sünnetinden değildir! Gaib olduğu halde ölen pek çok Müslüman olmakla birlikte onların namazlarını kılmamıştır! Fakat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Necaşi’nin üzerine cenaze namazı kıldığı sahih olarak ondan rivayet edilmiş bulunmaktadır. Bu hususta üç farklı görüş vardır:
1) Her gaib üzerine namaz kılınabileceğine dair ümmet için bir sünnettir. İmam Şafiî ve Ahmed bin Hanbel’in görüşü budur.
2) Ebu Hanife ve İmam Malik bu, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e has bir durumdur. Başkasının bunu yapma imkanı yoktur!
3) İbni Teymiyye (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demektedir:
“Doğrusu şudur; Gaib bir kimse eğer üzerinde namaz kılınmayan bir beldede ölmüş ise onun gaib cenaze namazı kılınır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Necaşi’nin namazını kıldığı gibi. Çünkü Necaşi kâfirler arasında ölmüştü ve onun cenaze namazı kılınmamıştı!
Şayet öldüğü yerde cenaze namazı kılınırsa onun üzerine gaib cenaze namazı kılınmaz! Çünkü Müslümanların üzerine namaz kılmaları suretiyle farz kalkmış olur. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gaibin cenaze namazını kıldığı da olmuştur, terk ettiği de olmuştur. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı da, terk ettiği de sünnettir. Bunun ele alınacağı yer burası değildir! Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. En sahih olanı da bu şekildeki açıklama tarzıdır.”
Zadu’l-Mead 205, 206
Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Bunu Şafiî mezhebine mensub bazı muhakkikler de tercih etmiştir. El-Hattabi Maalimu’s-Sünen adlı eserinde şunları söylemektedir:
Necaşi, Müslüman bir adamdır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iman etmiş, O’nun Nebiliğini tasdik etmiştir. Şu kadar var ki, o imanını gizliyordu. Müslüman bir kimse öldüğü takdirde diğer Müslümanların onun cenaze namazını kılmaları icab eder. Ancak Necaşi, kâfirlerin arasında idi. Onun yanında üzerine namaz kılmak suretiyle hakkını verecek kimse bulunmuyordu. Bu sebeple, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bu işi yapması icab etmiştir.
Çünkü Allah’ın Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun velisi ve bütün insanlar arasında ona en yakın olanıdır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. İşte bu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in onun üzerinde gıyaben namazını kılmasına sebeptir. Eğer Müslüman, herhangi bir beldede ölür ve onun namazı kılınarak hakkı yerine getirilmiş ise bir başka beldede bulunan kimseler onun üzerinde gıyabi namaz kılmazlar!
Eğer herhangi bir engel ya da bunu önleyen bir mazeret sebebiyle namazının kılınmadığı bilinecek olursa, sünnet olan, onun namazını kılmaktır. Mesafenin uzaklığı sebebiyle bu terkedilmez! Üzerine namaz kılacak olurlarsa, kıbleye yönelirler. Eğer ölünün bulunduğu belde kıble cihetinde değil ise o şehre doğru yönelmezler!”