(161) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bir siyah kadın veya siyah bir adam mescidi süpürüp temizlerdi. O vefat etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu sordu, o öldü dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
“Onu bana duyurmalı değil miydiniz? O kadının veya o adamın kabrini bana gösterin!”
İbnu’l-Münzir el-Evsad 2512, Buhari 551, Müslim 956/71, Ebu Davud 3203, İbni Mace 1527, Beyhaki 4/47, Tayalisi 2446, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/353, 388, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 113
(162) Enes (Radiyallahu Anh) den şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidin kıblesinde bir balgam gördü ve onu eliyle sildi. Ona kızdığı yüzünden görülüyordu. Sonra şöyle buyurdu:
“Kul kalkıp namaza durduğu vakit şüphesiz ki, Rabbi ile münacat eder veya Rabbi kıblesi ile kendi arasındadır! O halde biriniz tükürmeye mecbur olduğu vakit, sol tarafına veya ayağının altına tükürsün! Yahut şöyle yapsın!”
Sonra elbisesinin ucuna tükürdü ve onu elbisenin bir kısmını diğer kısmına sürtüp ovaladı.
İbnu’l-Carud 59, Buhari 491, Müslim 548/52, Ebu Avane 1/405, Darimi 1/324, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/176
(163) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidde oturuyor iken bir bedevi mescide girip namaz kıldı. Namazını bitirince:
−Ey Allah’ım! Bana ve Muhammed’e rahmet et, bizimle beraber başka kimseye rahmet etme dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Geniş olanı dondurdun!”
Fazla bir zaman beklemedik ki, adam mescide bevl etti. İnsanlar ona doğru yürüyünce, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara engel olarak şöyle buyurdu:
“Onu bırakın! Bevlin üzerine bir kova veya büyük bir kırbaç su dökün! Siz kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı olarak gönderilmediniz!”
İbnu’l-Carud 141, Buhari 349, Ebu Davud 380, Nesei 56, Tirmizi 147, Humeydi 938, İbni Ebi Şeybe 1/221/3, Begavi 2/79, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/239
(164) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Biz bu mescidde iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim yanımıza geldi. Elinde İbni Tâb hurmasının salkım çubuğu vardı. Derken mescidin kıblesinde bir balgam gördü, ona doğru gidip elindeki salkım çubuğu ile onu oradan izale etti. Sonra bize yönelip şöyle buyurdu:
ꟷ“Hanginiz Allah’ın kendisinden yüz çevirmesinden hoşlanır?”
Biz korktuk ve cevap veremedik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözü üç kere tekrarladı. Nihayet biz:
−Hiç birimiz ya Rasulallah! dedik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
ꟷ“Herhangi biriniz kalkıp namaza durduğu vakit, Allah onun yüzü tarafındadır! Dolayısıyla hiç kimse yüzü tarafına ve sağına tükürmesin! Sol tarafına veya ayağının altına tükürsün! Şayet balgam veya burun akması gibi bir şey kendisini acele ettirir namazın bitişine fırsat vermezse o vakit elbisesinin içine şöyle tükürüp onu kaybetsin!”
Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elbisesinin bir kısmını diğer kısmına sürterek bunu bize gösterdi.
Müteakiben şöyle buyurdu:
−“Bana Abîr kokusunu gösterin.”
Topluluktan bir genç kalktı ve aceleyle ailesinin yanına gitti, devesiyle Halûk denen bir koku getirdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kokuyu aldı, onu hurma fidanının baş tarafına koydu sonra onunla balgam yerinin üzerine iyice sürttü...
İbnu’l-Münzir el-Evsad 2511, Müslim 3008