Soru: Şuanda Afganistan’da çok büyük Cihad var! Peki, katılmak farz mıdır?

Cevap: Gücü yeten herkesin bu Cihad’a katılması, FARZDIR/VACİPTİR!

Cihadın Farziyeti

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَقَاتِلُوا فِي سَبِيلِ اللهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُوا إِنَّ اللهَ لاَ يُحِبِّ الْمُعْتَدِينَ

“Sizinle savaşanlara karşı Allah’ın yolunda savaşın! (Ancak) Aşırı gitmeyin! Kuşkusuz ki, Allah aşırı gidenleri sevmez!”

Bakara Suresi 190

(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ لِلَّهِ فَإِنِ انْتَهَوْا فَلاَ عُدْوَانَ إِلاَّ عَلَى الظَّالِمِينَ

“(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.”

Bakara Suresi 193

(3) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللهِ أُوْلَئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللهِ وَاللهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

“Şüphesiz ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah’ın yolunda Cihad edenler; işte onlar, Allah’ın rahmetini umarlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Bakara Suresi 218

(4) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

أَمْ حَسِبْتُمْ أَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللهُ الَّذِينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِرِينَ

“Yoksa siz, Allah içinizden Cihad edenleri belli etmeden ve sabredenleri ortaya çıkarmadan (savaş ve zorluklarla imtihan olunmadan), cennete gireceğinizi mi sandınız?”

Âl-i İmran Suresi 142

(5) Ubade bin es-Samit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’ın yolunda Cihad ediniz! Kuşkusuz ki, Allah’ın yolunda Cihad, cennet kapılarından bir kapıdır. Allah Tebâreke ve Teâlâ Cihad sebebiyle kişiyi üzüntü ve hüzünden kurtarır.”

Ahmed bin Hanbel Müsned, Taberani Mucemu’l-Kebir, Taberani Mucemu’l-Evsad, Hakim Müstedrek, Tergib ve Terhib 3/179

(6) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Müşriklerle, mallarınızla, ellerinizle, canlarınızla ve dillerinizle Cihad edin!”

Ebu Davud 2504, Nesei 3082, Darimi 5/258, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/1245, İbni Hibban, Hakim Müstedrek 2/81

(7) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke’nin fethedildiği günü şöyle buyurdu:

“(Artık) hicret yoktur! Lakin Cihad ve niyet vardır. Cihada gitmeniz istendiği zaman, Cihada gidiniz!”

Buhari 2633, Müslim 1353/85, Ebu Davud 2480, İbni Mace 2773

(8) Bureyde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir orduya yahut bir seriyyeye bir komutanı emir yaptığı zaman ona özel olarak Allah’tan sakınıp takvaya sarılmasını, beraberindeki Müslümanlara da hayır tavsiyede bulunurdu. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururdu:

“Allah’ın Adıyla, Allah’ın yolunda savaşınız! Allah’a iman etmeyen kafirlerle savaşınız! Savaş yapınız! Ancak ganimetlerde hıyanetlik yapmayınız! Ahitlerinizi bozmayınız! Öldürdüklerinize de müsle yapmayınız!..”

Not: Hadiste geçen “müsle” savaşta düşmanı öldürdükten sonra, burnunu, kulağını vb. uzuvlarını kesip, gözlerini oyarak kendisini çirkin bir şekle sokmak suretiyle düşmana ceza vermektir!

Müslim 1731/3

(9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

İnsanlar, ‘La İlahe İllallah’ deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum! Herkim, ‘La İlahe İllallah’ derse, İslam’ın Hakkı müstesna, canını ve malını benden kurtarmıştır. Hesabı ise Allah’a aiddir.”

Buhari 2759, Müslim32/20, Nesei 3076, Tirmizi 2733

(10) Salim bin Nadr (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Abdullah bin Ebi Evfa (Radiyallahu Anh), Ömer bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh)’a bir mektup yazdı. O mektubu ben okudum şöyle idi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), düşmanla karşılaştığı bazı savaşlarında güneş semanın ortasından meyil edene kadar bekledi sonra insanların arasında ayağa kalkıp şöyle buyururdu:

“Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz! Allah’tan afiyet isteyiniz! Ancak düşmanla karşılaştığınız zaman da sabrediniz! Bilin ki, cennet kılıçların gölgesi altındadır!”

Sonra da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi:

اللَّهُمَ مُنْزِلَ الْكِتَابِ، وَمُجْرِيَ السَّحَابِ، وَهَازِمَ الْأَحْزَابِ، اِهْزِمْهُمْ وَانْصُرْنَا عَلَيْهِمْ

“Ey Kitabı indiren! Ey bulutları yürüten! Ey toplanmış orduları bozguna uğratan Allah’ım! Düşmanları bozguna uğrat, düşmanlara karşı bize yardım et, bize zafer ver.”

Buhari 2772, 2820, Müslim 1742/20