Cuma Namazı İle İlgili Konular

(1) Cuma Gününün Fazileti

(357) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İçerisinde güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür! Adem o günde yaratıldı, o günde cennete girdirildi, o günde oradan çıkartıldı ve o günde kıyamet kopacaktır! O günde öyle bir saat var ki, Müslüman bir kul o saate denk getirerek Allah’tan hayırlı bir şey isterse, Allah onun isteğini verir.”

İbnu’l-Munzir el-Evsad 1714, Müslim 854/1717, Ebu Davud 1046, Tirmizi 491, İbni Hibban 2772, Malik 1/108, 109, Begavi 1050, Abdurrezzak 5583, Ahmed bin Hanbel Müsned 10307, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 3/227

(358) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma gününü anlattı ve şöyle buyurdu:

“Onda öyle bir saat var ki Müslüman bir kul o saate denk getirerek namaz kılıp Allah-u Teâlâ’dan bir şey isterse, Allah ona isteğini mutlaka verir.”

İbnu’l-Munzir el-Evsad 1716, Malik 1/108, Buhari 895, Müslim 852/13

(2) Cuma Günü Müslümanlar İçin Özel Bir Gündür!

(359) Ebu Hureyre, Ribiyyibni Hıraş ve Huzeyfe (Radiyallahu Anhum) şöyle dediler:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah-u Teâlâ bizden önceki kimselere Cuma gününü kaybettirdi. Dolayısıyla Yahudilerin özel günü Cumartesi, Hristiyanların özel günü de Pazar oldu. Derken bizi dünyaya getirdi ve Cuma gününü Allah bize hidayet etti ve gösterdi. Böylece Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerini ibadet günü kılmış oldu. İşte bunun gibi kıyamet gününde de onlar bize ittiba edecektir. Biz dünya ehlinin sonuncularıyız, kıyamet gününde ise herkesten önce lehine hüküm verilenlerin ilkleri biz olacağız.”

Müslim 856/22, Nesei 1367, İbni Mace 1083, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 1017

(3) Cuma Günü Haftalık Bayram Günüdür!

(360) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki, bugün bayramdır! Allah bu günü Müslümanlar için bayram yapmıştır! Cuma’ya gelen kimseler yıkansın! Eğer güzel kokusu varsa ondan sürünsün! Misvaka ise iltizam gösteriniz!”

İbni Mace 1098, Tabarani Mucemu’s-Sağir 1/1291/269

(4) Cuma Günahların Bağışlanmasına Vesiledir

(361) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Büyük günahları işlemedikçe beş vakit namaz ve Cuma, öbür Cuma’ya kadar aralarında işlenen günahlara kefarettir.”

Müslim 233/14, Ebu Avane 2/20, Tirmizi 214, İbni Mace 1086, İbni Huzeyme 314, İbni Hibban 1733, Tayalisi 2470, Beyhaki 2/467, Begavi 345, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/484

(5) Cuma Namazını Terketmenin Cezası!

(362) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma namazına gelmeyen kimseler için şöyle buyurdu:

“Yemin olsun ki, birisine emredeyim insanlara namaz kıldırsın, sonra da Cuma namazına gelmeyen kimselerin evlerini kendileri orada iken yakıvereyim istedim!”

Müslim 652/254, Ahmed bin Hanbel Müsned 3743, 3816, 4007, 4295, 4398, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 5142

(363) Abdullah ibni Ömer ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhum) şöyle dediler:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle derken işittik:

“Bir takım insanlar Cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah onların kalplerini muhakkak ki, mühürleyecek de kendileri gafillerden olacaklardır!”

Müslim 865/40, Nesei 3/88, İbni Hibban 2785, Begavi 1054, Ahmed bin Hanbel Müsned 2132

(364) Ebi’l-Cağd ed-Damuri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, küçümseyerek üç Cumayı peş peşe terkederse, Allah onun kalbini mühürler!”

Ebu Davud 1052, Nesei 1368, Tirmizi 500, İbni Mace 1125

(6) Cuma Namazının Vakti

(365) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında biz Cuma namazını kılmadan ne kaylule yapardık ne de yemek yerdik.”

Müslim 859/30, Buhari 899

(366) Seleme bin El-Ekva’ (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte zeval vaktinde Cuma namazını kılardık. Sonra dönüp giderken gölge yerlerini araştırır duvar diplerinde gölgelenecek bir gölge bulamazdık.”

Zeval Vakti: “Güneş semanın tam ortasından batıya doğru hafifce mey ettiği vakitin ismidir.”

Müslim 860/31, Buhari 4168

(7) Cuma Namazının Vacip Olmadığı Kimseler

(367) Tarık bin Şihab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cuma namazı haktır ve her Müslümana cemaatle onu eda etmesi farzdır! Dört kişi müstesnadır:

1) Köle veya

2) Kadın veya

3) Çocuk veya

4) Hastadır.”

Ebu Davud 1067, Darekutni 2/3, Hâkim 1/288, Beyhaki 3/183, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 592

(368) Temim Ed-Dari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cuma namazı:

1) Kadın,

2) Çocuk,

3) Hasta,

4) Köle ve

5) Yolcu dışında her kese vaciptir!”

Tabarani Mucemu’l-Kebir 1257, Beyhaki 3/183, 184, Ukayli Ed-Duafa 1257, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 3/55

(8) Cuma Günü İçin Gusül Abdestinin Vucubiyeti!

(369) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cuma günü gusletmek, buluğ çağına gelen herkese vacibtir!”

Buhari 895, Müslim 846/5, Ebu Davud 341, Nesei 3/93, Darimi 1/361, İbni Mace 1089, Malik 1/122/4, İbni Huzeyme 1742, Begavi 331, Beyhaki 1/294, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/60, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 143

(370) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herhangi biriniz Cumaya gideceği vakit gusül etsin!”

Buhari 851, Müslim 844/1, Nesei 1375, Malik 1/102/5, Begavi 332, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 458

(371) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Her yedi günde bir gün gusül edip başını ve bütün vücudunu yıkamak, Cuma’ya giden her Müslüman üzerine Allah’ın bir hakkıdır!”

Müslim 849/9, Buhari 865, Abdurrezzak 5298, İbni Huzeyme 1761, Begavi 337

(372) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

İnsanlar köylerden ve Medine civarında ki evlerden Cumaya iştirak ediyordu. Sırtlarındaki abalara toz toprak isabet etmiş halde gelirlerdi. Bu halde onlardan ter kokusu çıkardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim yanımdayken onlardan biri Ona geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Keşke bu Cuma gününüz için yıkansınız!”

Buhari 868, Müslim 847/6, Ebu Davud 1055, Nesei 3/9394, İbni Huzeyme 1745, İbni Hibban 1237

(373) Semure bin Cundeb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir kimse Cuma günü abdest alırsa o, makbuldür, iyidir. Kim de gusül abdesti alırsa gusül abdesti daha faziletlidir.”

Ebu Davud 354, Nesei 1379, Tirmizi 497, Darimi 1/362, İbni Huzeyme 1757, İbnu’l-Carud 285, Begavi 2/164, Beyhaki 1/295, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/8811

(374) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir Cuma günü, Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) hutbe okurken mescide Osman (Radiyallahu Anh) çıka geldi. Ömer (Radiyallahu Anh) ona tariz ederek:

−Bazı insanlara ne oluyor ki, ezandan sonra gecikiyorlar! dedi. Osman (Radiyallahu Anh):

−Ya Emire’l-Mü’minin! Ezanı işitince sadece abdest alıp buraya geldim, dedi. Ömer (Radiyallahu Anh):

−Sadece abdest aldın öyle mi? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in, ‘Herhangi biriniz Cuma namazına geldiğinde yıkansın!’ dediğini işitmediniz mi? dedi. Başka bir rivayette Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yıkanmayı emrettiğini bilip dururken sadece abdest aldın yıkanmadın öyle mi!?

Buhari 852, Müslim 845/43

(9) Cumaya Erken Gitmek

(375) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cuma günü mescidin kapılarından her kapının önünde melekler ilk gelenleri yazarlar. İmam minbere çıkıp oturunca, yazdıkları sayfaları dürer ve hutbeyi dinlerler. İlk gelen deve kurban eden kimse gibidir. Bundan sonra gelen, sığır kurban eden gibidir.”

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), tavuk ve yumurtaya varana kadar zikretti.

Buhari 890, Müslim 850/25, Nesei 363, 384, İbni Mace 1092, Darimi 1/362, Malik 1/101, Tayalisi 2384, İbnu’l-Carud 286, İbni Huzeyme 3/133, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/239

(10) Cuma Günü Tahiyyatı Mescid Namazı Kılmak!

(376) Selman el Farisi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir kimse Cuma günü yıkanıp elinden geldiğince temizlenir ve yağından yağlanır veya evindeki kokusundan sürünür sonra Cuma’ya çıkar, yan yana oturan iki kişinin arasını açmaz sonra kendisi için takdir olunan miktarda namaz kılar ve daha sonra imam hutbede konuştuğunda susar dinlerse muhakkak ki, o Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları mağfiret edilir.”

Buhari 855, Darimi 1/362, İbni Mace 1097, İbni Huzeyme 1763, İbni Hibban 2776, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/181

(377) Safiye (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Safiye binti Huyey (Radiyallahu Anha)’yı bu hanım efendi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşlerinden biridir ve Muaviye’nin velayeti döneminde vefat etmiştir. İmam minbere çıkmadan önce dört rekât namaz kılarken gördüm. Safiye (Radiyallahu Anha) Cuma namazını imamla iki rekât kıldı.”

İbni Sa’d 8/360, Albânî el-Ecvibe 35

(378) İbni Munzir (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’dan rivayet ettiğimize göre o, Cuma’dan önce on iki rekât namaz kılıyordu dedi.”

İbni Kayyım Zadü’l-Mead 1/421, Albânî el-Ecvibe 35

(379) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) Cuma’dan önce ve Cuma’dan sonra dört rekât namaz kılardı. Abdullah ibni Mübarek ve Sufyan es-Sevri’de böyle yaparlardı.

İbni Ebi Şeybe 2/40/1, İbnu’l-Munzir el-Evsad 4/97, İbni Kayyım Zadü’l-Mead 1/421, Albânî el-Ecvibe 35

(380) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) kendisi Cuma’dan önce sekiz rekât namaz kılardı.

İbni Ebi Şeybe 2/40, İbnu’l-Munzir el-Evsad 4/97, İbni Kayyım Zadü’l-Mead 1/424, Albânî el-Ecvibe 35

(381) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir adam Cuma günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okurken mescide girdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

−“Namaz kıldın mı?”

Adam:

−Hayır, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Kalk iki rekât namaz kıl!”

İbnu’l-Carud 293, Buhari 1166, Müslim 875/55, Ebu Davud 1115, Nesei 1394, Tirmizi 510, Darimi 1/364, İbni Mace 1112, İbni Huzeyme 1833, İbni Hibban 2504, İbni Ebi Şeybe 2/20, Tayalisi 1695, Ebu Ya’la 1830, Beyhaki 3/193, Begavi4/263

(11) Cuma Gününün Adabı

(382) Abdullah bin Busr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Cuma günü minberin yanında oturuyor idim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlara hutbe okuyordu. O esnada bir adam insanların omzunu eze eze geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:

“Otur! Gerçekten eziyet ettin ve geç kaldın!”

İbni Hibban 2790, Ebu Davud 1118, Nesei 1398, İbni Mace 1115, İbni Carud 294, İbni Huzeyme 1811, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/188

(383) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sus desen yine lağv etmiş olursun!”

Buhari 894, Müslim 851/11, Ebu Davud 1112, Nesei 1400, Tirmizi 512, Darimi 1/364, İbni Mace 1110, İbni Ebi Şeybe 2/33/4, İbni Huzeyme 1805, İbni Hibban 2793, Malik 1/103, Abdurrezzak 5414, Tayalisi 2365, Ebu Ya’la 5846, Humeydi 966, Tabarani Mucemu’l-Evsad 9163, Beyhaki 3/218, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/244, 285, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 619

(384) Muaz bin Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü imam hutbe okurken Hibve oturuşunu yasakladı.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 15630, Ebu Davud 1110, Tirmizi 514, Hâkim 1069, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 6876

(385) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“...Kim çakıl taşlarıyla oynarsa lağv etmiş olur!”

İbni Mace 1025, Müslim 857/27, Tirmizi 498, Begavi 336

(386) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:

“Biriniz Cuma günü mescidde uyukladığı vakit oturduğu yeri başka bir yerle değiştirsin!”

Ebu Davud 1119, Tirmizi 526, İbni Ebi Şeybe 2/29, İbni Huzeyme 1819, İbni Hibban el-Mevarid 571, Hâkim 1/291, Beyhaki 3/237, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/22, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 468

(387) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden biri Cuma günü sakın kardeşini yerinden kaldırıp sonra onun yerine geçerek oturmasın fakat yer açın genişleyin desin.”

Müslim 2178/30, Ahmed bin Hanbel Müsned 342, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1302

(388) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü insanlara hutbe okudu. Müteakiben onların üzerinde Nimar denen elbiseleri gördü şöyle buyurdu:

“Biriniz maddi bir genişlik bulduğunda iş elbisesinden hariç Cuma’sı için iki elbise edinse ne olur?”

İbni Mace 1096, 1897, Ebu Davud 1078, İbni Hibban el-Mevarid 568, Albânî el-Meram 77

(12) Cuma Günü Ezan

(389) Es-Saib bin Yezid (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Cuma günü ezan önceleri Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir ve Ömer’in zamanlarında imam minbere oturduğu zaman okunurdu. Osman (Radiyallahu Anh)’ın zamanında insanlar çoğaldı. O da Zevrada okunan üçüncü ezanı ziyadeleştirdi.”

Buhari 876, Ebu Davud 1087, Nesei 1391, Tirmizi 516, İbni Mace 1135, İbnu’l-Carud 290, İbni Huzeyme 1773, Beyhaki 3/192, Begavi el-Mesabih 984, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/450

(13) Cuma Günü Hutbe

(390) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü minberine yaklaştığı vakit onun yanındaki kimselere selam verir sonra minberin üzerine çıkardı. İnsanlara yüzünü döndüğü vakit onlara selam verir ve otururdu.”

İbnu’l-Münzir el-Evsad 1799, Beyhaki 3/205

(391) Süleyman bin Neşit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“İbni Zübeyr Cuma günü minbere çıkar, onun üzerinde kaim olunca insanlara selam verir, sonra da otururdu.”

İbnu’l-Münzir el-Evsad 1800, Beyhaki 3/205

(392) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü iki hutbe irad eder, aralarında otururdu.”

Buhari 890, Müslim 861/33, Ebu Davud 1092, Nesei 1415, Tirmizi 506, İbni Mace 1103, Darimi 1/366, İbni Huzeyme 3/142, Begavi 4/246, Tayalisi 1858, İbni Ebi Şeybe 2/23, İbnu’l-Carud 295, Beyhaki 3/197, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/35, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 604

(393) Cabir bin Semure (Radiyallahu Anhuma şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta hutbe okurdu. Sonra biraz oturur sonra tekrar kalkardı. Ayetler okur Allah’ı sena ederdi. Hutbesi ve namazı vasad ne uzun ne kısa idi.”

Müslim 866/41, Ebu Davud 1093, Nesei 1417, Tirmizi 507, İbni Mace 1105, 1106, Darimi 1/366, Tayalisi 757, Begavi 4/251, İbnu’l-Carud 296, İbni Ebi Şeybe 2/21, Beyhaki 3/207, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/8788, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 3/71

(394) Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:

“Namazın uzunluğu, hutbenin kısa ve özlü oluşu kişinin fıkhındandır. Dolayısıyla namazı uzun, hutbeyi kısa tutun! Şüphesiz ki, beyan güzel konuşma da sihirdendir.”

Müslim 869/47, Darimi 1/365, Hâkim 3/393, İbnu’l-Münzir el-Evsad 1797, İbni Ebi Şeybe 2/24/4, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 618, Beyhaki 3/208, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/262

(395) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlara hutbe irad eder, Allah’a layık olduğu hamd ve sena yapardı. Sonra şöyle buyurdu:

إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ نَحْمَدُهُ، وَنَسْتَعِينُهُ، وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا، وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ، وَرَسُولُهُ

﴿يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

﴿يَآ أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجاَلاً كَثِيرًا وَنِسآءً وَاتَّقُوا اللهَ الَّذِي تَسآءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ إِنَّ اللهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا﴾

﴿يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فاَزَ فَوْزًا عَظِيمًا﴾

أَمَّا بَعْدُ؛ فَإِنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ، وَكُلَّ ضَلاَلَةٍ فِي النَّارِ

Şüphesiz ki, hamd Allah’a içindir. Allah’a hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur! Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur!

Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah olmadığına şehadet ederim. Allah, tektir ve ortağı yoktur! Yine şehadet ederim ki; Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah’ın Kulu ve Rasulüdür.

“Ey iman edenler! Allah’tan, sakınılması gerektiği gibi sakının ve sizler ancak Müslümanlar olarak ölün!”

Âl-i İmran Suresi 102

“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden de birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinizden korkun! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının! Şüphesiz ki, Allah üzerinizde gözetleyicidir.”

Nisâ Suresi 1

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın! Kim, Allah’a ve Rasulüne itaat ederse, büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”

Ahzâb Suresi 70, 71

Bundan sonra; Kuşkusuz ki, sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır. Yolların en hayırlısı da Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yoludur. İşlerin en şerlisi ise sonradan uydurulan şeylerdir! Dine sonradan sokulan her şey bid’attır! Her bid’at sapıklıktır ve her sapıklık ta, ateştedir!

Müslim 867, Ebu Davud 2118, Nesei 1403, Ebu Ya’la 5233, Tayalisi 338, Tabarani Mucemu’l-Kebir 10079

(396) Binti Harise bin en-Nu’man (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Ben, Kâf Suresini sadece Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ağzından ezberledim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her Cuma bu sureyi hutbede okurdu.”

Müslim 873/51, Ebu Davud 1100, Nesei 1410, Ebu Ya’la 7/50, İbni Huzeyme 3/144/1786, Beyhaki 3/211, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/463

(14) Cuma Günü Hutbede Dua

(397) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir kimse Cuma günü minberin karşısındaki kapıdan içeriye girdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta hutbe okuyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

Ya Rasulallah! Davarlar helak oldu ve yollar kesildi. Allah’a dua et de imdadımıza yetişsin, dedi. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini kaldırdı ve şöyle buyurdu:

“Allahumme Eskına, Allahumme Eskına, Allahumme Eskına.”

Enes (Radiyallahu Anh) devamla şöyle dedi:

Allah’a yemin ederim ki, o sırada biz, gökyüzünde ne kalın ne de ince buluttan bir şey görmüyorduk. Bizimle Seli Dağı arasında o zaman hiçbir ev hiçbir konak da yoktu. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasından kalkan şeklinde bir bulut belirdi. Semanın ortasına ulaşınca yayıldı. Sonra yağmur yağmaya başladı. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

Allah’a yeminle söylüyorum, biz altı gün güneşin yüzünü göremedik. Sonra öbür Cuma günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine ayakta hutbe okurken, aynı kapıdan bir kimse girdi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

Ya Rasulallah! Mallar helak oldu, yollar da kesildi. Allah’a dua et de bu yağmuru durdursun, dedi. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ellerini kaldırdı ve şöyle buyurdu:

“Ey Allah’ım! Etrafımıza, üzerimize değil. Ey Allah’ım! Tepelere, dağlara, kelelere, bayırlara, derelere ve ağaçlıklara yağdır.”

Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

Bunun üzerine yağmur kesildi. Namazdan çıktığımızda güneş altında yürüyorduk...

Buhari 967, Müslim 897/8, Malik 1/191, Ebu Davud 1174, Nesei 1514, İbnu’l-Carud 256, İbni Hibban 992, Beyhaki 3/353, 355, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/104, 187, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 416

(15) Cumanın Farzı

(398) Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Akşam hariç yolculuk namazı iki rekâttir; Cuma namazı iki rekâttır. Ramazan ve Kurban Bayramı namazları iki rekâttır; Nebiniz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in diliyle noksansız tamamdır.”

Nesei 1419, İbni Mace 1064, İbni Ebi Şeybe 2/93/1, İbni Huzeyme 1425, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/37, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 638

(16) Cuma Namazının Kıraati

(399) Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her iki bayram namazında ve Cuma namazında; ‘Sebbihisme Rabbike’l-A’lâ ile Hel Etake Hadisu’l-Gaşiye’ ayetleriyle başlayan sureleri okurdu.”

Müslim 878/62, Ebu Davud 1122, Tirmizi 533, Darimi 1/368, İbni Mace 1281, İbni Huzeyme 921, İbni Ebi Şeybe 2/50/1, İbnu’l-Carud 265, Humeydi 921, Tayalisi 795, Beyhaki 3/294, Begavi 4/272, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/271, 272

(400) İbni Ebi Rafi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Mervan, Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’ı Medine’de yerine halef yaptı ve Mekke’ye gitti. Bu sebeple Cuma namazını bize Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) kıldırdı. Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) birinci rekâtte Cuma Suresini okudu, ikinci rekâtta Münafikun Suresini okudu. Namazdan ayrılırken Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’a yetiştim ve:

−Sen bugün Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh)’ın Kufe’de okuduğu sureleri okudun, dedim. Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh):

−Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den Cuma günü bunları okurken işittim dedi...”

Müslim 877/61, Ebu Davud 1124, Tirmizi 519, İbni Mace 1118, İbnu’l-Carud 301, İbni Huzeyme 3/170, 171, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/430

(17) Cuma’nın Farzını Kılan Kimse Konuşmadan Yahut Yerinden Ayrılmadan Cuma’nın Sünnetini Kılamaz!

(401) Muaviye şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bir namazı diğer bir namaza aralarında konuşmadan yahut bulunduğumuz yerden çıkmadan eklemememizi emretti!”

Müslim 883/73

(18) Cuma Namazının Sünneti

(402) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Biriniz Cuma’yı kıldığı vakit, ondan sonra dört rekât da sünnet kılsın!”

Müslim 881/67, Ebu Davud 1131, Nesei 2425, Darimi 1/370, İbni Mace 1132, İbni Hibban 2477, Tayalisi 2406, Beyhaki 3/239, Ebu Nuaym el-Hilye 7/334, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/499, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 625

(403) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnet namazlarını vasfederek şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü farz namazını kıldıktan sonra evine dönene kadar namaz kılmazdı. Müteakiben evinde iki rekât namaz kılardı.”

Müslim 882/71, Ebu Davud 1132, Nesei 1426, 1427, Tirmizi 521, Darimi 1/369, İbni Mace 1131, Malik 1/166, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/103

(404) Nafi’ (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) Cuma’nın farzını kıldığı zaman gider evinde iki rekât namaz kılardı. Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de işte böyle yapardı.”

Müslim 882/70