Halifesiz Cihad Olmaz!
Diyenlere Reddiye!

İbni Hacer el-Askalani (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Harbi kızıştıranın anası ağlar! Eğer ona bir kişi daha olsa idi.”

Buhari 6/2559, Fethu’l-Bari 6/2731, 2732, Ebu Davud 2765

Bu söz, Ebu Basir (Radiyallahu Anh)’ın müşriklere iade edilmemesi için ve kaçmasına bir işaretti! Ayrıca bu haberi duyan ve Mekkede olan Müslümanların da ona katılması için de bir işaretti!

İbni Hazm (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

Ebu Basir ve Ebu Cendel (Radiyallahu Anhuma) ve onlarla beraber olan Müslümanlar, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile barış anlaşması olan müşriklerin kanlarını döktüler ve onların mallarını ganimet olarak aldılar. Buna rağmen yaptıkları haram kılınmadı ve bundan dolayı da Allah-u Teâlâ’ya asi olmuş sayılmadılar!

Şüphesiz ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Ebu Basir ve Ebu Cendel (Radiyallahu Anhuma) ve onlarla beraber olan Müslümanları engellemeye gücü yeterdi. Onlara sadece müşriklere karşı Cihad yapmayın demesi yeterliydi. Fakat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle bir şey yapmadı!

Şeyh Abdurrahman bin Hasen (Rahmetullahi Aleyh), İbni Nebhan’a reddiyesinde şöyle demiştir:

Hangi delile dayanarak Cihadın sadece (halifenin ve) imamın arkasında yapılabileceği söylenir? Bu söz, dine yapılan bir iftiradır ve mü’minlerin yolundan ayrılmaktır! Bu görüşün batıllığını gösteren deliller öyle meşhurdur ki, onları zikretmek bile gerekmez! Hatta bu delillerden bazıları şöyledir:

Cihad emrinin genel olması, Cihada devamlı teşvik eden ve Cihadı terk etmekten korkutan ayetlerin çok olmasıdır!

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَلَوْلاَ دَفْعُ اللهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَّفَسَدَتِ الْأَرْضُ وَلَكِنَّ اللهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَمِينَ

“Eğer Allah, insanlardan bir kısmını diğer bir kısmıyla defetmeseydi, yeryüzünde fesat çıkardı! Fakat Allah, alemlere karşı fazilet sahibidir.”

Bakara Suresi 251

(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَلَوْلاَ دَفْعُ اللهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللهِ كَثِيرًا وَلَيَنْصُرَنَّ اللهُ مَنْ يَنْصُرُهُ إِنَّ اللهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ

“Eğer Allah, insanlardan bir kısmını diğer bir kısmıyla defetmeseydi, manastırlar, kiliseler, havralar ve içlerinde Allah’ın adı çokça anılan mescidler her halde yerle bir edilirdi. Allah, kendisine yardım edene elbette yardım eder. Şüphesiz ki, Allah pek kuvvetlidir, aziz olandır.”

Hac Suresi 40

Şeyh Abdurrahman bin Hasen (Rahmetullahi Aleyh) şöyle devam etti:

Herkim, Allah-u Teâlâ’nın yolunda Cihad yaparsa, Allah-u Teâlâ’ya itaat etmiş ve Allah-u Teâlâ’nın onun üzerine farz kıldığını yerine getirmiş olur. İmam (halife) ancak Cihad yaparsa imam (halife) olur! Bu sebeble ‘imamsız (halifesiz) Cihad olmaz’ değil! ‘Cihad etmeyen kişi imam (halife) olmaz!’ demek gerekir!

Bil ki! Hak, senin söylediğinin tam aksidir! Senin yazdığının batıllığını ispat eden Kur’an’dan, sünnetten, siyerden ve alimlerin sözlerinden deliller çoktur! Normal insanın bilebildiği deliller bile vardır!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Basir ve Ebu Cendel (Radiyallahu Anhuma) ve onunla beraber olanlara:

Sizinle beraber olan bir imamınız olmadığı için Kureyşe savaş açmanız doğru değildir, diye bir şey söyledi mi acaba? (Asla söylemedi!)

Allah-u Teâlâ’yı her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederim!

Cehalet, sahibine ne kadar da çok zarar veriyor!

Cehalet ve batıl yoluyla hakka karşı çıkmaktan Allah-u Teâlâ’ya sığınırım!

Bazı alimlerde şöyle demişlerdir:

Cihad kıyamete kadar devam edecektir!

(3) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“Ey iman edenler! Sabredin! (Düşman karşısında) sebat gösterin! Allah’ın yolunda aralıksız cihad ederek nöbet tutun ve Allah’tan korkun ki, kurtuluşa erebilesiniz.”

Âl-i İmran Suresi 200

(4) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

إِنَّ اللهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنْجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُمْ بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Kuşkusuz ki, Allah mü’minlerden canlarını ve mallarını, karşılığı cennet olmak üzere satın almıştır. Onlar, Allah’ın yolunda savaşırlar; öldürürler ve öldürülürler. Bu (söz) Tevrat’da, İncil’de ve Kur’an’da Allah’ın kendi üzerine aldığı hak bir vaaddir. Kim Allah’tan daha çok ahdini yerine getirebilir? Öyleyse Allah ile yaptığınız alış-verişe sevinin. En büyük kurtuluş işte budur.”

Tevbe Suresi 111

(5) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ümmetimden bir taife kıyamet gününe kadar hak üzere savaşarak (Cihad ederek) muzaffer olmakta devam edecektir. Nihayet Meryem’in oğlu İsa aleyhisselam (yeryüzüne) iner ve Müslümanların emiri (Mehdi aleyhisselam) ona:

Gel bize namaz kıldır, der.

Bunun üzerine İsa aleyhisselam:

Hayır, Allah’ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diğerleriniz üzerine emirlersiniz, buyurur.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 14726, 15129, Müslim 1856/71, 1923/173, Ebu Davud 2484, Hâkim 4/480, Albani Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1959

(6) Ubade bin es-Samit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’ın yolunda Cihad ediniz! Kuşkusuz ki, Allah’ın yolunda Cihad, cennet kapılarından bir kapıdır. Allah Tebâreke ve Teâlâ Cihad sebebiyle üzüntü ve hüzünden kurtarır.”

Ahmed bin Hanbel Müsned, Taberani Mucemu’l-Kebir, Taberani Mucemu’l-Evsad, Hakim, Tergib ve Terhib 3/179

(7) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Müşriklerle, mallarınızla, ellerinizle, canlarınızla ve dillerinizle Cihad edin!”

Ebu Davud 2504, Nesei 3082, Darimi 5/258, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/1245, İbni Hibban, Hakim Müstedrek 2/81

(8) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Savaşmadan ve kendi kendine savaşma isteği ile konuşmadan yani, savaşa niyet etmeden ölen kimse münafıklıktan bir şube üzere ölür!”

Müslim 1910/158 Ebu Davud 2502, Nesei 3083, Beyhaki 9/169, Hâkim Müstedrek 2/77

(9) Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, savaşa gitmez veya bir gaziyi techiz etmez ya da savaşa giden kişinin ailesine hayırlı bir şekilde halef olmaz ise, Allah subhanehu onu kıyamet gününden önce bir kıyamete uğratır!”

İbni Mace 2762, Ebu Davud 2503

(10) Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

مَا تَرَكَ قَوْمٌ الْجِهَادَ إِلاَّ عَمَّهُمُ اللهُ بِالْعَذَابِ

“Bir kavim Cihadı terk ederse, mutlaka Allah onların umumuna azab eder!”

Taberani Mucemu’l-Evsad, Tergib ve Terhib 3/246, Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 2663