Keler Yenir mi?

(1) Abdullah ibni Dinar (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Ben, Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’dan işittim şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ben keleri yemem, onu haram da kılmam!”

Buhari 12/5604, Müslim 1943/40, İbni Mace 3242

(2) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minder üzerinde iken bir adam keler yemeyi sordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Ben keleri ne yerim, ne de onu haram kılarım!”

Müslim 1943/41, İbni Mace 3242

(3) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Teyzem Ümmü Hufeyd bintu’l-Haris bin Hazn, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir miktar kurutulmuş peynir, tereyağı ve birkaç keler hediye etmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları getirtti de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sofrası üzerinde bunlar yendi. Fakat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlardan hoşlanmaz bir tavırla keleri bıraktı. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Eğer bu keler haram olsaydı, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sofrası üzerinde yenilmez ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların yenilmesini emretmezdi!”

Buhari 12/5489, Müslim 1947/46, Ebu Davud 3793

(4) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Halid bin Velid Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Meymune’nin evine gitti. O sırada Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e kızartılmış bir keler getirildi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini kelere doğru uzattı. Tam bu sırada kadınlardan biri, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yemek istediği şeyin ne olduğunu haber verin dedi. Orada bulunanlar da:

–Bu kelerdir ey Allah’ın Rasulü! dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de elini kelerden kaldırdı. Halid bin Velid şöyle dedi:

Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

–Bu haram mıdır? Ey Allah’ın Rasulü! diye sordum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

–“Hayır, lakin bu benim kavmimin toprağında yoktur! Onun için ben bundan tiksiniyorum!”

Bunun üzerine ben o kızarmış keleri kendime doğru çektim de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bakarken keleri yedim.

Buhari 12/5604, Müslim 1945/45, Ebu Davud 3794, İbni Mace 3241

(5) Sabit bin Vedîa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bir askeri birlik içerisinde bulunuyordum. Derken birkaç keler yakaladık. Ben onlardan birini kızartıp Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e getirdim ve önüne koydum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir hurma dalı alıp onunla kelerin parmaklarını saymaya başladı. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kuşkusuz ki, İsrail oğullarından bir topluluk yerde yürüyen hayvanlar şekline çevrilmiştir! Kuşkusuz ki, ben bilmiyorum, onların keler olması umulur!”

Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

–Kuşkusuz ki, insanlar bu kelerleri kebap yapıp yediler, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) keleri yemedi ve yenmesini de yasak etmedi!

İbni Mace 3238, Ebu Davud 3795

(6) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Keleri yeyiniz! Kuşkusuz ki, o helaldir. Lakin o benim yiyeceğim değildir!”

Müslim 1944/42

İmam Nevevi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Avnu’l-Mabud yazarı ve Hafız ibni Hacer (Rahmetullahi Aleyh) keler hakkında şöyle demiştir:

Keler, kertenkeleye benzeyen, fakat ondan büyük olan, dört ayaklı bir hayvancıktır. Bu hayvancağız yedi yüz yıl yaşar, hiç su içmez, kırk günde bir damla idrar yapar ve dişleri düşmez. Hatta dişlerinin hepsinin tek bir parça ve bütün halindedir. Bu hayvancağız kış mevsiminde yuvasından çıkmaz!”

Not: Günümde bazı insanlar bir birlerine çok benzedikleri için kertenkele ile keleri karıştırıyorlar.

Vezeğa: Kertenkele demektir.

Dabbe: Keler demektir.

Vezağa yani kertenkele kesinlikle yenmez, haramdır! Ama dabbe yani keler yenir.