(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذِي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ
“Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır.”
Bakara Suresi 228
(2) Muaviye bin Hayda el-Kuşeyri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:
−Kadınlarımız hakkında bize neyi emredersin? dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Sizler yediğiniz şeylerden kadınlara da yediriniz! Giydiğiniz şeylerden de onlara giydiriniz! Kadınlarınızı dövmeyiniz! Onlara, Allah senin yüzünü çirkinleştirsin diye beddua etmeyiniz ve evin dışında onlara küsüp terk etmeyiniz!”
Ebu Davud 2144, İbni Mace 1850, Hâkim 2/188, Begavi 2330, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/3, 5, Albânî Adabu’z-Zifaf 280
(3) İyas bin Abdullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’ın kadın kullarını dövmeyiniz!”
Ebu Davud 2146, Darimi 2/146, İbni Mace 1985, İbni Hibban 4189, Albânî Gayetu’l-Meram 251
(4) Hind binti Utbe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Ya Rasulallah! Şüphesiz ki, Ebu Sufyan çok cimri bir adamdır! Bana ve çocuğuma yetecek kadar nafakayı vermiyor! Ancak ben onun malından o bilmeden alıyorum! dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Sen onun malından maruf bir şekilde kendine ve çocuğuna yetecek kadar al.”
Buhari 5465, Nesei İşretü’n-Nisa 309, Darimi 2/159, İbni Mace 2293, İbnu’l-Carud 1025, İbni Hibban 4255, Humeydi 242, Darekutni 4/234, Begavi 2149, 2397, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/39, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2646
(5) Abdullah bin Zem’a (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizden biri niçin karısını erkek deveyi döver gibi döver acaba!? Sonra belki o kimse karısıyla sarmaş dolaş olacaktır!”
Buhari 6026
(6) Muaviye bin Hayda el-Kuşeyri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:
−Kadınlarımız hakkında bize neyi emredersin? dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Kadınlarınızı dövmeyiniz! Onlara, Allah senin yüzünü çirkinleştirsin diye beddua etmeyiniz ve evin dışında onlara küsüp terk etmeyiniz!”
Ebu Davud 2144, İbni Mace 1850, Hâkim 2/188, Begavi 2330, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/3, 5, Albânî Adabu’z-Zifaf 280
(7) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kuşkusuz ki, kıyamet günü Allah katında konum bakımından insanların en şerlisi, karısı ile münasebet eder (yani cinsel ilişkiye girer) o da onunla münasebet eder sonra karısının sırrını yayan erkektir!”
Müslim 1437/123, Ebu Avane 4298, 4299, Ebu Davud 4870, Ebu Nuaym Hilye 10/193, 104, İbni Ebi Şeybe 3/449/2, İbnu’s-Sünni 614, Beyhaki 14097, Begavi 3940, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/69
(8) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“…Kuşkusuz ki, siz kadınlara, kendi ihtiyacınız için (örtü içinde vücut hatlarını belli etmeyen bir elbise ile) evlerinizden dışarı çıkmanıza izin verilmiştir.”
Buhari 4678, Müslim 2170/17
(9) El-Esved (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Ben, Aişe (Radiyallahu Anha)’ya:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evinde ne yapardı? dedim. Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Kendi ailesinin işinde yani kendi evinin hizmetinde bulunurdu. Namaz vakti gelince de namaza çıkardı.”
Buhari 704
(10) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Bana, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evinde ne yapar? diye soruldu. Bende:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir insandı. Elbisesini temizler, koyununu sağar ve kendi işlerini kendi yapardı, dedim.”
Tirmizi Şemâil 293, Buhari Edebü’l-Müfred 541, İbni Hibban 2/36, Ebu Nuaym Hilye 8/331
(11) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’minlerin iman yönünden en mükemmeli, onların ahlakı en güzel olanıdır. Mü’minlerin en hayırlısı ise kadınlarına hayırlı olanıdır!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 7406, Tirmizi 1171, İbni Hibban 4176, İbni Ebi Şeybe 6/88, Begavi 2341, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 284
(12) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“…Sizin en hayırlınız, ehli için hayırlı olan kimsedir! Ben ehlim için sizin en hayırlı olanınızımdır!”
Tahavi Müşkül 3/211, Hâkim 4/173, Albânî Adabu’z-Zifaf 269
(13) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden de birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinizden korkun! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının! Şüphesiz ki, Allah üzerinizde gözetleyicidir.”
Nisa Suresi 1
(14) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim. Kuşkusuz ki, kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır. Kuşkusuz ki, bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın! Eğer onu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder! Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı vasiyet ederim!”
Buhari 3110, Müslim 1478/60, Nesei İşretü’n-Nisa 258, İbni Ebi Şeybe 4/184/4, Begavi 2332
(15) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kuşkusuz ki, kadın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Dilediğin bir tarz üzere doğru olamaz! Eğer ondan istifade etmek istersen, onda bu eğrilik olduğu halde ondan istifade edersin. İsteğine göre onu doğrultmak istersen onu kırarsın! Onun kırılması ise boşanmasıdır!”
Müslim 1468/59, Ebu Avane 4501, Humeydi 1168, İbni Hibban 4179, Begavi Mesabih 2416
(16) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’min bir erkek mü’min bir kadından nefret etmesin! Eğer erkek onun bir huyundan hoşnut değilse, diğer yahut başka bir huyundan hoşnut olabilir.”
Müslim 1469/61, Ebu Avane 4493, Begavi Mesabih 2417
(17) Ebu Musa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Erkeklerden birçok kimse kemale erdi. Kadınlardan ise, Firavun’un karısı Asiye, İmran’ın kızı Meryem’den başkası kemale ermemiştir! Aişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü ise, tirid yemeğinin başka yemeklere üstünlüğü gibidir.”
Buhari 7/3218, Müslim 2431/70
(18) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Bayram günü, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile namazda beraberdim. Hutbe okumadan önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Sonra Bilâl’a yaslanarak ayaküstü durup Allah’a karşı takvalı olmayı emireder ve Allah’a karşı itaatli olmaya teşvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınların olduğu yere geldi, onlara da vaz ve nasihat etti ve şöyle buyurdu:
−“Sadaka verin! Zira siz kadınların çoğu cehennemin kütüğüdür!”
Kadınların en hayırlılarından yanakları kırmızı olan bir kadın ayağa kalkıp:
−Niçin? Ya Rasulallah! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Çünkü siz halinizden çok şikâyet eder, kocalarınızın ihsanına karşı nankörlük edersiniz!”
Bunun üzerine kadınlar kendi ziynet eşyalarını tasadduk etmeye başladılar. Bilâl’ın elbisesinin içine küpelerini ve yüzüklerini atıyorlardı.
Müslim 885/4, Darekutni 2/47/16, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/314, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 3/99
(19) Amr bin el-Ahvass (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“…Kadınlara karşı hayırlı olmanızı tavsiye ederim! Kuşkusuz ki, onlar sizin yanınızda esirlerdir! Kadınlardan bundan gayrına malik değilsiniz! Ancak kadınlar haddi aşmak gibi açık bir edepsizlik yaparlarsa onların yataklarını terk edin bu şekilde onları cezalandırınız! Yahut haddi aşmayacak şekilde onları dövünüz! Eğer onlar size itaat ederlerse, onların aleyhine bir yol aramayın!
Şüphesiz ki, sizin kadınlar üzerinde hakkınız vardır ve kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır! Sizin onlar üzerindeki hakkınız; kerih görüp istemediğiniz kimselere minderlerinizi çiğnetmemeleri ve evlerinize girmelerine izin vermemeleridir! Dikkat edin! Onların sizin üzerinizdeki hakları ise onların giyim ve kuşamında ve yiyip içmesinde ihsanda bulunup güzel davranmanızdır!”
Nesei İşretü’n-Nisa 287, Tirmizi 1172, İbni Mace 1851, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/7273, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 7/54, Albânî Adabu’z-Zifaf 270
(20) Ebu Mes’ud el-Ensarî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her hangi bir Müslüman kendi ev halkına (Allah’ın rızasını kast ederek) infak ederse, bu infak onun için bir sadaka olur.”
Buhari 5450, Müslim 1002/48, Nesei 2544, Tirmizi 1965, Darimi 2/284, 285, İbni Hibban 4239, Tabarani Mucemu’l-Kebir 17/522, 523, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/120, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 729
(21) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kişinin harcayacağı en faziletli para, önce ailesine ve ailesinin içindeki kimselere harcayacağı paradır! Kişinin Allah’ın Yolunda Cihad için beslediği binek hayvanına harcayacağı para ve Allah’ın Yolunda ki, Cihad arkadaşına harcadığı parada faziletlidir.”
Müslim 994/38, Nesei İşretü’n-Nisa 300, İbni Mace 2760, İbni Hibban 4242, Beyhaki 7/467, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/279
(22) Mikdam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Kendine yedirdiğin şey bir sadakadır. Çocuğuna, hanımına ve hizmetçine yedirdiğin şey de bir sadakadır.”
Buhari Edebü’l-Müfred 195, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/132, Buhari 3/1221
(23) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“…Kuşkusuz ki, sen Allah’ın vechini isteyerek harcayacağın her bir nafakadan muhakkak ki, ecir alırsın! Hatta eşinin ağzına koyacağın bir lokmadan bile ecir alırsın…”
Buhari 3/1221
(24) Heyseme (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Biz, Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) ile beraber oturuyorduk. Bir ara onun işlerinin vekili geldi ve içeri girdi. Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) ona:
−Kölelere azıklarını verdin mi? dedi. O da:
−Hayır, dedi. Bunun üzerine Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Öyle ise hemen git ve onların azıklarını ver! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Kişiye günah olarak, malik olduğu kimselerin azıklarını/yemeklerini hapsetmesi kâfî gelir!”
Müslim 996/40, İbni Hibban 4241, Ebu Nuaym Hilye 4/22