Soru: Sevih secdesi nasıl yapılır?
Cevap: Sehiv secdesi, namazda yapılan yanılgı için secde etmek demektir. Bu yanılgı, namaz rekatlarını artırmak şeklinde olabildiği gibi, onları noksanlaştırmak şeklinde de olabilir. Sehiv secdesi aynı zamanda namaz içindeki farzlardan bir farz ziyede edildiğinde yapıldığı gibi, onlardan bir şey eksiltilme durumunda da yapılır. Sehiv secdesi, iki şekilde yapılmaktadır:
1) Sehiv edilerek noksan kılınan namazlarda, noksanlık tamamlanır sonra selam vermeden önce iki kere normal namaz secdesi gibi, sehiv secdesi yapılır sonra selamla namazdan çıkılır.
2) Sehiv edilerek fazla kılınan namazlarda, selamla namazdan çıktıktan sonra iki kez namaz secdeleri gibi secde edilir sonra hiçbir şey okumadan selam vererek namazdan çıkılır.
Sehiv secdelerinde yapılan dua ve tesbihat normal namaz seclerinde yapılan dua ve tesbihatın aynısıdır.
(1) Ebu Saîd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Biriniz namazda şek eder üç rekât mı yoksa dört rekât mı kıldı bilemezse şüpheyi atsın ve namazı iyi bildiği adet üzere bina etsin. Sonra selam vermeden önce iki kez secde etsin. Eğer beş rekât kılmış ise, bu iki secde onun namazını çiftleştirir. Eğer dördüncü rekâtı tamamlayıcı olarak kılmış ise bu secdeler şeytanın burnunu yere sürtmek olur.”
Müslim 571/88, İbni Hibban 2669, Ebu Avane 2/192, 193, Darimi 1/351, İbnu’l-Carud 241, Malik 1/95, İbni Huzeyme 1024, Ebu Davud 1024, Hâkim 1202, Nesei 1237, Beyhaki 2/331, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/72, İbni Mace 1210, Begavi 754, Darekutni 1/372
(2) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdı. Râvi İbrahim (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), namazı ya artırdı veya eksiltti, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selam verince ona:
−Ya Rasulallah! Namazda bir şey mi oldu? denildi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Sorduğunuz o şey nedir?”
Namazı şöyle şöyle kıldınız, dediler. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki bacağını büktü ve kıbleye yönelip iki kere secde etti. Sonra selam verdi. Sonra yüzünü bize döndürdü ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Namazda bir şey olsa idi elbette onu size haber verirdim. Fakat ben de sizin gibi bir beşerim. Sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Bir şeyi unuttuğum zaman bana hatırlatın! Biriniz namazında şek (yani şüphe) edecek olursa, doğru olduğunu zannettiği kuvvetli ihtimali tercih etsin ve namazını onun üzerine tamamlasın, sonra da iki kere secde etsin!”
Buhari 488, Müslim 572/89, Ebu Avane 2/200, 203, Ebu Davud 1020, Nesei 1239, 1242, İbni Mace 1211, İbnu’l-Carud 244, İbni Hibban 2662, Darekutni 1/375, Beyhaki 3335, Tayalisi 271, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/379
(3) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma), Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’dan rivayet ederek şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Biriniz namazda sehveder ve bir rekât mı, iki rekât mı kıldı bilmezse namazını bir rekât üzere bina etsin. İki rekât mı, üç rekât mı kıldı bilmezse namazını iki rekât üzere bina etsin. Üç rekât mı, dört rekât mı kıldı bilmezse namazını üç rekât üzere bina etsin ve selam vermeden önce iki kere sehvi için secde etsin!”
İbni Mace 1209, Ebu Ya’la 839, Hâkim 1213, Beyhaki 2/332, Ahmed bin Hanbel Müsned 1656, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 622
Not: Kişi kıldığı namazlar hakkında kaç rekat kıldığını unutarak şüpheye düşebilir. Yukarıda da belirtildiği gibi bu, insan olmanın doğal halidir ve herkes için geçerlidir. Kişi namaz kılarken unutur ve kaç rekat namaz kıldığını hatırlamazsa, şüpheyi atması, zannı galibi üzere namazını bina etmesi gerekmektedir. Örneğin kişi sehveder ve bir rekat mı, yoksa iki rekat mı kıldı yahut üç rekat mı, yoksa dört rekat mı kıldı bilemezse, bu kişi kıldığı namazın kaç rekat olduğu hususunda zannı galibine bakar. İki taraftan hangisi zannı galibine daha ağır basarsa, o rekat üzerine namazını bina eder, sonra sehvi için iki kere secde eder. Bu kısma birinci Ebu Said (Radiyallahu Anh)’ın hadisi delalet eder.
Bu iki taraftan ikisi de eşit ihtimalli ise, o zaman namazını az rekat üzere bina ederek namazını tamamlar sonunda sehvi için iki kere secde eder. Bu kısma da üçüncü Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın hadisi delalet eder.
Cemaat halinde kılınan namazlarda imamın unutarak yaptığı hata sebebiyle cemaatın namazı batıl olmaz! Cemaatten bir ferdin yaptığı hata sebebiyle de cemaatın namazı batıl olmaz! Ancak ikinci hadisteki; “…Bir şeyi unuttuğum zaman bana hatırlatın...” ifadesi, namaz içerisinde imam herhangi bir hususta yanıldığı zaman, ikaz edilmesinin gerekliliğine delalet eder. İmam namazın herhangi bir rüknünde hata ettiğinde cemaat ‘Subhanallah’ diyerek imamın dikkatini çeker. Bu fiil cemaat için meşrudur ve vaciptir.
(4) Abdullah bin Buheyne (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazların birinde bize onun iki rekâtını kıldırdı. Sonra ikinci rekâtın teşehhüdüne oturmadan ayağa kalktı. İnsanlar da onunla beraber ayağa kalktılar. Namazını tamamladığı vakit biz selam vermesini beklerken selam vermeden önce tekbir aldı ve oturur halde iki kere sehvi için secde yaptı sonra selam verdi.”
Buhari 1160, Müslim 570/85, İbni Hibban 2677, Hâkim 1204
(5) Mugire bin Şu’be (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İmam ikinci rekâtta, tahiyyat için oturmayıp kalktığı zaman, ayakta doğrulmadan önce hatırlarsa otursun! Eğer ayağa kalkarak doğrulursa oturmasın ve iki kere sehiv secdesi yapsın!’”
Ebu Davud 1036, İbni Mace 1208, Darekutni 1/378, Beyhaki 2/343, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/253, 254
(6) Mugire bin Şu’be (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İmam ilk teşehhüdü unutarak ayağa kalkar ve namazı o şekilde tamamlarsa, unuttuğu için iki kere secde etmesi gerekir! Eğer ayakta tamamlamaz teşehhüde dönerse onun sehvi için secde etmesi gerekmez!”
Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/947, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2/109, 110
Not: İkinci rekatın sonunda, birinci ka’deye oturmayı unutarak üçüncü rekat için ayağa kalkan kimse, belini tam doğrultmadan ka’deyi unuttuğunu hatırlarsa ayağa kalkmaz ka’deye oturur. Bu durumda kendisi için sehiv secdesi yapması gerekmez.
Ayağa kalkıp belini tam doğrulttuktan sonra, ka’deyi unuttuğunu hatırlarsa ka’deye dönmez, namazına devam eder. Selam vermeden önce unuttuğu için oturduğu yerde iki kez secde eder.
Birinci ka’deyi unutmak mevzuu ile alakalı bazı mezheplerde gelen, belini doğrultmaya yakın ka’deyi unuttuğunu hatırlasa da oturmaz doğrulur, şeklindeki ifade yukarıdaki hadislerin delalet ettiği manaya muhalif olduğu için yanlıştır.
(7) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize aşiy namazlarından birini öğle veya ikindiyi kıldırırken iki rekâtte selam verdi. Sonra mescidin kıblesinde bulunan hurma kütüğüne geldi ve öfkeli olarak dayandı. Cemaatin içerisinde Ebu Bekir ve Ömer de varlardı. Bunlar çekinip bir şey söylemediler. İnsanların çabuk çıkmak isteyenleri dışarı çıkıp namaz kısaldı dediler. Zu’l-Yedeyn ayağa kalktı ve:
−Ya Rasulallah! Namaz kısaldı mı yoksa sen mi unuttun? dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağa ve sola baktı ve şöyle buyurdu:
−“Zu’l-Yedeyn ne söylüyor!?”
Doğru söyledi, iki rekâtten başka kılmadınız dediler. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki rekât daha kıldırdı ve selam verdi. Sonra tekbir alıp secdeye vardı, sonra tekbir alıp başını secdeden kaldırdı. Sonra tekrar tekbir alıp secdeye vardı. Sonra tekbir alıp başını secdeden kaldırdı...”
Müslim 573/97, Buhari 569, Malik 1/93/58, Ebu Avane 2/195, Ebu Davud 1011, Nesei 1223, İbni Mace 1214, Beyhaki 2/354, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/234, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2/130
Not: Kişi sehvederek dört rekatlı bir namazı, iki rekat kılıp ondan selamla çıktıktan sonra hatırladığında, yahut kendisine hatırlatıldığında iki rekat daha kılarak o namazı tamamlar, sonra sehvi için iki kere secde eder. Yukarıdaki hadis buna sarahaten delalet eder. Bazı kitaplarda selamla namazdan çıktıktan sonra yanlış kılınan namaz batıl olmuştur o namazın yeniden kılınması gerekir şeklinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine muhalif yanlış ifadeler bulunmaktadır, bunlara rağbet edilmemesi gerekir.
Namaz arasında unutarak veya bilmeden yapılan konuşmanın da namaza zarar vermediği yukarıdaki hadisten anlaşılmaktadır.
(8) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle namazını beş rekât olarak kıldırdı. Selam verince kendisine:
−Namaz artırıldı mı? dendi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bu nedir?”
−Beş rekât kıldınız dediklerinde sehvi için iki kere secde etti.
Müslim 572/91, Buhari 491, Ebu Davud 1019, Nesei 1253, 1254, Tirmizi 392, İbni Mace 1205, Beyhaki 2/341, Begavi 756, İbni Hibban 2658
Not: Kişi unutur ve dört rekatlı bir namazı beş rekat olarak kılar sonra bunun farkına varırsa, bu kimse hadiste geldiği gibi, selam vererek namazdan çıkar, sonra sehvi için iki kere secde eder ve tahiyyat okumadan selam vererek namazı bitirir. Unutarak namazı ziyadeli olarak kılması kişinin namazını batıl etmez, aksine sehiv secdesi buna kifayet eder. Buna yukarıdaki Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’ın rivayet ettiği hadis delillik eder.
(9) İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindi namazında üçüncü rekâtta selam verdi. Sonra kalkıp evine girdi. Arkasından elleri uzun bir kimse kalktı ve:
−Namaz kısaldı mı? Ya Rasulullah! dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öfkeli olarak dışarı çıktı ve terk etmiş olduğu rekâti kıldırdı. Sonra selam verdi, sonra sehvi için iki kere secde yaptı, sonra selam verdi.”
Müslim 574/102, Ebu Avane 2/198, 199, Ebu Davud 1018, Nesei 1236, İbni Mace 1215, İbni Hibban 2654, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/427, Tayalisi 847, İbni Huzeyme 1054, Beyhaki 2/335, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 300
Not: Kişi dört rekatlı bir namazı sehvedip üç rekat olarak kıldığında ona bir rekat daha ilave eder sonra tahiyyatı okur selam vererek namazdan çıkar. Sonra iki kere normal namaz secdesi gibi, sehiv secdesi yapar sonra hiçbir şey okumaksızın selamla namazdan çıkar.
(10) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sehiv için yapılan iki secde, namaz içindeki her ziyade ve noksana kifayet eder.”
Ebu Ya’la 4592, Bezzar Keşfu’l-Estar 574, Tabarani Mucemu’l-Evsad 7150, Beyhaki 2/346, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 18897
Not: Hadis, namazda nasıl sehiv meydana gelirse gelsin onun için sehiv secdesi yapılmasını gerekli kılmaktadır. Namaz içinde yapılan sehiv, ister rekat adedini ziyade etmek şeklinde olsun, ister noksanlaştırmak şeklinde olsun, ister rekat adedinde şüphe şeklinde olsun yahut teşehhüdü terk etmek şeklinde olsun aynıdır. Bu gibi yanılgıların hepsi için sehiv secdesi gerekmektedir. Sehiv secdesinin nasıl yapılacağı ilk izahta tarif edildi.