Soru: Dinimizde kadınların dar giymesinin doğru olmadığını biliyoruz. Ancak düğünlerde veyahut nişanlarda kadın kıyafetleri konusunda büyük bir sıkıntı oluyor! Gelinlik ve nişan kıyafetleri hep dar kesim olarak satılıyor! Bu konuda çok sıkıntım var. Bu konuda yardımcı olur musunuz?

Cevap: Hangi durumda olursa olsun erkeğin ya da kadının dar giymesi HARAMDIR! Çünkü Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), dar giyinenlere, ‘giyinik çıplaklar’ diyor!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tabiriyle dar giyinenler, giyinik çıplaklardır! Bu şekilde giyinenler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dediği gibi cennete giremezler!

Bizim her konuda, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e itaat etmemiz gerekiyor! Çünkü Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ böyle emrediyor!

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللهَ وَمَنْ تَوَلَّى فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا

“Kim, Rasule itaat ederse,Muhakkak ki, Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara koruyucu olarak göndermedik!”

Nisâ Suresi 80

(2) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

Cehennem ehlinden iki sınıf var ki, onların mislini görmedim! Birinci sınıf; beraberlerindeki sığır kuyruğuna benzer kırbaçlarla insanları döven bir topluluktur! İkinci sınıf; elbiseli çıplak, (erkekleri kendilerine) meyil ettiren, salınarak yürüyen, başları da Horasan devesinin hörgücü gibi (erkeklere) meyil edici kadınlardır! Bu kadınlar, cennete giremezler! Cennetin kokusunu da bulamazlar! Şüphesiz ki, cennetin kokusu, şöyle ve şöyle mesafeden duyulur.”

Müslim 2128/125

Hadiste “elbiseli çıplak” diye tercüme ettiğimiz cümle, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dilinde “el-Kâsiyâtu’l-Ariyât” şeklinde ifade edilmiştir. İki kelimeden oluşmaktadır. Birinci Kelime el-Kâsiyâtu yani elbise giyinmiş kadınlar. İkinci Kelime el-Ariyât yani üryan çırılçıplak kadınlar. Elbise giyinmiş ve çırılçıplak birbirine zıt iki kelimeyi bir cümlede birleştirerek yerdiği, cennetin kokusunu dahi alamayacağını bildirdiği mezkur kadınların, giysilerini anlamaya çalışalım. Bir kadın elbise giyinmiş olduğu halde nasıl çırılçıplak olur? Bu en basit haliyle iki şekildedir.

Birincisi: Kadının giydiği elbise çok ince ve şeffaf olur, bu sebeple o, sahibinin iç kısmını gösterir. Kadının üzerinde gözüken bir elbise olmasına rağmen elbisenin inceliği ve şeffaflığından gerçekte kadın çırılçıplaktır. Bu tür giysi eski zamanlarda cahiliye usulü giyimdi, o dönemde kadınlar özellikle cariyelerden oluşan fahişe kadınlar kendilerini erkeklere beğendirmek için böyle giyerlerdi. İster fahişelerden olsun ister normal kadınlardan olsun bu tarz giyimle vücutlarını erkeklerin gözlerinin önüne serer, kendilerini onlara arz ederek erkek bulurlardı.

İkincisi: Kadının giydiği elbise, bedenine iyice oturup onun vücudunu olduğu gibi ortaya koyuyor ve kadının bedeninde hiç cimrilik etmeden en küçük ayrıntılara kadar niteleyip gözler önüne seriyorsa, onun sahibi her ne kadar bir şey giyinmiş ise de o kadın çıplaktır hem de çırılçıplak.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in giyimli çıplak kadınlar kavli ile muhatabı dün o şeffaf elbiseler giyerek kendilerini erkeklerin iştahına sunan cahiliye kadınları idi, bu gün ise çok dar pantolon ve benzeri giysiler giyerek kendilerini erkeklerin iştahına sunan günümüz cahiliyesi kadınlardır. İşte cennete giremeyecek hatta oranın kokusunu dahi alamayacak olan cehennemin yaranı kadınlar bunlardır. Ben de Müslümanım diyen bir kadının, moda, beğenilme vs. adına kendisini cennetin kokusunu dahi aldırmayacak bir duruma düşürmesi akıl sahipleri için hiçte kabul edilecek bir iş değildir.

Bu elbiselere, arkasından uzunca yırtmaçlı veya birçok yönünden yırtmaçlı giysiler de dâhildir. Oturduğu zaman avret yerlerinin bir kısmı ortaya çıkar. Burada ayrıca kâfirlere benzeme, modada ve son model, utanç verici giysilerde onlara uyma olayı vardır. Allah’tan esenlik dileriz. Bazı giyeceklerin üzerinde bulunan çirkin resimler de sakıncalı şeylerdendir. Şarkıcıların, müzik topluluklarının, içki şişelerinin ve şeriatça haram kabul edilen canlıların resimleri, haç işareti, ahlaksız kulüp ve derneklerin amblemleri ya da çoğunlukla yabancı dille yazılan, şeref ve namusa aykırı çirkin sözler gibi...

Not: Biz, Allah’ın razı olmadığı bir düğüne gitmeyiz! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yasakladığı bir elbiseyi de giymeyiz! Bizim gayemiz, insanları razı etmek değirdir! Bizim gayemiz, bizi yaratan Allah’ı razı etmektir! Allah en doğrusunu bilendir.