(1) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kuba’ya çıktı, orada namaz kılıyordu. Ensar gelerek namazda iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e selam verdiler. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:
Bilal’e şöyle dedim:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılarken onlar kendisine selam verdiklerinde onlara selamlarını nasıl iade ediyor olarak gördün? Bilal avucunu açtı işte şöyle gördüm dedi.”
Ravilerden Cafer bin Avn’da avucunu açtı. Avucunun içini aşağı, dışını yukarı tuttu ve bu hareketi gösterdi.
Ebu Davud 927, Nesei 1186, Tirmizi 368, Beyhaki 2/259, 260, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/12
(2) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), Suheyb (Radiyallahu Anh)’den şöyle dediğini rivayet ediyor:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e namaz kılarken uğradım. Ona selam verdim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı işaretle aldı.”
Ravi Nabil şöyle dedi:
Ben, Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’yı parmağı ile işaret ederek selamı iade ettiğini biliyorum.
Nesei 1185, Ebu Davud 925, Tirmizi 368, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/12
Not: Yukarıdaki hadislerden namaz kılan kimsenin, kendisine selam verenin selamını sesli bir şekilde almasının yasaklandığı hükmü elde edilir! İslam’ın ilk yıllarında namaz kılarken Müslümanlar birbirlerine selam veriyor ve alıyorlardı. Yani selam verilen sesli bir şekilde selamı alıyordu. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yasakladı!
Bu yasaklamadan da namazda dille selam almanın neshedildiği anlaşılmaktadır. Buna Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’ın rivayet ettiği şu hadisi delalet eder.
(3) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda olduğu halde bizler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e selam verirdik, O da selamı bizlere iade ederdi. Necaşî’nin yanından döndüğümüzde kendisine selam verdik de selamı bize iade etmedi ve şöyle buyurdu:
“Kuşkusuz ki, namazda meşguliyet vardır.”
Buhari 1153, Müslim 538/34
Namaz kılmayan kimsenin, namaz kılan kimseye selam vermesi sahabe zamanındaki fiili uygulama nedeniyle caizdir. Sahabeler, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e kendisi namazda iken selam veriyorlar, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de onların bu fiilini yasaklamıyor ve el işaretiyle onların selamını aldığını gösteriyordu. Buna Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’nın rivayet ettiği şu hadis delalet eder.
(4) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kuba’ya orada namaz kılmak için çıktı. Kuba Mescidinde kendisi namaz kılarken Ensardan bir takım insanlar geldi ve kendisine selam verdiler. Ben, Bilal’e:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namaz kılar halde Ensarın kendisine selam verdiğinde, onların selamını nasıl iade eder olarak gördün dedim? Bilal:
−İşte şöyle dedi ve elini yaydı. Ravi Cafer bin Avn (bunu bize göstermek için) elini yaydı elinin iç kısmını yer tarafına, üst kısmını yukarıya getirdi.”
Ebu Davud 947, Nesei 3/5, Tirmizi 368, İbni Mace 1017
Netice olarak namaz kılan bir kimsenin başkasına selam vermesi bu ister namaz kılıyor olsun ister namaz kılmıyor olsun yasaklanmıştır caiz değildir! Namazda olmayan bir kimsenin namaz kılan kişiye selam vermesi ise caizdir. Namaz kılan kimse, selamı elini yaymak suretiyle alır, bunda bir beis yoktur. Hadislerde geldiği gibi bu fiil kendisi için meşrudur.