Kur’an’ı Kerim’i Okumanın Adabı

1) Abdestli olmak,

2) Temiz bir yerde okumak,

3) Huşu, sekinet ve vakar ile okumak,

4) Okumaya başlamadan önce ağzı ve dişleri temizlemek,

5) Okumaya başlarken istiaze (euzu) okumak,

6) Tevbe Suresi hariç, her surenin başlangıcında besmeleyi okumak,

7) Tertil üzere okumak. Tertil, harflerin ve kelimelerin hakkını vermek, onları tane tane ve tecvit kaidelerine uygun olarak okumaktır.

8) Okuduğunu düşünüp tefekkür etmek, tesbih ayetinde Allah’ı tesbih etmek, istek ayetinde Allah’tan istemek, sığınma gerektiren ayetlerde de Allah’a sığınmak,

9) Mükâfat ayetlerinden etkilenip gayrete gelmek, azap ve ceza ayetlerinden etkilenip korkmak ve hataları terk etmek,

10) Güzel sesle okuyarak Kur’an’ı güzelleştirmek,

Ebu Davud 1468

11) Riya, başkalarına eziyet verme vb. endişelerin olmadığı durumlarda açıktan yüksek sesle okumak,

12) Kur’an’ı Mushaf’tan okumak, ezbere okumaktan daha faziletlidir.

13) Tilavet esnasında lüzumsuz şeyleri terk etmek,

14) Mushaf tertibine göre sureyi başından sonuna doğru okumak,

15) Kur’an okunurken konuşmamak, susup dinlemek,

16) Secde ayeti okunduğunda tilavet secdesi yapmak,

Not: Kur’an’daki Tilavet Secdeleri;

Nahl Suresi 49. Ayet,

Hac Suresi 18. Ayet,

Hac Suresi 77. Ayet,

Sâd Suresi 24. Ayet,

Necm Suresi 62. Ayet,

İnşikâk Suresi 21. Ayet,

Alak Suresi 19. Ayet

17) Kur’an’ı tilaveti sebebiyle bir ücret almamak,

18) Tilavetten sonra Allah’tan dilediğini istemek.

Kur’an’ın tilaveti hakkında en büyük Kur’an âlimlerinden olan Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Kur’an’ı Kerim’i okurken onu, çürümüş hurmanın dağılması gibi dağıtmayın! Kur’an’ı Kerim’i şiir gibi de okumayın! İbret verici ve olağanüstü şeyler ihtiva eden ayetler üzerinde durup düşünün! Bununla kalplerinizi harekete geçirin! Maksadınız sureyi bitirmek olmasın!”

Acurrî Hameletu’l-Kur’an, El-İtkân fi Ulûmi’l-Kur’an 1/253

Ehli Sünnet, Kur’an’ın tefsir edilmesine ehemmiyet verir, ancak kişisel görüşlere dayanarak tefsir edilmesini caiz görmez! Kur’an’ı Kur’an’la ve sünnetle, sonra sahâbe sözleriyle, sonra tabiîn sözleriyle ve Arap dili yardımıyla tefsir edilir. Aksi bir davranış Allah ve kelamı hakkında bilgisizce konuşmaktır ki, bu şeytanî bir davranıştır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

لاَ تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ إِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّوءِ وَالْفَحْشَآءِ وَأَنْ تَقُولُوا عَلَى اللهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ

“Şeytanın adımlarına uymayın! Kuşkusuz ki, o sizin apaçık bir düşmanınızdır! O size ancak kötülüğü, fuhşiyatı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder!

Bakara Suresi 168, 169