Efendimize İtaat

(1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim bana itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur ve herkim de bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur!”

İbni Mace 3, Buhari 2766

(2) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Benim adıma bilerek yalan uyduran veya emrettiğim bir hususu reddeden kimse, cehennemde kalacağı yere hazırlansın!”

Mervezi Müsnedi Ebu Bekir 69, İbni Adiy Kamil 1/21

(3) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizi Allah’a yaklaştırıcı ve ateşten uzaklaştırıcı hiçbir şeyi terketmedim, onların hepsini size emrettim ve sizi Allah’tan uzaklaştırıcı ve ateşe yaklaştırıcı hiçbir şeyi de terketmedim, onların hepsini de size yasakladım!”

Begavi 4111, Beyhaki 13443

(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Size neyi emrettimse onu alınız ve sizi neyden de nehyettimse ondan da vazgeçiniz!”

İbni Mace 1

(5) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ümmetimin hepsi cennete girecektir ancak imtina edenler giremeyecektir!”

Sahabeler:

Ya Rasulallah! İmtina edenler kimlerdir? diye sordular.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim bana itaat ederse, cennete girecektir. Herkim de bana asi olursa, o da imtina etmiş olur! (Yani cennete giremez!)”

Buhari 7143

(6) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Size iki şey bıraktım. Bunlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla dalalete/sapıklığa düşmezsiniz. Onlar:

1) Allah’ın Kitabı ve

2) Benim sünnetimdir.”

Malik 2/899, Hâkim 319, Beyhaki 10/114

(7) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizler, sizi bırakıp mükellef/sorumlu etmediğim hususlarda beni kendi halime bırakınız! Sizden evvelki ümmetler ancak soru sormaları ve Nebilerine karşı ihtilafları/karşı çıkmaları sebebiyle helak olmuşlardır! Ben sizleri bir şeyden nehyettiğim zaman artık ondan sakınınız! Sizlere bir şey emrettiğim zaman da emrimi tutunuz! Gücünüzün yettiği kadar onu yerine getiriniz!”

Buhari 7151, Müslim 1337/412, İbni Mace 2, Tirmizi 2819

(8) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okuduğu zaman gözleri kızarır, sesi yükselir ve öfkesi şiddetlenirdi. Şehadet parmağı ile onun yanındaki orta parmağını birleştirir ve şöyle buyururdu:

“Kıyamet Günü ile ben, bunlar gibi gönderildim. Bundan sonra işlerin en hayırlısı Allah’ın Kitabı’dır. Yolların en hayırlısı Muhammed’in Yoludur. İşlerin en şerlisi sonradan uydurulanlardır ve her bid’at sapıklıktır!”

İbni Mace 45

(9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Benim halim, bir ateş yakan kimse gibidir ki; ateş, etrafını aydınlattığı zaman küçük kelebekler ve hayvanlar ateşin içine düşmeye başlarlar. O kimse bu hayvanları ateşe düşmelerinden menetmeye başlar. Fakat hayvanlar o zata galebe edip düşüncesizce ve süratle ateşe düşerler. İşte bu benimle sizin meselinizdir. Ben sizin izar ve bellerinizden ateşe girmeyesiniz diye tutuyorum. Sizler ise, bana galebe edip düşüncesizce ve tedbirsiz olarak süratle ateşe düşüyorsunuz.”

Müslim 2284/18, Buhari 6410

(10) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Bir kere, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyurken yanına bir takım melekler geldi ve:

Bu dostunuzun yüksek bir sıfatı vardır. Haydi, siz de bunun yüksek mevkiini bir örnekle temsil ediniz, dediler.

Bunun üzerine melekler:

Bu zatın benzeri, şu kimsenin misali gibidir ki; o kimse yeni bir ev yaptırır, o evde bir ziyafet yemeği tertip eder ve bu ziyafete insanları davet etmek için bir davetçi gönderir. Bu davetçinin davetine kim icabet ederse, o eve girer ve ziyafet yemeğinden yer. Her kimde davetçinin davetine icabet etmezse o eve giremez ve ziyafet yemeklerini de yiyemez!

Bunun üzerine melekler kendi aralarında temsili şöyle izah ettiler:

O ev cennettir, davetçi de Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’dir. Herkim Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e itaat ederse, Allah’a itaat etmiştir. Herkim de Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e asi olursa Allah’a asi olmuştur! Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanların arasını itaat ve isyan şiarını bildirip iman edenlerle inkâr edenleri ayırt etmiştir.”

Buhari 7114

(11) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Benim meselim (yani benzerim) ve beni kendisiyle size Allah’ın Nebi gönderdiği şeyin meseli, ancak şu adamın benzeri gibidir ki, o kavmine geldi de:

Ey kavmim! Ben şurada iki gözümle bir ordu gördüm. Görüyorsunuz, ben çıplak bir nezirim. Hemen kurtulmaya, hemen kaçmaya bakınız der. Bu haber üzerine kavminden bir taife ona itaat ederek bütün gece vakar ve haysiyetle yürümüş ve kaçıp kurtulmuşlardır. Kavminden bir kısmı da onu yalanlamışlar da yerlerinde kalmışlardır. Bunun üzerine sabahleyin ansızın ordu onları basıp helak etmiş ve köklerini kazımıştır. İşte bu, bana itaat eden ve benim getirdiğime uyan kimse ile bana asi olan ve benim getirmiş olduğum hakkı yalanlayan kimsenin meselidir.”

Buhari 7146, Müslim 2283/16

(12) Abdullah ibni Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim ve ezberlemeyi istediğim her şeyi yazıyordum.

Kureyş kavmi beni yazmaktan nehyettiler ve dediler ki:

İşittiğin her şeyi yazacak mısın? Hâlbuki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de insandır, öfkeli anında da, neşeli anında da konuştuğu olur. Ben de bunun üzerine yazmayı bir müddet durdurdum, bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e söyledim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) parmağı ile ağzına işaret etti ve şöyle buyurdu:

“Ey Abdullah Yaz! Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki bu ağızdan hakikat olmayan bir şey çıkmaz!”

Ebu Davud 3646

(13) El-Mikdam bin Ma’di Yekribe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Süslü tahtına yaslanmış adama benim hadislerimden birisi okunur da, o kişinin vaziyetini hiç bozmadan:

Bizlerle sizler arasında Allah-u Teâlâ’nın Kitabı vardır. Allah-u Teâlâ’nın Kitabında helal olarak bulduğumuz her şeyi helal sayıyoruz, haram olarak bulduğumuz her şeyi de haram kabul ediyoruz diyebilme zamanı yaklaşmıştır. Dikkat! Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in haram kıldığı şey, Allah’ın haram kıldığı şey gibidir!”

İbni Mace 12, Tirmizi 2801

(14) El-Mikdam bin Ma’di Yekribe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Dikkat! Kuşkusuz ki, bana Kur’an verildi, Kur’an’la beraber O’nun bir benzeri daha (hadisler) verildi. Dikkat! Yakında midesi tok, rahat koltuğunda oturan bir kimse şöyle der:

Şu Kur’an’a sımsıkı sarılın! O’nda helal olarak bulduğunuzu helal sayın! Haram olarak bulduğunuzu da haram sayın! Dikkat! Size ehli eşeklerin eti helal değildir! Yırtıcı hayvanlardan köpek dişi olanların eti helal değildir! Kendileri ile aranızda anlaşma bulunan kimselerin yitirdiklerini almanız size helal değildir! Ancak sahibinin ona ihtiyacı yoksa o zaman helal olur. Bir kimse bir kavme misafir olarak inerse onu ağırlamaları gerekir. Eğer onu ağırlamazlarsa o şahsın onları takip ederek ağırlamayana misilleme olarak cezalandırma, misafir etmeme hakkı vardır!”

Ebu Davud 4604, Beyhaki 9/332

(15) Irbad bin Sâriye (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün sabah namazını müteakip bize son derece tesirli bir va’z irad etti. Bu va’zın tesirinden gözler yaşla ve kalpler korku ile dolmuştu.

Ashab’tan bir adam:

Kuşkusuz ki, bu, vedalaşan kişinin öğütleridir! O halde ya Rasulallah! Bize neyi tavsiye buyurursunuz? dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’a takvalı olmanızı ve idareciniz Habeşistanlı bir köle bile olsa dinleyip itaat etmeyi size tavsiye ederim. Benden sonra birçok ihtilaflar göreceksiniz! Sonradan uydurma işlerden önemle sakınınız! Kuşkusuz ki, bunlar dalalettir! İçinizden herkim bunlara ulaşırsa benim sünnetime ve hidayet üzere olan Hulefai Raşidin’in yoluna sımsıkı sarılsın! Bu yolda dişlerinizi sıkınız!”

Ahmed bin Hanbel Musned 4/126, Darimi 16, Begavi 205, İbni Mace 42, Beyhaki 10/114, Taberani 1/78, Hâkim 1/96, Tirmizi 2815, Ebu Davud 4607

(16) Ubeydullah bin Ebu Rafi’den, o da babasından şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz koltuğunda oturmuş, benim emrimden bir emir veya nehyettiğim şeylerden bir nehiy geldiğinde sakın Biz Allah’ın kitabında bulduğumuza uyarız, başkasını bilmeyiz demesin!”

Ebu Davud 4605, İbni Mace 13, Tirmizi 2800, Hâkim 1/108, Beyhaki 625, İbni Hibban 13, Ahmed 6/8, Humeydi 551, Begavi Şerhu’s-Sünne 1/200

(17) Ubeydullah bin Ebu Rafi’den, o da babasından şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şunu kesin olarak biliniz ki; Bana Kur’an ve O’nun bir misli daha verilmiştir. (Yakında) karnı tok olduğu halde rahat koltuğuna oturarak; Şu Kur’an’a sımsıkı sarılınız! O’nda helal olarak bulduğunuzu helal sayınız! Haram olarak bulduğunuzu da haram sayınız, diyecek bazı kimseler gelmek üzeredir! Dikkat! Şüphesiz ki, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in haram kıldığı şey, Allah’ın haram kıldığı şey gibidir!”

Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 882, Buhari Tarihu’l-Kebir 7/288, Darimi 586, , Ahmed bin Hanbel 2/236, 483, 4/132, 6/8, Ebu Davud 4604 4605, Taberani 1/386, 4/181, 20/274, 283, İbni Mace 12, 13, İbni Hibban 13, Beyhaki Sünen 3/331, 332, 7/76, 9/204, Beyhaki Delail 6/549, Beyhaki İtikad 228, Tirmizi 2800, 2801, Hâkim 1/108, 190, İbni Şahin Nasihu’l-Hadis 685, Şafii Risale 89, 90, 225, 403, Şafii Müsned 729, 1154, Humeydi 551

(18) Ebu’d-Derda (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’a yemin ederim ki, ben sizleri gecesi ve gündüzü apaydın olması bakımından eşit olan tertemiz gönüllere sahip olarak bıraktım.”

Ebu’d-Derda (Radiyallahu Anh) diyor ki:

Vallahi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) doğru söyledi. Vallahi gecesi ve gündüzü aydınlık olması bakımından eşit olan tertemiz gönüllere sahip olarak bizi bıraktı.

İbni Mace 5

(19) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Siz sevap kazanmak için aracı olunuz, ancak Allah, Nebisi’nin dilinden dilediği hükmü verecektir.”

Tirmizi 2811

(20) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Size Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den hadis okunduğu zaman O’nun hadisinin hakka, hidayete ve takvaya en uygun söz olduğuna inanın!”

İbni Mace 20

(21) Ebu Katade (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bu minder üzerinde iken işittim şöyle dedi:

“Benden çok hadis rivayet etmekten kaçının! Herkim benim üzerimde bir şey söylemek isterse hak veya doğru söylesin! Kim benim söylemediğim sözü bana isnad edip söylerse, cehennemdeki oturma yerine hazırlansın!”

İbni Mace 35, Müslim 14, Tirmizi 2796, Darimi 244

(22) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Benden çok hadis aktarmaktan uzak durun! Benim dilimden konuşan sadece hak ve sıdk olanı konuşsun! Herkim benim söylemediğimi söylemişim gibi benden aktarırsa ateşteki yerine hazırlansın!”

İbni Ebi Şeybe 8/760, Ahmed bin Hanbel Müsned, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1753

(23) Abdullah bin Mugaffel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Yeğenim yanımda otururken sapanla fiske taşı attı. Onu taş atmaktan menettim ve dedim ki:

Kuşkusuz ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sapanla fiske taşı atmayı yasakladı ve şöyle buyurdu:

‘Sapanla atılan taş ile av avlanmaz, düşman da yaralanmaz ve öldürülmez! Muhakkak ki, o diş kırar ve göz çıkarır.’

Yeğenim tekrar taş atınca ona:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sapanla taş atmayı yasakladığına dair hadis okuyorum, sen yine taş atmaya devam ediyorsun! Artık bundan sonra ebediyen seninle konuşmayacağım dedi.”

İbni Mace 17

(24) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kadınlarınız mescide gitmek için sizden izin istedikleri zaman onları mescidlerden men etmeyiniz!”

Râvi Salim bin Abdullah (Rahmetullahi Aleyh) dedi ki:

Bilal bin Abdullah bin Ömer (Rahmetullahi Aleyh) babası Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya şöyle dedi:

‘Vallahi biz kadınları muhakkak ki, mescidlerden men ederiz!’ Bunun üzerine Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), ona döndü ve çok kötü bir tarzda sövdü! Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’nın böyle sövdüğünü kendisinden hiç işitmemiştim! Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şunu söyledi:

Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den haber veriyorum, hâlbuki sen, vallahi biz onları muhakkak ki, mescidlerden menederiz, diyorsun!

Müslim 442/135, İbni Mace 16

(25) Kabisa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ubade bin Samit (Radiyallahu Anh), Muaviye’ye şöyle dedi:

“Ben sana Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadisini okuyorum, sen bana şahsi görüşünü anlatıyorsun. Andolsun ki, eğer, Allah-u Teâlâ beni bu savaştan sağ çıkarırsa, senin hâkimiyetin altındaki bölgede seninle oturmayacağım!”

İbni Mace 18

(26) Ebu Seleme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) bir adama dedi ki:

Ey yeğenim! Ben sana Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den hadis rivayet ettiğim zaman sen ona karşılık olarak darbı meselleri anlatma!”

İbni Mace 22

(27) Ebu Cafer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bir hadis işittiği zaman o hadisi işittiği gibi aynen tutardı. Onda ifrat ve tefritte bulunmazdı!”

İbni Mace 4

(28) Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ben önderinizim ve bana iman edip İslam’a uyup da hicret edene cennetin kenarından ve ortasından birer ev verileceğine kefilim. Yine ben, bana inanıp benim yolumdan gidip Allah yolunda cihad edene cennetin kenarından bir ev verileceğine kefilim. Kim bu şekilde yaparsa elde etmedik bir hayır, sakınmadık bir şer bırakmamış olur. Nerede olsa gideceği yer cennettir.”

Nesei 3119

(29) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim bizim şu işimizde (dinimizde) ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse o merduddur/reddulunmuştur!”

Buhari 2492, Müslim 1718/18, Ebu Davud 4606, İbni Mace 14

(30) Semure bin Cündüb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim yalan olduğunu bilerek bir hadisi benden rivayet ederse iki yalancıdan birisi de odur!”

İbni Mace 39, Tirmizi 2799