Rukyeden Alınan Para

(1) Harice bin Salt (Radiyallahu Anh) amcasından şöyle naklediyor:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına gitmiştim. Oradan ayrılıp geri dönerken bir toplulukla karşılaştım. İçlerinden bir adam delirdiği için zincirlerle bağlamışlardı!

O delinin ailesi bana şöyle dedi:

Bize anlatıldığına göre o arkadaşınıza (yani Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e) pek çok hayırlar verilmiş. Senin yanında deliren bu adama ilaç olacak bir şey var mı?

Bende bunun üzerine üç gün boyunca o adama sabah ve akşam olmak üzere iki defa Fatiha Suresini okudum ve adam iyileşti.

Adam iyileşince de bana yüz tane koyun verdiler. Ben de, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bu durumu anlattım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bana şöyle buyurdu:

خُذْهَا كُلْ فَلَعَمْرِي مَنْ أَكَلَ بِرُقْيَةِ بَاطِلٍ لَقَدْ أَكَلْتَ بِرُقْيَةِ حَقٍّ

“Bu yüz koyunu al ve ye! Ömrüme yemin olsun ki, batıl rukye karşılığında aldığı ücreti yiyen var! Ama andolsun ki, sen hak olan rukyeden aldığın ücreti yiyorsun.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 13/19598, 19599, Ebu Davud 3420, 3901, Nesei Amelu’l-Yevm ve’l-Leyl 630, Tahavi Şerhu Meâni’l-Asâr 4/126, Hakim 1/560, Beyhaki 7/92

(2) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Biz, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in savaş için çıkardığı otuz kişilik askeri bir seferdeydik. Arap kabilelerinden bir oba halkının yanına vardık. Fakat o kabile halkı bizi konuk etmekten çekindiler ve bizi misafir etmediler! Bize yemek de vermediler! Bu sırada o kabilenin seyyidi/efendisi zehirli bir hayvan tarafından sokuldu ya da cinnet geçirip musibete çarpıldı! Kabile halkı da hemen harekete geçip her çareye başvurdular, fakat hastaya hiçbir fayda vermiyordu! Biz de gittik ve bir yerde konakladık. Bunun üzerine onlardan bazıları şöyle dediler:

Şu sizin yakınınıza gelen kişilere gitseniz de, belki onların bazısının yanında bir şey veya bir çare bulunabilir. Akabinde kabile halkı ve bir cariye bizim yanımıza geldiler ve şöyle dediler:

Ey cemaat! Kuşkusuz ki, obamızın seyyidi/efendisi olan, Selim’i bir zehirli hayvan soktu ya da cinnet geçirip musibete çarpıldı! Seyyidimizi/efendimizi tedavi etmek için her şeye başvurduk fakat ona hiçbir şey fayda vermiyor! Onunla meşgul olacak kişiler de (doktorlar da) şu anda yoklar! Sizin yanınızda bir ilaç veya rukye tedavisi yapan biri var mıdır? Sahabeler de şöyle dediler:

Sizler bizi misafir etmediniz ve bize yemek de yedirmediniz! Sizler, bizim için bir ücret belirlemeden size asla rukye yapmayız! Bunun akabinde kabile halkı, sahabeler için ücret olarak, otuz koyun ayırdılar. Bunun üzerine bizden rukye hususunda maharetini bilmediğimiz bir adam (bu adam Ebu Said el-Hudri’dir) ayağa kalktı ve kuşkusuz ki, ben rukyeciyim dedi ve onunla beraber gitti.

Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh), hasta adama Ummu’l-Kur’an’ı (yani Fatiha Suresini) okumaya başladı ve yedi kere okudu. Fatiha Suresini her okuduğunda, tükürüğünü topluyor ve o hasta olan adamın üzerine tükürüyordu. Nihayetinde hasta olan adam, bukağısından çözülmüş hayvan gibi serbest oldu ve ileri geri yürümeye başladı. Artık kendisinde hiçbir hastalık kalmadı. Neticede o zat iyileşti. Kabile halkı da otuz tane koyunu getirip Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’a teslim ettiler. Bizde koyunların sütünden içtik. Hastayı okuyan adama yani Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’a şöyle dedik:

Sen rukye yapmasını bilir miydin!? Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’da bize şöyle cevap verdi:

Ben sadece, Fatiha Suresini okuyarak rukye yaptım. Sahabelerden bazıları da şöyle dediler:

Bu koyunları taksim ediniz! Fakat rukye yapan Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:

Hayır! Taksim etmeyiniz! Bizler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gidelim ve bu olan biteni Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e zikredelim de bakalım bizlere ne emredecek! Bizler de Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’a şöyle söyledik:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sormadan bu koyunlara dokunmayalım! Medine’ye gelince, bu durumu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorduk. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de tebessüm etti ve şöyle buyurdu:

“Fatiha’nın rukye olduğunu (yani tedavi maksadıyla okunacağını) sana kim söyledi? Verdikleri koyunları yiyin ve paylaşın ve bana da bir hisse ayırın! Kuşkusuz ki, karşılığında ücret aldığınız lerin en haklı olanı, Allah’ın Kitabı mukabilindeki ücrettir.”

Buhari 11/5102, 12/5762, 5763, 5771, Müslim 2201/65, 66, Ebu Davud 3900, Tirmizi 2142, 2143, İbni Mace 2156, Ahmed bin Hanbel Müsned 13/19593, Nesei Sünenu’l-Kübra 7505