Soru: Yetim miras alır mı?

Cevap: Yetim miras alamaz! Çünkü bu konu hakkında alimler şöyle diyorlar.

Dede Yetimi Mirası

Dede Yetimi Mirastan Pay Alamaz Diyenler

Dede öldüğünde onun çocukları varken torunları miras alamazlar! Mirasa en yakın olan hak sahibi olur. O hak sahibi yoksa bir sonrakine hak intikal eder. ‘Dede yetimi’ şudur:

–Bir kişi, babası sağken öldüğünde malı çocuklarına taksim edilir. Daha sonra onun babası da vefat ettiğinde doğal olarak onun malı da çocuklarına taksim edilecektir. Bu taksim esnasında daha önce vefat eden çocuğunun çocukları pay alamayacaklardır. Çünkü ölen babalarının kardeşleri olan amcalar sağ ise onlar dedelerine birinci dereceden yakın oldukları için ikinci dereceden birinin pay almasına engeldirler. Bu durumda dedenin malından toruna pay çıkmaz! Buna ‘dede yetimi’ denmiştir. Muasır uygulamalarda bu durumda toruna dedenin mirasından dedenin vasiyeti imiş gibi takdir edilip bir pay verilmesi şeklinde içtihatlar yapılmıştır.

Babası dedesinden önce ölmüş bir çocuk yani dedeye göre tanımlarsak oğlun oğlu. Bu çocuğun (torunun) dedesi (babasının babası) vefat ettiğinde, dedenin başka oğulları (torunun amcaları) varsa, bunlar ölene (miras bırakana, mûrise) torundan daha yakın oldukları için, öncelikle varis oluyorlar ve torun varis olamaz! İşte bu toruna dede mahrumu, yetimi denir.

Dede yetiminin varis olamayacağı, bu hususu doğrudan ifade eden bir nassa (âyete veya hadise) dayanmıyor, ancak ‘yakın var iken uzak varis olamaz!’ kuralının yorumuna ve uygulanmasına dayanıyor.

İslam hukukunda, ‘dede yetimi’ konusu ve miras uygulaması şu şekildedir. Bir şahsın hayatta iken oğlu veya kızı ölürse ve daha sonra da kendi ölürse, kendinden önce ölen oğlunun veya kızının çocukları miras alamazlar!

Dede yetimi konusunda dededen önce ölen oğlunun veya kızının çocukları miras alamazlar!

Halk arasında kullanılan ‘dede yetimi’ terimi, İslam Miras Hukukuna göre; ölenin erkek çocuklarıyla birlikte kendisinden önce ölmüş diğer çocuklarının oğlu veya kızını yani ölenin torununu ifade için kullanılır. İslam miras hukukunda ‘yakın olan akrabanın uzak akrabayı hacbetmesi (engellemesi)’ kaidesine dayalı olarak ölenin çocukları varken torunları mirasçı olamazlar!

Mevsılî el-İhtiyâr 4/450, 451, Cürcânî Şerhu’s-Sirâciyye 85, 86

Ancak bazı İslam hukukçuları dedeleri hayatta iken babaları vefat etmiş çocukların mağdur edilmemesi gerektiği üzerinde durarak bu durumdaki toruna dedenin vasiyetini gerekli görmüşlerdir. Buna göre dede, vefat etmiş evladının mirastaki payı kadar miktarı veya tüm malın üçte birini geçmeyecek bir miktarı torunları için vasiyet etmelidir.

Dâvûd-u Zâhirî Mesrûk, Katâde, Tâvûs ve Taberî’den nakledildiğine göre, mirasçı olmayan yakın akrabaya vasiyet vaciptir!

İbni Hazm el-Muhallâ 9/314, İbni Kudâme Muğnî 8/391, 392

Bazı son dönem âlimleri, miras ayetlerinden önce gelen ve fakihlerin büyük bir kısmı tarafından mensuh kabul edilen,

كُتِبَ عَلَيْكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ إِنْ تَرَكَ خَيْرًا الْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ بِالْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى الْمُتَّقِينَ

Sizden birinize ölüm geldiği zaman, eğer geriye bir hayır (mal) bırakacak olursa, anaya, babaya ve yakın akrabaya usulüne uygun bir şekilde vasiyette bulunmak takvâ sahipleri üzerine bir hak olarak size yazıldı.”

Bakara Suresi 180

Bu ayetinden yola çıkarak bu vasiyeti vacip bir vasiyet olarak kabul etmişlerdir.

Bu âlimler, dedenin böyle bir vasiyet yapmadan ölmesi halinde, vasiyet etmiş gibi kabul edileceğini söylemişlerdir!

Ebu Zehra Şerhu Kânûni’l-Vasiyye 198, 200

Kur’an’ı Kerim varislere, miras dağıtılırken varis olmayan kimselere bile miras malından bir şeyler vermelerini tavsiye etmektedir.

وَإِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ أُولُوا الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينُ فَارْزُقُوهُمْ مِّنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلاً مَّعْرُوفًا

“Miras taksiminde (mirasta hissesi olmayan) akrabalar, yetimler ve yoksullar hazır bulunursa, onları da bundan rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.”

Nisa Suresi 8

Bu ayet sebebi ile dede yetimlerinin miras dağıtılırken gözetilmesi Kur’an’ı Kerim’in bu tavsiyesine uygun düşmektedir.

Dede Yetimi Mirastan Pay Alır Diyenler

Kişinin babası veya annesi, miras bırakandan (dede veya ninesinden) daha önce ölmüş ise torun/torunlar baba veya annelerinin yerine geçerek dedelerine mirasçı olurlar. Anne veya babalarının dede veya ninelerinden önce ölmüş olması, torunları mirastan mahrum etmez! Torunlar anne ile miras bırakana ulaşıyorlarsa kız çocuğun aldığı mal kadar, baba ile ulaşıyorlarsa erkek çocuğun aldığı kadar pay alırlar.

Dede yetimleri, babaları ya da anneleri dedelerinden önce ölen çocuklardır. İslam miras hukukunu belirleyen naslarda bu durumda olanların mirastan pay alacağına ya da alamayacağına dair bir bilgi yoktur!

Bilindiği gibi İslam miras hukukunu belirleyen naslar birinci derecede Kur’an’ı Kerim naslarıdır. Kur’an’ı Kerim miras konusunda oldukça detaylı bilgi verir. Bu farklı tavrın sebebi olarak, detaylar âlimlerin içtihatlarına bırakılmıştır. Buna rağmen mirasta da içtihada bırakılan bir hayli mesele vardır. Mesela Kur’an’ı Kerim nenelerin payını da zikretmez. Bu konu Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) döneminde mesele olunca sahabe ile yaptığı istişare sonucunda, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bir uygulamasına da dayanarak, nene de anne sayılmış ve ona da mirastan pay ayrılmıştır. Bunda ümmet ittifak edince nenenin de ashab-ı feraizden sayılması icma ile sabit olmuştur.

Buna göre dede yetimlerine mirastan pay vermeyen görüşler olduğu gibi aksi görüşler de vardır! Çünkü her iki görüş de birer içtihattan ibarettir. Yusuf el-Kardavi de meselenin böyle olması gerektiğini söyler. O halde dede yetimleri de mirastan pay almalıdırlar.

Önemli Not: Dede yetimi, mirastan pay alamaz diyenler de var, alır diyenler de var. Bazı alimler şöyle diyorlar; Nisa Suresi 8. ayette Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor:

“Miras taksiminde (mirasta hissesi olmayan) akrabalar, yetimler ve yoksullar hazır bulunursa, onları da bundan rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.”

Eğer yetimlerin mirastan bir hakkı olmuş olsaydı, Allah (Azze ve Celle) bunu bize açıkça Kur’an’ı Kerim’de bildirirdi. Ancak miras taksimi yapılırken yetimlere de bir şeyler verdiğimiz zaman Allah (Azze ve Celle)’nin ayetine uyup, rızasını kazanmış oluruz.

Bu verdiğimizin para mirastan bir hisse değil de, Allah (Azze ve Celle)’nin ayetine uyarak infak etmiş oluruz. Allah-u alem doğru olan görüş bu. Yani herkes mirastan hakkına düşen parayı aldıktan sonra yetimlere de herkes gönlünden kopan bir şeyler verirse ilim ehlinin farklı olan görüşlerinin arası cem edilmiş olur.