İlim Öğrenmek

Bil ki, sana Rabbinin Kitabı ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetini düşünüp anlaman, fayda veren ilim ve kurtuluşun aslı olan din bilgilerini öğrenmen için akıl ve kalp verilmiştir.

Din Bilgisi Üç Şeye Şamildir:

1) Allah’ın, diğer bir ifadeyle tevhidin bilinmesi. Yani Allah’ı rububiyeti, uluhiyeti, isim ve sıfatlarıyla bilmek ve bunlarla Onu birlemek.

2) İslam dininin delillerle bilinmesi.

3) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bilinmesi.

Erkek olsun kadın olsun hiç kimsenin, bu hususları bilmemesinde mazereti olamaz. Ancak davet ulaşmayan veya bir sebepten dolayı hakkı bilmekten aciz olan kimseler müstesnadır. Bu hususları uzatmadan özet olarak ele alacağız. Çünkü bunlar dünya ve ahirette kurtuluş ve felah sebepleridir.

A) Allah’ı Bilmek

Ey Allah’ın kulu! Rabbinin kim olduğunu, ibadet ve itaatle Onu nasıl birleyeceğini bilmen için Allah’ın tanınması senden önemle istenen görevdir. Allah’ın bilinmesi üç şeyi içerir:

1) Allah’ın Rab olarak bilinmesi: Allah’ın her şeyin Rabbi, meliki, yaratıcısı, rızık vericisi, işlerini idare eden olduğuna, bunlardan herhangi birinde ortağı olmadığına kesin inanmaktır. Yaratma, rızık verme, işleri idare etme, diriltme ve öldürme gibi fiilleri Allah’tan başka hiç kimse yapamaz. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Allah her şeyin yaratıcısıdır.” Zümer 62 “De ki, sizi gökten ve yerden kim rızıklandırır. Kulaklara ve gözlere kim sahip olur. Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkartır. (Her türlü) işi kim idare eder? Diyecekler ki, Allah. De ki; sakınmaz mısınız, Allah sizin Rabbinizdir. Haktan sonra sapıklıkta başka ne var, nasıl döndürülüyorsunuz?” Yunus 31, 32 Diriltme öldürme ve benzeri fiillerde Allah’ın ölü veya yaşayan kimselerden ortağı olduğuna inanan bir kimse, Müslüman âlimlerin icması ile kâfirdir.

2) Allah’ın İlah olarak bilinmesi: Bütün nevileri ile ibadet edilmeye sadece Allah’ın layık olduğuna iman etmektir. Namaz, dua, itaat, sevgi, tevekkül, kurban, adak ve benzeri ibadetlerin birçok nevileri vardır.

İbadet: Gizli veya açık söz ve fiillerden Allah’ın sevip razı olduğu her şey için toplayıcı bir isimdir.

İbadetin hakikati: Sevgi ile birlikte boyun eğmenin kemalidir. Şeyhülislam İbni Teymiye (Rahmetullahi Aleyh) ibadeti, “İbadet: Rasullerin dili üzere Allah’ın emrettiği şeylere uyarak Allah’a itaat etmektir.” diye tarif etmiştir.

Herkim bu ibadetlerden birini Allah’ın gayrına sarf ederse o kimse Allah’a şirk koşmuştur. Bu tür şirke, bazı cahillerin, kabirlerin etrafını dolaşıp oraları tavaf etmeleri, kabirlerde yatanların fayda ve zarar verebileceğine, Allah katında şefaat edebileceğine inanmaları örnek verilebilir. Kuşkusuz bu fiiller, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sahabiler ve Müslümanların imamlarından hiç kimsenin yapmadığı büyük şirk ve bid’atlerdendir. Bu sarf etmede, Allah’a karşı edepsizlik vardır ve Allah’ın “Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin duasını kabul ederim.” Bakara 186 Buyruğunun hükmüne göre kulun doğrudan Allah’a dua etmesi farzdır.

3) Allah’ın isim ve sıfatlarıyla bilinmesi: Allah’ın kendi nefsi için ve Rasulullah’ın Allah için ispat ettiği isim ve sıfatları benzetme yapmadan, niceliğini araştırmadan, manasını bozmadan, hükmünü iptal ve tevil etmeden ispat etmektir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O işitici ve görücüdür.” Şura 11 Allah, kendi zıddı olan her şeye benzemekten münezzehtir:

“Allah onların (müşriklerin) sıfatladıkları şeylerden münezzehtir.” Saffat 159 Allah’ın hiçbir şeyin denk olamayacağı mutlak kemali vardır:

“De ki, O Allah birdir.” İhlâs 1 Allah birdir Onun ortağı yoktur: “Allah sameddir.” İhlâs 2

İbni Abbas (Radiyallahu Anh) “Allah sameddir.” Ayetini tefsir ederken:

“O, efendiliğinde kâmil olan bir Seyyid; azametinde kâmil olan bir Azim; hikmetinde kâmil olan bir Hâkim; hilminde kâmil olan bir Halimdir...” demiştir. Allah’ın bu isim ve sıfatları, Ona herhangi bir şeyin ortak ve benzer olmasını nefyediyor, en güzel isimlerin ve en yüce sıfatların tamamının Allah için sabit olduğunu ispat ediyor.

“O, doğurmamıştır, doğrulmamıştır.” İhlas 3 Ayet, Onun bir şeyden meydana gelmesinden ve O’ndan da bir şeyin meydana gelmesinden münezzeh olduğuna delalet etmektedir.

Bir hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Rabbimiz, her gece dünya semasına iner…”

Buhari 1145

Bu hadiste, Allah’ın niceliğini bilmediğimiz, celal ve azametine yakışır bir şekilde nüzul sıfatının ispatı vardır. Başka bir hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Allah mü’min kulu tevbe ettiği vakit çok sevinir.”

Müslim 2675/1

Bu hadiste ise Allah’ın sevinme sıfatına, onun sabitliğine bir işaret vardır. Sevinme sıfatı, fiili sıfattır ve Allah’ın dilemesine tabidir.

Bir başka hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Allah şu iki adama güler…”

Buhari 2670

Bu hadiste de Allah’ın celaline ve azametine yakışır bir şekilde yaratılmışların gülmesine benzemeksizin gülme sıfatının ispatı vardır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“En güzel isimler Allah’ındır. O isimlerle Allah’a dua edin. O’nun isimleri hakkında sapıtanları bırakın, onlar yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.” Araf 180 Bu ayette Allah’tan güzel isimleri ile kendine dua edilmesine emir vardır. O isimlerde mutlak kemal ve azamet vardır, örneğin:

Alîm: O’nun her şey de kuşatıcı mutlak ilmi vardır. O’nun ilminden ne yerde ne de gökte zerre miktarı bir şey çıkamaz.

Kadîr: Hiçbir şeyin acizliğe düşüremeyeceği kudreti üzere delalet eder.

Azîz: İzzet, güç yetirmedeki galiplik, kahır ve yüceliği kast etmektedir.

Zu’l-Celal: Celal ve azamet sahibidir ki, O’ndan daha güzel olan ve Ondan daha büyük olan bir varlık yoktur.

Kayyum: O, kendi zatı ile ayakta durandır. Onun dışındaki varlıklar, O’na muhtaçtır ve Onun zatı ile ayakta dururlar.

Bunların dışında Allah’ın onlarla dua edilmesini istediği diğer isimleri de vardır. Bu isimlerin manasını tahrif edenler, onların hakikatini bıraktılar ve aşağıdaki yollara gittiler:

Temsil: Yaratanı yaratılmışa benzettiler.

Tekyif: Sıfatın niceliğini araştırıp bir şeye benzettiler.

Tahrif: Kelimeyi delalet ettiği mananın zıddına tefsir ettiler.

Ta’til: İnkâr edip sıfatı asli olarak inkar ettiler.

İnsanlar bunlara düştükleri vakit derin bir sapıklığa duçar oldular, hiziplere gruplara ayrıldılar.

B) İslam’ı Delillerle Bilmek

Ey Allah’ın kulu, ibadetlerini nasıl eda edeceğini, onların gerekleri, şartları ve noksanlarının neler olduğunu anlayıp öğrenmen için onların delillerini bilmek senden şerî bir taleptir. Allah-u Teâlâ’nın: “Şüphesiz ki, Allah katında din İslam’dır.” Âl-i İmran 19 buyurduğu için İslam Allah’ın dinidir.

Allah’ın dini: Tevhitle Allah’a teslim olmak, itaatle bağlanmak, şirk ve ehlinden uzaklaşmaktır. Allah’ın dini üç mertebe üzeredir:

(a) İslam,

(b) İman,

(c) İhsan.

Biz bu üç mertebeyi gerekli açıklamalarla ele alacağız.