Namazda Selamdan Sonra Yapılan Zikirler

Tesbihatlar Sağ Elin Parmak Uçlarıyla ve Parmak Buğumu İle Yapılır!

عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرٍو، قاَلَ؛ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَعْقِدُ التَّسْبِيحَ بِيَدِهِ

1) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i tespihi elinin parmakları ile akdettiğini gördüm.”

Ebu Davud 1502, Tirmizi 3634, 3715

يُسَيْرَة وَكَانَتْ مِنَ الْمُهَاجِرَاتِ قَالَتْ، قَالَ؛ لَنَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، عَلَيْكُنَّ بِالتَّسْبِيحِ، وَالتَّهْلِيلِ، وَالتَّقْدِيسِ، وَاعْقِدْنَ بِالْأَنَامِلِ فَإِنَّهُنَّ مَسْئُولَاتٍ مُسْتَنْطَقَاتٍ، وَلَا تَغْفُلْنَ فَتَنْسَيْنَ الرَّحْمَةَ

2) Muhacirlerden olan Yuseyre (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize şöyle emretti:

Size gerekli olan, Tesbih, Tehlil ve Takdis’dir, (yani bu tesbihatları elden bırakmayınız!) Ve bunları parmak uçlarıyla (veya parmak boğumuyla) çekiniz! Kuşkusuz ki parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacaktır! Rahmeti unutarak gaflette olmayın!”

Not: Tesbih; “Subhanallah,” demektir. Tehlil; “La İlahe İllallah,” demektir. Takdis; “Subhane’l-Meliki’l-Kuddus” veya “Subbuhun, Kuddusun, Rabbu’l-Melaiketi Ve’r-Ruh,” demektir.

Tirmizi 3815, Ebu Davud 1501

3) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:

“Biz, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namazının bittiğini, tekbir sesinden anlardık.”

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: “Allah, en büyüktür.”

Buhari 827, Müslim 583/120, Ebu Davud 1002, 1003, Nesei 1334, Ebu Avane 2/243, Tabarani Mucemu’l-Kebir 12200, Beyhaki 2/184, Begavi 712, Abdurrezzak 3225, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/367

4) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazdan çıktığı zaman üç kere şöyle derdi:

أَسْتَغْفِرُ اللهَ

Duanın Manası: “Allah’ım! Bağışlanma dilerim.”

Müslim 591/135, İbni Mace 928, Ebu Avane 2/242, Ebu Davud 1513, Nesei 1336, Tirmizi 297, Darimi 1/311, İbni Huzeyme 737, 738, Beyhaki 2/183, Begavi 714, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/275, 279

5) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazdan çıktığı zaman şöyle derdi:

اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّـلاَمُ، وَمِنْكَ السَّـلاَمُ، تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَـلاَلِ، وَالْإِكْرَامِ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Sen esenliksin selamsın, esenlik Senden gelir. Celal ve ikram sahibi Sen ne yücesin.”

İbni Mace 924, 928, Müslim 591/135, Ebu Avane 2/242, Ebu Davud 1513, Nesei 1336, Tirmizi 300, Darimi 1/311, İbni Huzeyme 737, 738, Beyhaki 2/183, Begavi 714, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/275, 279

6) Muğire bin Şube, Muaviye’ye şöyle yazdı:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı bitirip selam verdiği zaman şöyle derdi:

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، اللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلاَمُعْطِيَ لِمَـا مَنَعْتَ، وَلاَيَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. O, her şeye gücü yetendir. Allah’ım! Senin verdiğine mani olacak, Senin mani olduğuna da verecek hiç kimse yoktur. Makam sahibinin sahip olduğu şeyler, Senin yanında kendisine hiçbir fayda vermez.”

Müslim 593/137, Buhari 6265, Ebu Avane 2/244, Ebu Davud 1505, Nesei 3/71, İbni Huzeyme 742, Abdurrezzak 4224, Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/925, Beyhaki 2/185, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/250

7) Abdullah bin Zubeyr (Radiyallahu Anh) her namazda selam verdikten sonra şöyle dua ederdi:

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَـمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ لاَحَوْلَ، وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَلاَ نَعْبُدُ إِلاَّ إِيَّاهُ، لَهُ النِّعْمَةُ، وَلَهُ الْفَضْلُ، وَلَهُ الثَّنَآءُ الْحَسَنُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ، وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

Abdullah bin Zubeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her namazdan sonra bu lafızlarla tespih ederdi.”

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. O, her şeye gücü yetendir. Güç ve kuvvet ancak Allah’tandır. Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O’ndan başkasına asla ibadet etmeyiz. Nimet ve fazilet O’nundur. Bütün güzel övgüler O’nadır. Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Kafirler hoşlanmasa da dini yalnızca O’na has kılarız.”

Müslim 594/139, Ebu Avane 2/245, 246, Ebu Davud 1507, Nesei 3/70, İbni Huzeyme 741, İbni Hibban 2008, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/4

8) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elimi tuttu ve şöyle buyurdu:

−“Ya Muaz! Vallahi kuşkusuz ki ben seni seviyorum! Vallahi kuşkusuz ki ben seni seviyorum!”

Sonra da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Ya Muaz! Her namazın ardından, şöyle demeni sana tavsiye ediyorum…”

اللَّهُمَّ أَعِنِّي عَلَى ذِكْرِكَ، وَشُكْرِكَ، وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Seni zikretmeye, Sana şükretmeye ve Sana güzel ibadet etmeye karşı bana yardım et.”

Ebu Davud 1522, Nesei 1302, İbni Huzeyme 751, İbni Hibban 2020, Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/110, Hakim 1010, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/245, Buhari Edebu’l-Müfred 690

9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Her namazın arkasında kim otuz üç kere; ‘Subhanallah’ der Allah’ı tesbih eder, ‘Elhamdulillah’ der otuz üç kere Allah’a hamd eder, ‘Allah-u Ekber’ der otuz üç kere Allah’ı tekbir eder ve bunlar doksan dokuz olur. Bunun akabinde ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh Lehul Mulku Velehul Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ der bununla tespihi yüze tamamlarsa, o kulun günahları denizin köpüğü kadar çok olsa da hepsi bağışlanır!”

Otuz üç kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Otuz üç kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: Hamd, Allah’a mahsustur.”

Otuz üç kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: Allah en büyüktür.”

Yüzüncüsün de:

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Duanın Manası: Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”

Müslim 597/146, Ebu Avane 2/270, Beyhaki 2/187, Ahmed bin Hanbel Müsned 8842, 10271

10) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

İki haslet veya iki hal vardır ki, Müslüman bir kul bunları muhafaza ederse behemehal cennete girer. O iki şey kolaydır ama onlarla amel eden azdır! Her namazın ardında, on kere; ‘Subhanallah,’ on kere; ‘Elhamdulillah’ ve on kere de; ‘Allah-u Ekber’ der. Bunlar yüz elli defa söylenmiş olur. Mizanda ise bin beşyüzdür...”

Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bunları (sağ) eli ile sayarken gördüm.

Sahabeler:

−Ey Allah’ın Rasulü! Bunlar kolay olduğu halde yapanlar neden az oluyor? diye sordular.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“…Sizden biriniz namaz kılarken şeytan ona gelir, bunları söylemeden önce ona bir ihtiyacını hatırlatır. O da namazı bitirir bitirmez hemen ihtiyaçlarının peşinden gider de yapamaz!”

On kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

On kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: Hamd, Allah’a mahsustur.”

On kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: Allah en büyüktür.”

Ebu Davud 5065, Tirmizi 3633, Nesei 3/74, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/205, Buhari Edebu’l-Müfred 1216, İbni Hibban, Tergib ve Terhib 2/21, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2664

11) Kab bin Ucre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Muakkibat (namazın arkasından söylenen güzel sözler) var ya onları söyleyen veya yapan hiç bir zaman eli boş veya ziyanda olmaz! Her farz namazın ardından otuz üç kere Subhanallah’ otuz üç kere ‘Elhamdulillah’ Otuz dört kere; ‘Allah-u Ekber dersiniz!”

Otuz üç kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Otuz üç kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: Hamd, Allah’a mahsustur.”

Otuz dört kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: Allah en büyüktür.”

Müslim 596/144, Tirmizi 3635, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 102

12) Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Sahabelere her namazın bitiminde otuz üç defa ‘Subhanallah’ otuz üç defa ‘Elhamdulillah’ otuz dört defa da ‘Allah-u Ekber’ demeleri emredilmişti. Ensardan bir adam rüyasında:

−‘Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), size her namazın bitiminde otuz üç defa ‘Subhanallah’ otuz üç defa ‘Elhamdulillah’ otuz dört defa da ‘Allah-u Ekber’ demenizi emretti değil mi?’ denildi.

Adam da:

−‘Evet,’ deyince; karşısındaki:

−‘Öyleyse onları yirmi beşe indirin de ‘La İlahe İllallah’ demeyi de ilave edin!’ dedi.

Sabah olur olmaz bu kimse durumu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlattı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Öylece yapınız!”

Nesei 1333, Ahmed bin Hanbel Müsned 20617, Hakim 883, Beyhaki Delail 8/54, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 101

13) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir adama rüyasında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), size neyi emretti diye sorulmuştu da, O da:

−‘Otuz üç defa ‘Subhanallah’ otuz üç defa ‘Elhamdulillah’ otuz dört defa da ‘Allah-u Ekber,’ dememizi emretti. Böylece tesbihlerin sayısı yüz olmaktadır, diye cevap vermiş.’

Bunun üzerine adam:

−‘Yirmi beş defa “Subhanallah” yirmi beş defa “Elhamdulillah” yirmi beş defa “Allah-u Ekber” deyin, yirmi beş defa da “La İlahe İllallah” deyin, böylece yüz olsun! demiş.’

Sabah olunca adam durumu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e aktarmış. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş:

“Ensari’nin dediği gibi yapınız!”

Yirmi beş kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yirmi beş kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: Hamd, Allah’a mahsustur.”

Yirmi beş kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: Allah en büyüktür.”

Yirmi beş kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Nesei 1334

14) Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, farz namazların arkasından Ayete’l-Kürsi’yi okursa, onunla cennete girmesi arasında engel, sadece ölümdür!”

اللهُ لآ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

İbni Sünni 124, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle 100, Albânî Sahihu’l-Cami’ 5/339, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 972

15) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her namazın sonunda Muavvezat:

İhlas, Felak ve Nas Surelerini okumamı emretti!”

Ebu Davud 1523, Nesei 1335, Tirmizi 2903, İbni Sünni 122

Sabah Namazından Sonra Allah-u Teâlâ’yı Zikretmenin Faziletleri

16) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, sabah namazını cemaat ile kılar sonra güneş doğuncaya kadar oturup Allah’ı zikrederse, sonra da iki rekat namaz kılarsa, ona hac ve umre sevabı gibi sevap verilir.”

Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Tam bir hac ve umre sevabı verilir. Tam bir hac ve umre sevabı verilir. Tam bir hac ve umre sevabı verilir.”

Taberani Mucemu’l-Evsad, Tergib ve Terhib 1/434, 437, Albânî Sahîhu’l-Câmi’ 6222

17) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sabah namazından güneş doğana kadar Allah-u Teâlâ’yı zikreden bir toplulukla oturmam, İsmail aleyhissellam’ın çocuklarından dört kişiyi azad etmemden bana daha sevimlidir. İkindi namazından güneş batana kadar Allah’ı zikreden bir toplulukla oturmam, dört kişiyi azad etmemden bana daha sevimlidir.”

Ebu Davud 3667

Sabah Namazından Sonra Yapılan Zikirler

18) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

Herkim, sabah namazından sonra yüz kere ‘Subhanallah’ yüz kere ‘La İlahe İllallahderse, o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar bile çok olsa affedilir!”

Yüz kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yüz kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Sahih Nesei 1355

19) Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kılıp selam verdiği zaman şöyle derdi:

اللَّهُـمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِـعًا، وَرِزْقًا طَـيِّـبًا، وَعَمَلاً مُـتَـقَــبَّلاً

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben Senden, faydalı bir ilim, temiz bir rızık ve kabul olunan bir amel istiyorum.”

İbni Mace 925

20) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına (dua) öğretir ve şöyle buyururdu:

“Sizden biri sabahladığında şöyle desin:

اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ الْمَصِيرَ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Biz, Seninle sabaha ulaştık. Ve biz yine Seninle akşama ulaştık. Ve biz Seninle yaşarız. Ve biz yine Seninle ölürüz. Ve dönüş, Sanadır.”

“Sizden biri akşamladığında da şöyle desin:

اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ النُّشُورُ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Biz, Seninle akşama ulaştık. Ve biz yine Seninle sabaha ulaştık. Ve biz Seninle yaşarız. Ve biz yine Seninle ölürüz. Ve ölümden sonra kalkış, Sanadır.”

Tirmizi 3613, İbni Mace 3868, Ebu Davud 5068

21) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam olunca şöyle dua ederdi:

أَمْسَيْنَا، وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لآ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْكَسَلِ، وَمِنْ سُوءِ الْكِبَرِ أَوْالْكُفْرِ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ، وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ

“Akşama eriştik. Allah’a ait mülk de akşama erişti. Allah’a hamd olsun Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur O tekdir ve ortağı yoktur. Mülk O’nundur hamd da O’na mahsusdur. O herşeye kadirdir. Ey Rabbim! Senden bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin hayrını istiyorum ve bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin şerrinden de Sana sığınırım. Ey Rabbim! Tembellikten, ihtiyarlığın kötülüğünden yahut ta küfrün kötülüğünden Sana sığınırım. Ey Rabbim! Cehennem azabından ve kabir azabından Sana sığınırım.”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah olunca da şöyle dua ederdi:

أَصْبَحْنَا، وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لآ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْكَسَلِ، وَمِنْ سُوءِ الْكِبَرِ أَوْالْكُفْرِ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ، وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ

“Sabaha eriştik. Allah’a ait mülk de sabaha eriştik. Allah’a hamd olsun Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur O tekdir ve ortağı yoktur. Mülk O’nundur hamd da O’na mahsusdur. O herşeye kadirdir. Ey Rabbim! Senden bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin hayrını istiyorum ve bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin şerrinden de Sana sığınırım. Ey Rabbim! Tembellikten, ihtiyarlığın kötülüğünden yahut ta küfrün kötülüğünden Sana sığınırım. Ey Rabbim! Cehennem azabından ve kabir azabından Sana sığınırım.”

Ebu Davud 5071, Müslim 2723/74, Tirmizi 3612

22) Cübeyr bin Mut’im (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Ben, Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’yı şöyle derken işittim:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam ve sabah vakitlerine eriştiği zaman şu duaları okumayı asla terk etmezdi:

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ، وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا، وَالآخِرَةِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ، وَالْعَافِيَةَ فِي دِينِي وَدُنْيَايَ، وَأَهْلِي، وَمَالِي، اللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي، وَآمِنْ رَوْعَاتِي اللَّهُمَّ احْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ، وَمِنْ خَلْفِي، وَعَنْ يَمِينِي، وَعَنْ شِمَالِي، وَمِنْ فَوْقِي، وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben Senden dünya ve ahirette af ve afiyet istiyorum. Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben Senden dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve afiyet istiyorum. Ey Allah’ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl. Ey Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan solumdan ve üstümden (gelecek belalara karşı) koru. Ve altımdan yere batırılarak helak olmaktan Senin azametine sığınıyorum.”

Ebu Davud 5074, İbni Mace 3871, Nesei, Hakim, Tergib ve Terhib 2/82

23) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ey Allah’ın Rasulü! Sabahladığım ve akşamladığım zaman okuyacağım kelimeleri bana emret, dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Sabahladığın, akşamladığın ve yatağa yattığın zaman şunları oku:

اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ، عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ، وَمَلِيكِهِ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَشَرِّ الشَّيْطَانِ، وَشِرْكِهِ، وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءًا، أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ

−“Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Gizliyi ve açığı bilen! Her şeyin Rabbi ve meliki olan Allah’ım! Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiç bir ilah olmadığına şahidlik ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve şirkinden Sana sığınırım. Nefsime kötülük etmekten veya o kötülüğü bir Müslümana çekmekten de Sana sığınırım.

Ebu Davud 5067, Tirmizi 3760

24) Abdullah bin Abdurrahman bin Ebza babasından (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabahladığı ve akşamladığı zaman şöyle derdi:

أَصْبَحْنَا عَلَى فِطْرَةِ الْإِسْلاَمِ، وَعَلَى كَلِمَةِ الْإِخْلاَصِ، وَعَلَى دِينِ نَبِيِّنـَا مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَعَلَى مِلَّةِ أَبِينَا إِبْرَاهِيمَ، حَنِيفًا مُسْلِمًا، وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

Duanın Manası: “İslam fıtratı, ihlas kelimesi ve Nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in dini üzere ve asla müşriklerden olmayan hanif ve Müslüman olan, babamız İbrahim’in milleti üzere sabaha eriştik.”

Not: “Duadaki ihlas kelimesi; La İlahe İllallah demektir.

Ahmed bin Hanbel Müsned 3/406, 407, İbni Sünni, Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle 34, Albani Sahihu’l-Cami’ 4674

25) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kızı Fatıma (Radiyallahu Anhuma)’ya şöyle dedi:

“Benden işittiğin ve sana tavsiye ettiğim, şu duayı sabah ve akşam okumaktan sana mani olan şey nedir?”

يَاحَيُّ يَا قَيوُّمُ! بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ، أَصْلِحْ لِى شَأْنِي كُلَّهُ، وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ

Duanın Manası: “Ya Hayy! Ya Kayyum! Senin rahmetinle yardım istiyorum. Bütün işlerimi düzelt ve beni göz açıp kapayınca kadar bile olsa nefsime bırakma.”

Hakim Müstedrek 1/730, 1875, 2000, Ebu Ya’lâ 914, Bezzar, Nesei, Tergib ve Terhib 2/87, Albânî Sahihu’l-Cami’ 4777

Günde Bir Kere Yapılacak Zikirler

26) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim bana bir kez salât ederse, Allah ona on kez salât eder ve onun on günahını bağışlar ve on derece onu yükseltir.”

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! İbrahim ve İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed ve Muhammed’in ailesini de salât et. Şüphesiz ki Sen çok övülensin, şeref sahibisin. Ey Allah’ım! İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini de mübarek kıl. Şüphesiz ki Sen çok övülensin, şeref sahibisin.”

Salât Kelimesi: Dua anlamındadır. Allah-u Teâlâ’nın kuluna salâvatta bulunması; ona rahmet ve mağfiret etmesi demektir. Meleklerin insana salâvatta bulunması; meleklerin onun için istiğfarda bulunmaları demektir. İnsanın insana salâvatta bulunması ise; ona dua etmesi demektir.

Albani Sahihu’l-Cami 6359, Buhari Edebü’l-Müfred 643

27) Şeddat bin Evs (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İstiğfarın efendisi şudur.

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إلَهَ إلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي، وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ، وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فاَغْفِرْلِي فإنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ

Herkim bu duayı yakinen iman ederek gündüz söyler de, akşamlamadan önce ölürse o kimse, cennet ehlindendir. Kim de bunu gece yakinen iman ederek söyler de, sabah olmadan önce ölürse o kimse, cennet ehlindendir.”

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücümün yettiği şeylerde Sana verdiğim ahdin ve vaâdin üzereyim. Yaptığım şeylerin şerrinden Sana sığınırım. Senin benim üzerindeki nimetini itiraf ediyorum ve günahlarımı da itiraf ediyorum. Öyleyse beni bağışla. Kuşkusuz ki günahları ancak Sen bağışlarsın.”

Buhari 6244, Ebu Davud 5070, Tirmizi 3615, İbni Mace 3872, Nesei, Ahmed bin Hanbel Müsned, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 2/70

28) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ، وَبِحَمْدِهِ

“Kim, ‘Subhanallahi ve Bihamdihi’ derse, ona cennette bir hurma ağacı dikilir.”

Duanın Manası: “Allah’a hamdederek O’nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Bezzar, Tergib ve Terhib 3/381

29) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ، وَبِحَمْدِهِ

“Kim, ‘Subhanallahi’l-Azimi ve Bihamdihi’ derse, ona cennette bir hurma ağacı dikilir.”

Duanın Manası: “Azim olan Rabbimi hamdi ile tesbih ederim.”

Tirmizi 3693, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 3/381

30) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ağaç dikiyordum, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana uğradı ve şöyle buyurdu:

−“Ey Ebu Hureyre! Ne dikiyorsun?”

Bende:

−Kendim için ağaç dikiyorum, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Sana bundan daha hayırlı bir ağaç dikmeyi bildireyim mi?

Bende:

−Bilakis, Ey Allah’ın! Rasulu bildir, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، وَلآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ

Subhanallahi Ve’l-Hamdu Lillahi Ve La İlahe İllallahu Vallahu Ekber, de. Bunların her birinden dolayı senin için cennette bir ağacı dikilir.”

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd, Allah içindir. Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! ve Allah, en büyüktür.

İbni Mace 3807, Hakim 1887, Tergib ve Terhib 3/386

31) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Yer yüzünde hiçbir kimse yoktur ki şöyle derse, o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar bile çok olsa bu söz, kefaret olur! (Yani hataları bağışlanır.)

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلاَحَوْلَ، وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Ve Allah en büyültür! Güç ve kuvvet, ancak Allah’ındır.”

Tirmizi 3687

Günde Üç Kere Yapılacak Zikirler

32) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

…Bir gün Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitabette bulunarak şöyle buyurdu:

Ey insanlar! Bu şirkten sakının! Kuşkusuz ki bu, (şirk) karıncanın hareketinden daha gizlidir!

Bunun üzerine Allah’ın konuşmasını istediği biri, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şöyle dedi:

−Ya Rasulallah! Karıncanın hareketinden daha gizli olan bir şeyden nasıl sakınabiliriz?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Her gün üç kere şöyle deyiniz!”

اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُذُ بِكَ مِنْ أَنْ نُشْرِكَ بِكَ شَيْئًا نَعْلَمُهُ، وَنَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لاَ نَعْلَمُهُ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki biz, bildiğimiz bir şeyi Sana ortak koşmaktan Sana sığınırız ve bilmediğimiz bir şeyden dolayı da Senden bağışlanma dileriz.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 4/403 No: 19835, Taberani, Ebu Ya’la, Tergib ve Terhib 1/95

Günde On Kere Yapılacak Şeyler

33) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, kul huvellahu ahadı (İhlas Suresini) on kere okursa, Allah ona cennette bir ev yapar.”

Albani Sahihu’l-Cami’ 6472

Sabah Bir Kere Yapılacak Zikir

34) Sahabeden olan el-Muneyzir (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Ben İrfikiyye’de iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle dediğini işittim:

Kim, sabahladığı zaman şöyle derse, onun elinden tutup onu cennete girdireceğime kefilim!

رَضِيتُ بِاللهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا

Duanın Manası: “Rabb olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan ve Nebi olarak ta Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den razı oldum.”

Taberani, Tergib ve Terhib 2/78, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 2686

Sabah ve Akşam Bir Kere Yapılacak Şeyler

35) Ubeyy ibni Ka’b (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir hurma harmanı vardı. Hurmalar azalıyordu. Bir gece onları bekledim. Derken birden yeni buluğa girmiş çocuğa benzer bir hayvan (geldi), selam verdim; selamımı aldı. Buna müteakiben ona:

−Sen cin misin, yoksa insan mısın? dedim.

−Cinim, dedi.

−Bana elini uzat dedim. Bana elini uzattı. Eli köpek eli gibi tüyü de köpek tüyü gibiydi!

−Cinler bu şekilde mi yaratılmıştır? dedim.

−Cinler bilir ki, içlerinde benden daha çirkin bir adam vardır! dedi.

−Bana niye geldin? dedim.

−Senin sadaka vermeyi sevdiğin bize ulaştı. Bu nedenle senin hurmalarından nasibimizi almayı geldik, dedi.

−Sizden nasıl kurtuluruz? dedim.

−Kim, Bakara Suresinde ki Ayete’l-Kürsi’yi akşam okursa, sabaha kadar bizden korunur. Kim de bu ayeti sabahleyin okursa akşama kadar bizden korunur, dedi.

Sabah olunca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına geldim ve bu olayı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlattım.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Habis doğru söylemiş.”

Nesei, Taberani, İbni Hibban, Tergib ve Terhib 2/87

Sabah ve Akşam Üç Kere Yapılacak Dualar

36) Muaz bin Abdullah’ın babası Hubeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

…Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Akşam ve sabah üç kere İhlas Suresini ve Muavvezeteyni, (yani) Felak ve Nas Surelerini oku! (Çünkü) Her şeyden sana yeter!”

Ebu Davud 5082, Tirmizi 3624, Albani Sahihu’l-Cami 4406

37) Osman bin Affan (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle diyordu:

بِسْمِ اللهِ الَّذِي لاَيَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ، وَلاَ فِي السَّمَآءِ، وَهُوَالسَّمِيعُ الْعَلِيمُ

“Her günün sabahında ve her gecenin akşamında üç kere, Allah’ın ismiyle ki O’nun ismi ile beraber, yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez! O İşitici ve bilicidir, diyen hiçbir kul yoktur ki ona her hangi bir şey zarar vermez!..”

İbni Mace 3869, Ebu Davud 5088, Tirmizi 3610, Ahmed bin Hanbel Müsned, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 2/74

38) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Mü’minlerin annesi Cüveyriye binti’l-Haris (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir gün sabah namazını kıldığı sırada, Cuveyriye namaz kıldığı yerde tesbihat yapıyor iken, Cuveyriye’nin yanından dışarı çıktı. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuşluk vakti olunca geri döndü. Cüveyriye’yi namaz kıldığı yerde (hala) oturuyor idi ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle dedi:

–“Sen, yanından ayrıldığım zamanda ki hal üzere mi devam ediyorsun?”

Cüveyriye de:

–Evet, cevabını verdi.

Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’a yemin olsun ki ben senden sonra şu dört kelimeyi, üç kere söyledim ki eğer bu kelimeler senin bu günden beri söylemiş olduğun kelimelerle tartılsaydı, benim söylediklerim, senin söylediklerini tartardı.” (Yani ağıl gelirdi. O kelimeler şunlardır.)

سُبْحَانَ اللهِ، وَبِحَمْدِهِ، عَدَدَ خَلْقِهِ، وَرِضَا نَفْسِهِ، وَزِنَةَ عَرْشِهِ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ

Duanın Manası: “Yarattıklarının sayısınca, kendisinin razı olacağı kadar, arşının ağırlığı ve kelimelerinin çokluğunca hamdederek Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Not: Bu dua şu şekilde de gelmiştir:

سُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ خَلْقِهِ، سُبْحَانَ اللهِ رِضَا نَفْسِهِ، سُبْحَانَ اللهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ

Duanın Manası: “Yarattıklarının sayısınca Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Kendisinin razı olacağı kadar Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Arşının ağırlığınca Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Kelimelerinin çokluğunca Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Müslim 2726/79, Albânî Sahihu’l-Kelimetu’t-Tayyib 12

39) Abdurrahman, babası Ebu Bekre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Ey babacığım! Kuşkusuz ki ben, her sabah seni:

اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي، اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي، اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي، لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ، وَالْفَقْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ

Ey Allah’ım! Bedenime afiyet ver. Ey Allah’ım! Kulağıma afiyet ver. Ey Allah’ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka hak olarak ibadete layık hiçbir ilah yoktur! Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben kabir azabından Sana sığınırım. Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur,’ diye dua ederken duyuyorum. Bu duayı sabahleyin ve akşamleyin üçer kere okuyorsun. Bunun hikmeti nedir?

Babam şöyle dedi:

−Kuşkusuz ki ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bunlarla dua ettiğini işittim. Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünneti ile sünnetlenmek istiyorum.”

Ebu Davud 5090, Ahmed bin Hanbel Müsned, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle, Buhari Edebu’l-Müfred

Sabah ve Akşam On Kere Yapılacak Dualar

40) Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

“Herkim, sabahladığı vakit, on kere, ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh, Lehu’l-Mülkü Ve Lehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ ederse, İsmail aleyhissellam’ın çocuklarından dört kimseyi hürriyetine kavuşturmuş gibi olur ve onun için on iyilik yazılır ve ondan on günah silinir ve onun on derecesi yükseltilir. O gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Eğer bu duayı akşamladığı vakit söylerse sabaha kadar onun için gündüz verilen şeylerin aynısı verilir. Sabaha kadar şeytanla arasında perde olur.” (Yani şeytanın şerrinden emin olur.)

Not: “Bu dua, Ebu Davud ve İbni Mace’de geldiği gibi bir kere de yapılabilir.

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”

Müslim 2693/30, Ebu Davud 5077, İbni Mace 3867, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle, Taberani Mucemu’l-Kebir 4015, Tergib ve Terhib 3/374

41) Abdurrahman bin Gunm (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sabah ve akşam namazlarını kılınca kalkıp gitmeden ve oturuşunu bozmadan önce on defa:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، يُحْيِي، وَيُمِيتُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ قَدِيرٌ

Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur, mülk O’na aittir, hamd O’nadır, hayır O’nun elindedir. O hayat verir ve öldürür, O her şeye güç yetirendir, derse Allah onlardan her birine karşılık on sevap verir, on günahı siler, mertebesini on derece artırır. Bu sözler onun için mekruh (çirkin) her şeyden ve kovulmuş şeytandan bir koruyucu olur. Şirk dışında ona ulaşan bir günahtan sorulmaz! Kendisinden daha fazla söyleyerek onu geçen kişi dışında amelce insanların en faziletlisi olur.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 4/227 No: 18153, Tergib ve Terhib 1/446

Günde Yüz Kere Yapılacak Dualar

42) Ümmü Hani (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Bir gün, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana uğradı. Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ya Rasulallah! Andolsun ki benim yaşım ilerledi ve zayıfladım. Bana otururken yapabileceğim bir amel emret, dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Yüz kere ‘Subhanallah’ de. Kuşkusuz ki bu, İsmail aleyhissellam’ın çocuklarından yüz köleyi hürriyetine kavuşturmana denktir.

−Yüz kere ‘Elhamdulillah’ de. Kuşkusuz ki bu, Allah’ın yolunda cihad için gemi, eğeri ve yükü ile hazırlayacağın yüz ata denktir.

−Yüz kere ‘Allah-u Ekber’ de. Kuşkusuz ki bu, senin için kabul olunmuş yüz kurbanlık deveye denktir.

−Yüz kere ‘La İlahe İllallah’ de. Kuşkusuz ki bu, gökle yer arasını doldurur. O gün senin amelinden daha faziletli olarak, hiçbir kimsenin ameli göğe yükseltilmez! Ancak senin getirdiğin şeyi getirmesi hariç.

Yüz kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yüz kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: Hamd, Allah’a mahsustur.”

Yüz kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: Allah en büyüktür.”

Yüz kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Ahmed bin Hanbel Müsned, Taberani Mucemu’l-Evsad, Hakim Müsdetrek, Beyhaki, Nesei, Tergib ve Terhib 3/389

43) Mus’ab bin Sa’d’ın babası Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bizler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden herhangi biri her gün bin sevap kazanmaktan aciz olur mu?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in meclisinde oturanlardan birisi:

−Bizden biri nasıl bin sevap kazanır? diye sordu.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ

−“Yüz kere Subhanallah diye tesbih ederse, onun lehine bin sevap yazılır veya ondan bin günahı silinir.”

Duanın Manası: “Allah’ı tesbih ederim.”

Müslim 2698/37, Tirmizi 3692

44) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ، وَبِحَمْدِهِ

“…Kim, günde yüz kere, ‘Subhanallahi ve Bihamdihi’ derse, o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar bile çok olsa dökülür.”

Duanın Manası: “Allah’a hamdederek O’nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Buhari 14/6343, Müslim 2691/28, Tirmizi 3698

45) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

“Herkim, günde yüz kere, ‘La İlahe İllallah’ ederse bu kimse on köleyi hürriyetine kavuşturmuş olur ve ona yüz iyilik sevabı yazılır ve yüz günahı bağışlanır. O gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Ve bu duayı kendisinden daha çok tekrar edenden başka hiç kimse ondan daha değerli bir amel işlemiş olamaz!

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Tirmizi 3697

46) Ebu Burde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ben, el-Eğarra (Radiyallahu Anh)’dan işittim. Bu zat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabındandır. Kendisi Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ile konuşuyordu ve dedi ki:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

أَسْتَغْفِرُ اللهَ، وَأَتُوبُ إِلَيْهِ

“Ey insanlar! Allah’a tevbe edin! Kuşkusuz ki ben günde yüz kere Allah’a tevbe ederim!”

Duanın Manası: “Allah’tan mağfiret diler ve O’na tevbe ederim.”

Müslim 2702/41, 42, Buhari 13/6245

47) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

“Herkim, günde yüz kere, ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh, Lehu’l-Mülkü Ve Lehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ derse bu kimse on köleyi hürriyetine kavuşturmuş olur ve ona yüz iyilik sevabı yazılır ve yüz günahı bağışlanır. O gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Ve bu duayı kendisinden daha çok tekrar edenden başka hiç kimse ondan daha değerli bir amel işlemiş olamaz…”

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”

Buhari 14/6340, Müslim 2691/28, İbni Mace 3867, Tergib ve Terhib 2/73

Akşam Üç Kere Yapılacak Dualar

48) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ

“Herkim, akşamladığı zaman bu duayı üç kere söylerse, o gecenin humması ona zarar veremez.”

Duanın Manası: Allah’ın yarattığı şeylerin şerrinden, Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”

Not: Humma, akrep vb. hayvanların sokmasıyla ortaya çıkan ateş, hararet; zehirin etkisi veya zehirin kendisi demektir.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 2/290, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle 590, İbni Sünni 68, Müslim 2709/55, Tirmizi 3661, İbni Mace 3518

Sabah ve Akşam Yüz Kere Yapılacak Dualar

49) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ، وَبِحَمْدِهِ

“Herkim, sabah ve akşam yüz kere, ‘Subhanallahi’l-Azimi ve Bihamdihi’ derse, onun elde ettiğinin bir benzerini hiç kimse elde edemez ve o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar bile çok olsa affedilir!”

Duanın Manası: “Azim olan Rabbimi hamdi ile tesbih ederim.”

Ebu Davud 5091, Müslim 2692/29, Tirmizi 3693, Ebi’d-Dünya, Hakim, Albani Sahihu’l-Cami’ 6429, Tergib ve Terhib 2/72

50) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘Subhanallah’ derse yüz tane deve veya sığır kesmesinden daha faziletlidir. Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘Elhamdulillah’ derse Allah’ın yolunda yüz atla savaşmasından daha faziletlidir. Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘Allah-u Ekber’ derse yüz köleyi hürriyetine kavuşturmasından daha faziletlidir. Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh, Lehu’l-Mülkü Ve Lehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ derse hiç kimse kıyamet gününde bu amelden daha faziletli bir amel getiremez! Ancak, onun kadar veya daha fazla söyleyen bundan müstesnadır!”

Yüz kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yüz kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: Hamd, Allah’a mahsustur.”

Yüz kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: Allah en büyüktür.”

Yüz kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”

Nesei, Tergib ve Terhib 2/80

51) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sabah namazından sonra yüz defa:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي، وَيُمِيتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ قَدِيرٌ

Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur, mülk O’na aittir, hamd O’nadır, O hayat verir ve öldürür, hayır O’nun elindedir. O her şeye güç yetirendir, derse amel bakımından yeryüzündeki en faziletli kişi o olur! Ta ki başkası onun gibi veya onun dediğinden daha fazla söylerse bu müstesna!

Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 2664