Tilavet Secdesi: Kur’an’da secde ayetlerini okuma secdesi demektir. Diğer bir ifadeyle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Kur’an’da secde ayetlerini okuyup sonra secde ettiği ayetlerde ona ittiba ederek secde etmek demektir.
Secde ayetleri ister namaz içinde okunsun ister namaz dışı normal durumlarda okunsun, onun için secde etmek Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünneti olup mendubtur.
Secde ayeti için secde ederken tekbir getirip Allah-u Ekber denir bir kere secde edilir, secdede tilavet secdesi duası yapılır sonra secdeden kalkılır. Secdeden doğrulurken tekbir getirmek veya selam vermek gibi bir şey yoktur!
İbnu’l-Münzir (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demektedir:
“Tilavet secdesi için tekbir almak hususunda ilim ehli ihtilaf etmiştir. Onlardan bir grup: İster namazın içinde ister namazın dışında olsun secde ayetini okuyan kişi secde etmek için tekbir getirir demektedir. Bu görüş sahabe, tabiin ve imamlardan genelin görüşüdür. İmam Malik ise namazın dışında secde ayetini okuyan kişinin secde ederken tekbir getirmesini zayıf görmektedir.”
Bu hususta İbni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh)’in Zadu’l-Mead’ına bakmakta yarar vardır.
(1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ademoğlu, Kur’an’daki secde ayetini okuyup secde ettiği vakit şeytan ağlayıp uzaklaşır ve şöyle der; Ey helak olası! Ey helakım! Ademoğlu secdeyle emrolundu ve secde etti dolayısıyla cennet onun oldu. Bana gelince ben secde ile emrolundum ve ben secde etmekten imtina ettim, artık ateş benimdir!”
Müslim 81/133, İbni Mace 1052, İbni Huzeyme 549, Begavi 653, İbni Hibban 2759, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/443
Not: Hadiste ifade edilen ‘ben secde ile emrolundum ve ben secde etmekten imtina ettim’ sözü, Bakara suresi 34. ayetten alınmadır:
“Meleklere, Adem’e secde edin demiştik ve hemen secde ettiler. Sadece İblis (secde etmekten) imtina etti, büyüklendi ve kafirlerden oldu!”
Hadiste zikredilen Ademoğlunun secdesi ise namaz manasına olmayan mutlak secdedir, çünkü secde müstakil bir ibadettir. Buna, Sevban (Radiyallahu Anh)’dan rivayet edilen bir hadis delalet eder.
(2) Sevban (Radiyallahu Anh)’a bir kimse gelir ve:
Allah’ın bana fayda vereceği bir hadis tahdis et der. Sevban (Radiyallahu Anh)’da susar cevap vermez! Adam da bu sözünü üç kez tekrar eder. Bunun üzerine Sevban (Radiyallahu Anh)’da şöyle der:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Her hangi bir kul Allah için secde ettiğinde, kuşkusuz ki, Allah o kulu secdesi sebebiyle derecesini yükseltir ve kötülüğünü de giderir.”
Müslim 488/225, Tirmizi 388, İbni Mace 1423, Begavi 3/148
(3) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
Ya Rasulallah! Hac suresi içerisinde iki secde olmakla faziletli kılındı dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
“Evet.”
Not: Bu hadisin; “Evet,” lafzından sonra “…her kim o ayetlerde secde etmezse onları okumasın!” kısmı ise zayıf olduğu için onu hadisin devamına almadık! Albânî Daifu Ebu Davud 1402
Tirmizi 575, Ebu Davud 1402, Darekutni 1/157, Tabarani Mucemu’l-Kebir 17/846, 847, Hakim 1/221, 2/390, Beyhaki 2/317, İbnu’l-Münzir El-Evsad 2849, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/151, 155
(4) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Sâd suresindeki secde kesin kes emrolunan secdelerden değildir! Ancak ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bu surede secde ederken gördüm.”
Buhari 1042, Ebu Davud 1409, Nesei 956, Tirmizi 577, Begavi 766
(5) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Necm suresini okudu ve secde etti. Oradaki toplulukta kimse kalmadı hepsi secde ettiler. Ancak o topluluktan bir adam bir avuç çakıl veya toprak alarak yüzüne doğru yükseltti ve bu kadarı bana yeter dedi. Andolsun ki, ben onun kafir olarak öldüğünü gördüm.”
Buhari 1040, Müslim 576/105, Ebu Davud 1406, Nesei 958, Darimi 1/342, İbni Huzeyme 553, İbni Hibban 2764
(6) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Necm suresinde secde etti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Müslümanlar, müşrikler, cinler ve insanlar hep secde ettiler.”
Buhari 1044, Tirmizi 575, İbni Hibban 2763, Darekutni 1/409, Begavi 763
(7) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber, “İzessemâun Şakkat” ve “İkra Bismi Rabbikellezi Halak” Surelerinde secde ettik.”
İbni Hibban 2767, Müslim 578/109, Ebu Davud 1407, Nesei 966, Tirmizi 573, İbni Mace 1058, Darimi 1/343, Darekutni 1/409, İbni Huzeyme 554, Begavi 764
(8) Ebu Seleme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) bize “İzessemâun Şakkat” suresini okudu ve onda secde etti. Namazdan çıkınca insanlara Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in de bu surede secde ettiğini haber verdi.”
İbni Hibban 2761, Buhari 770, Müslim 578/108, Malik 1/205, Ebu Davud 1408, Nesei 960, İbni Huzeyme 955
Not: Hadis, cemaat halinde namaz kılarken imamın secde ayetini okuması ve secde etmesi halinde cemaatin da onunla beraber secde etmesinin caizliğine delalet etmektedir. Hadis aynı zamanda kişi münferiden namaz kılarken de secde ayetini okuduğunda secde etmesinin meşruluğuna delalet etmektedir.
(9) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kur’an okur ve secde ayetine geldiğinde secde ederdi. Biz de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’le beraber secde ederdik. Hatta bazımız alnını koyacak yer bulamazdı.”
Buhari 1051, Müslim 575/103, Ebu Avane 2//206, Ebu Davud 1412, İbni Huzeyme 557, İbni Hibban 2760, Hakim 1/222, Begavi 768, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/217, Albânî İrvâu'l-Ğalîl Fî Tahrîci Ehâdîsi Menari's-Sebîl 471
Not: Hadis, Kur’an’daki secde ayetini okuyan ve onu dinleyen kimseler üzerine tilavet secdesi yapmasının meşruluğuna delalet etmektedir. Secde ayetini okuyan kişi tilavet secdesi yaptığında onu dinleyen kişi de onunla beraber secde eder. Secde ayetini okuyan kişi secde etmezse onu dinleyen kişi de secde etmez.
Buna, Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh)’ın rivayet ettiği şu hadis delalet eder.
(10) Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e Necm suresini okudum, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onda secde etmedi.”
Buhari 1045, 1072, Müslim 577/106, Ebu Davud 1404, Nesei 2/160, Tirmizi 573
(11) Rebî’a bin Abdullah (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) Cuma günü, minber üzerinde yani hutbe verirken Nahl suresini okudu, secde ayetine gelince, minberden inip secde yaptı! İnsanlar da onunla birlikte secde yaptılar! Ertesi Cuma günü olduğu zaman Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) yine Nahl suresini okudu ve secde ayetine gelince:
Ey insanlar! Kuşkusuz ki, biz secde ayetlerine uğrayıp geçiyoruz. Buna müteakiben kim secde ederse, andolsun ki, isabet etmiştir. Her kim de secde etmezse üzerine bir günah yoktur! dedi. Rebî’a bin Abdullah (Rahmetullahi Aleyh)’da şöyle dedi:
Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) secde etmedi!
Nafi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Kuşkusuz ki, Allah (tilavette) secde etmeyi farz kılmadı! (Secde etmeyi) isteyenimiz müstesna.
Buhari 1/1049, Muvatta 1/206
Namazda şart olanlar tilavet secdesi için şart değildir! Yani abdestli olmak da şart değildir. Zira bu bir namaz değildir! Kişi tek secde edip kalkar. Kıraatın açıktan okunduğu namazlarda imam için ve tek başına namaz kılan kimse içinde secde yapması meşrudur.
İbni Hazm Muhalla 5/156
Not: Tilavet secdesinde abdestli olmama şartı, tilavet secdesini ezberinden okuyan ve tilavet secdesini dinleyen kimse için geçerlidir! Ama Kur’an’ı Kerim’i eline alarak okuyan kişinin mutlaka abdestli olması gerekir!
Tilavet secdesinde tekbir getirmek yani Allah-u Ekber diyeren elleri kaldırmak; ne Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den ne de sahabelerden varid olmamıştır! Tabiinden bazıları ise Allah-u Ekber diyeren elleri kaldırmışlardır.
Temamu’l-Minne 269, Abdurrazzak 3/349
(13) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece, Kur’an’da ki, tilavet secdelerini yaparken tekrar tekrar şöyle dua ederdi:
سَجَدَ، وَجْهِيَ لِلَّذِي خَلَقَهُ، وَشَقَّ سَمْعَهُ، وَبَصَرَهُ بِحَوْلِهِ، وَقُوَّتِهِ، فَتَبَارَكَ اللهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
“Yüzüm, beni yaratan gücü ve kuvveti ile kulak ve gözümü var eden Allah’a secde etti. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir.”
Ebu Davud 1414, Nesei 1128, Tirmizi 577, Hakim 800
(14) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir secde ayetini okudu ve secde etti ve şu duayı okudu:
اللَّهُمَّ اكْتُبْ لِي بِهَا عِنْدَكَ أَجْرًا، وَضَعْ عَنِّي بِهَا وِزْرًا، وَاجْعَلْهَا لِي عِنْدَكَ ذُخْرًا، وَتَقَبَّلْهَا مِنِّي كَمَا تَقَبَّلْتَهَا مِنْ عَبْدِكَ دَاوُدَ
“Ey Allah’ım! Bununla katında benim için bir ecir yaz ve bununla benden bir günahı sil. Bunu benim için katında muhafaza eyle ve kulun Davud’dan kabul ettiğin gibi, benden de bunu kabul eyle.”
Tirmizi 576, 3646
(15) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında idim, bir adam ona geldi ve:
Uyuyan kimsenin gördüğünde olduğu gibi, ben de dün gece kendimi bir ağacın aslına doğru namaz kılar olarak gördüm. Secde ayetini okudum ve secde ettim. Ağaç da benim secdemden dolayı secde etti. Ağacı işittim şöyle diyordu:
اللَّهُمَّ احْطُطْ عَنـِّي بِهَا وِزْرًا، وَاكْـتُبْ لِي بِهَا أَجْرًا، وَاجْعَلْهَا لِي عِنْدَكَ ذُخْرًا
‘Ey Allah’ım! Bu secde sebebiyle günahımı at, onunla bana ecir ver ve onu katında benim için erzak yap.’
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i gördüm secde ayetini okudu ve işittim ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secdesinde adamın haber verdiği o ağacın duasını söylüyordu.”
İbni Mace 1053, Tirmizi 579
(16) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Bir adam Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve şöyle dedi:
Ya Rasulallah! Bu gece rüyamda kendimi sanki bir ağacın arkasında namaz kılıyor, secde ayetini okuyor, secde ediyor ve benimle beraber o ağacın da secde ettiğini ve secde esnasında:
اللَّهُمَّ اكْتُبْ لِي بِهَا عِنْدَكَ أَجْرًا، وَاجْعَلْهَا لِي عِنْدَكَ ذُخْرًا، وَضَعْ عَنِّي بِهَا وِزْرًا، وَاقْبَلْهَا مِنِّي كَمَا تَقَبَّلْتَ مِنْ عَبْدِكَ دَاوُدَ
Ey Allah’ım! Bu secde karşılığında benim için katında ecir yaz ve o secdeyi benim için katında azık yap. Onun sebebiyle günahımı yok et. Kulun Davud’dan, kabul ettiğin gibi o secdeyi benden de kabul et, diye dua ettiğini işittim. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), secde ayetini okuyup secde ederken, o adamın ağaçtan naklettiği duayı okuduğunu işittim.
Tirmizi 3420, İbni Mace 865, Tergib ve Terhib 3/281, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2710
Not: Tilavet secdesi yapan kimsenin secdesinde yukarıda zikredilen hadislerdeki dualardan dilediği ile dua eder.
Alimler şöyle diyorlar:
Bu duaları bilmeyen kimseler, onları öğrene kadar beş vakit namazlarda yaptığı ğibi:
Subhane Rabbiye’l-A’la ve benzeri duaları söylemesi de caizdir. Ancak Müslümanın Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine ittiba ederek yukarıdaki duaları öğrenmesi ve tilavet secdesinde onlarla Allah’a dua etmesi daha faziletlidir!