Soru: Selamu Aleykum. Allah’ın 99 ismi var fakat ben o isimlerin arasında şafi ismini bulmadım! Allah’ın şafi diye bir ismi var mıdır?

Cevap: Ve Aleykum Selam. Evet, Allah’ın şafi diye bir ismi vardır. Allah’ın isimlerinin 81 tanesi Kur’an’ı Kerim’dedir, 18’i de Sahih Sünnettedir.

(1) Abdulaziz bin Suheyb şöyle dedi:

Ben, Sabit el-Bunânî (Radiyallahu Anh) ile beraber Enes (Radiyallahu Anh)’ın yanına girdim. Sabit el-Bunânî (Radiyallahu Anh), Enes (Radiyallahu Anh)’a:

Ya Eba Hamza! Ben hastalandım, dedi. Enes (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:

Seni, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in rukyesi ile rukye yapayım mı? (Yani Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in duası ile tedavi edeyim mi?) Sabit el-Bunânî (Radiyallahu Anh)’da:

Evet dedi. Bunun üzerine Enes (Radiyallahu Anh)’da şöyle diyerek dua etti

اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، مُذْهِبَ الْبَاسِ، إِشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لاَ شَافِيَ إِلاَّ أَنْتَ، شِفَآءً لاَ يُغَادِرُ سَقَمًا

“Ey insanların Rabbi olan Allah’ım! Hastalığı giderip, şifa ver! Sen Şafisin şifa vericisin. Sen’den başka şifa verici yoktur! Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver.”

Buhari 12/5767, Tirmizi 980, Ebu Davud 3890

(2) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hasta ziyaretine gittiğinde yahut bir hasta Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e getirildiğinde şöyle dua ederdi:

أَذْهِبِ الْبَاسَ، رَبَّ النَّاسِ، إِشْفِ، وَأَنْتَ الشَّافِي لاَ شِفَآءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ، شِفآءً لاَ يُغَادِرُ سَقَمًا

“Ey İnsanların Rabbi! Hastalığını giderip, şifa ver. Sen Şafisin şifa verensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur! Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver!”

Buhari 12/5715, Müslim 2191/47, İbni Mace 3520

Kur’an’ı Kerim’de Geçen Allah’ın İsimleri

(1) el-AFUVV

(الْعَفُوُّ)

Manası: “Çok affeden, bağışlayan.”

Nisâ Suresi 43

(2) el-A’LÂ

(الأَعْلَى)

Manası: “En yüksek olan, en yüce, en şerefli.”

A’lâ Suresi 1

(3) el-ÂHİR

(الآخِرُ)

Manası: “Son, nihayet, sonuncu.”

Hadîd Suresi 3

(4) el-ÂLİM

(الْعَالِمُ)

Manası: “Bilen, bilgin, âlim.”

Haşr Suresi 22

(5) el-ALÎM

(الْعَلِيمُ)

Manası: “Çok bilen, çok bilgili ve her şeyi hakkiyle bilen.”

Sebe Suresi 26

(6) el-ALİYY

(الْعَلِىُّ)

Manası: “Yüksek olan, kadri yüce olan, şerefli olan.”

Sebe Suresi 23

(7) ALLAH

(الله)

Manası: “Ulûhiyete mahsus sıfatların hepsini kendinde toplamış bulunan, ibadet edilen.”

Fâtiha Suresi 1

(8) el-AZÎM

(الْعَظِيمُ)

Manası: “Büyük olan, yüce olan, azamet sahibi olan.”

Vâkıa Suresi 96

9) el-AZÎZ

(الْعَزِيزُ)

Manası: “Üstün olan, şerefli olan, kuvvetli olan, varlığı nâdir olan.”

Haşr Suresi 23

(10) el-BÂRİ

(الْبَارِىءُ)

Manası: “Yaratıcı, hâlık.”

Haşr Suresi 24

(11) el-BASÎR

(الْبَصِيرُ)

Manası: “Görücü, gören.”

Feth Suresi 24

(12) el-BÂTIN

(الْبَاطِنُ)

Manası: “Gizli olan, gizli ve sır olan şeyleri bilen.

Hadîd Suresi 3

(13) el-BERR

(الْبَرُّ)

Manası: “Hayırlı olan, lütufkâr olan, iyilik, şefkat ve ihsan sahibi.”

Tûr Suresi 28

(14) el-CEBBÂR

(الْجَبَّارُ)

Manası: “İkrah eden, zorâki yaptıran.”

Haşr Suresi 23

(15) el-EHAD

(الأَحَدُ)

Manası: “Bir olan, biricik olan, benzeri olmayan.”

İhlâs Suresi 1

(16) el-EKREM

(الأَكْرَمُ)

Manası: “En cömert olan, en çok kerem sahibi olan.”

Alak Suresi 3

(17) el-EVVEL

(الأَوَّلُ)

Manası: “Birinci olan, ilk olan, evvel olan.”

Hadîd Suresi 3

(18) el-FETTÂH

(الْفَتَّاحُ)

Manası: “Açan, çok iyi açıcı, kullara rızık kapılarını açan, insanlar arasında hükmeden.”

Sebe Suresi 26

(19) el-ĞAFFÂR

(الْغَفَّارُ)

Manası: “Çokca bağışlayan, affeden.”

Gâfir Suresi 42

(20) el-ĞAFÛR

(الْغَفُورُ)

Manası: “Çokca bağışlayan, affeden.”

Şûrâ Suresi 23

(21) el-ĞANİYY

(الْغَنِيُّ)

Manası: “Zengin olan, başkasına muhtaç olmayan.

Muhammed Suresi 38

(22) el-HABÎR

(الْخَبِيرُ)

Manası: “Her şeyden haberi olan, haberdar olan.”

Haşr Suresi 18

(23) el-HAFİYY

(الْحَفِىُّ)

Manası: “Çokca ikram eden, lütufkâr olan.”

Meryem Suresi 47

(24) el-HÂFİZ

(الْحَافِظُ)

Manası: “Koruyan, muhafaza eden, hâmi.”

Yûsuf Suresi 64

(25) el-HAFÎZ

(الْحَفِيظُ)

Manası: “Emin olan, hafızası iyi olan, unutmayan ve en iyi gözetip muhafaza eden.”

Hûd Suresi 57

(26) el-HAKÎM

(الْحَكِيمُ)

Manası: “Hikmet sahibi olan, âlim olan, bilgin olan.”

Haşr Suresi 24

(27) el-HAKK

(الْحَقُّ)

Manası: “Hak, gerçek olan.”

Yûnus Suresi 32

(28) el-HÂLİK

(الْخَالِقُ)

Manası: “Örneksiz olarak yaratan, var eden.”

Haşr Suresi 24

(29) el-HALÎM

(الْحَلِيمُ)

Manası: “Yumuşaklıkla muamele eden, eza ve cefaya tahammül eden.”

Ahzâb Suresi 51

(30) el-HALLÂK

(الْخَلاَّقُ)

Manası: “Örneksiz olarak yaratan, var eden.”

Yâsin Suresi 81

(31) el-HAMÎD

(الْحَمِيدُ)

Manası: “Övülmeye değer olan, hamd edilen.”

Şûrâ Suresi 28

(32) el-HASÎB

(الْحَسِيبُ)

Manası: “Hesab gören, hesaba çeken ve karşılık verme hususunda kâfi olan.”

Nisâ Suresi 6

(33) el-HAYY

(الْحَىُّ)

Manası: “Diri olan, hayat sahibi olan.”

Bakara Suresi 255

(34) el-İLÂH

(الإِلهُ)

Manası: “Kulluk edilen, ibadet edilen.”

Zuhruf Suresi 84

(35) el-KÂDİR

(الْقَادِرُ)

Manası: “Güç yetiren, güçlü olan.”

Enâm Suresi 37

(36) el-KADÎR

(الْقَدِيرُ)

Manası: “Güç yetiren, güçlü olan.”

Haşr Suresi 6

(37) el-KAHHÂR

(الْقَهَّارُ)

Manası: “Karşı konulmaz olan, yenen, gâlip olan, zorlayan.”

Gâfir Suresi 16

(38) el-KÂHİR

(الْقَاهِرُ)

Manası: “Karşı konulmaz olan, yenen, gâlip, zorlayan.”

Enâm Suresi 18

(39) el-KARÎB

(الْقَرِيبُ)

Manası: “Yakın olan.”

Sebe Suresi 50

(40) el-KAVİYY

(الْقَوِىُّ)

Manası: “Kuvvetli olan, güçlü olan.”

Şûrâ Suresi 19

(41) el-KAYYÛM

(الْقَيُّومُ)

Manası: “Herşeyi koruyup gözeten, tutan, idare eden.”

Bakara Suresi 255

(42) el-KEBÎR

(الْكَبِيرُ)

Manası: “Büyük olan, kadri yüce olan.”

Nisâ Suresi 34

(43) el-KERÎM

(الْكَرِيْمُ)

Manası: “Cömert olan, kerem sahibi olan.”

Neml Suresi 40

(44) el-KUDDÛS

(الْقُدُّوسُ)

Manası: “Bütün noksanlıklardan münezzeh olan, temiz, kutsal olan.”

Haşr Suresi 23

(45) el-LATÎF

(اللَّطِيفُ)

Manası: “Yumuşaklık ve lütufla iyilik eden, ihsan edici, merhamet eden.”

Mülk Suresi 14

(46) el-MECÎD

(الْمَجِيدُ)

Manası: “Şanı yüce olan, şeref sahibi olan.”

Hûd Suresi 73

(47) el-MELİK

(الْمَلِكُ)

Manası: “Mülk sahibi olan, hükümdar olan.”

Haşr Suresi 23

(48) el-MELÎK

(الْمَلِيكُ)

Manası: “Mülk sahibi olan, hükümdar olan.”

Kamer Suresi 55

(49) el-METÎN

(الْمَتِينُ)

Manası: “Sağlam ve güçlü olan, sâbit olan, kâvi olan.”

Zâriyat Suresi 58

(50) el-MEVLÂ

(الْمَوْلَى)

Manası: “Efendi, sahip, veli.”

Bakara Suresi 286

(51) el-MUBÎN

(الْمُبِينُ)

Manası: “Açık, net ve aşikâr olan.”

Nûr Suresi 25

(52) el-MUCÎB

(الْمُجِيبُ)

Manası: “İcâbet eden, kabul eden.”

Hûd Suresi 61

(53) el-MUHEYMİN

(الْمُهَيْمِنُ)

Manası: “Gözeten, kontrol eden.”

Haşr Suresi 23

(54) el-MUHÎT

(الْمُحِيطُ)

Manası: “İhata eden, kuşatan.”

Fussilet Suresi 54

(55) el-MUKÎT

(الْمُقِيتُ)

Manası: “Rızık veren, güç yetiren.”

Nisâ Suresi 85

(56) el-MUKTEDİR

(الْمُقْتَدِرُ)

Manası: “İktidar sahibi olan, gücü yeten.”

Kamer Suresi 55

(57) el-MU’MİN

(الْمُؤْمِنُ)

Manası: “İman edenlere eminlik veren, güvenlik sağlayan, kullarının hak olan şeylerini tasdik eden.”

Haşr Suresi 23

(58) el-MUSAVVİR

(الْمُصَوِّرُ)

Manası: “Şekil veren.”

Haşr Suresi 24

(59) el-MUTEÂLİ

(الْمُتَعَالِ)

Manası: “En yüce olan, en yüksek olan.”

Ra’d Suresi 9

(60) el-MUTEKEBBİR

(الْمُتَكَبَّرُ)

Manası: “Bütün büyüklük ve yücelik vasıflarını kendinde toplayan.”

Haşr Suresi 23

(61) en-NASÎR

(النَّصِيرُ)

Manası: “Yardım eden.”

Enfal Suresi 40

(62) er-RAHÎM

(الرَّحِيمُ)

Manası: “Merhamet eden, bağışlayan.”

Fâtiha Suresi 1

(63) er-RAHMÂN

(الرَّحْمَانُ)

Manası: “Merhameti çokca olan.”

Rahmân Suresi 1

(64) er-RAKÎB

(الرَّقِيبُ)

Manası: “Gözeten, murâkabe eden.”

Ahzâb Suresi 52

(65) er-RAÛF

(الرَّءُوفُ)

Manası: “Çok esirgeyen, şefkat ve merhamet gösteren.”

Haşr Suresi 10

(66) er-REZZÂK

(الرَّزَاقُ)

Manası: “Rızıkları yaratan, mahlukâtına bahşeden.”

Zâriyat Suresi 58

(67) es-SAMED

(الصَّمَدُ)

Manası: “Her şey varlığını ve bekasını O’na borçludur. Her şey O’na muhtaçtır. O hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şeyin başvuracağı, yardım dileyeceği tek varlık O’dur.”

İhlâs Suresi 2

(68) es-SELÂM

(السَّلامُ)

Manası: “Sâlim olan, selâmete çıkaran.”

Haşr Suresi 23

(69) es-SEMÎ’

(السَّمِيعُ)

Manası: “İşiten olan, işitici olan.”

Nisâ Suresi 58

(70) eş-ŞÂKİR

(الشَّاكِرُ)

Manası: “Karşılık veren.”

Bakara Suresi 158

(71) eş-ŞEHÎD

(الشَّهِيدُ)

Manası: “Şâhid olan.”

Enâm Suresi 19

(72) eş-ŞEKÛR

(الشَّكُورُ)

Manası: “Şükrün karşılığını veren.”

Şûrâ Suresi 23

(73) et-TEVVÂB

(التَّوَّابُ)

Manası: “Tevbeleri çokca kabul eden.”

Nisâ Suresi 16

(74) el-VÂHİD

(الْوَاحِدُ)

Manası: “Bir olan, tek olan, eşsiz olan, biricik olan.”

Gâfir Suresi 16

(75) el-VÂRİS

(الْوَارِثُ)

Manası: “Bütün mahlûkât yok olduktan sonra bâki ve dâim olan.”

Enbiya Suresi 89

(76) el-VÂSİ’

(الْوَاسِعُ)

Manası: “Herşeyi kaplayan olan, rahmeti herşeye şâmil olan, lütfu geniş olan.”

Bakara Suresi 261

(77) el-VEDÛD

(الْوَدُودُ)

Manası: “Mahlûkâtını çok seven, çok sevilen.”

Hûd Suresi 90

(78) el-VEHHÂB

(الْوَهَّابُ)

Manası: “Çokca hibe eden, bağışlayıp veren.”

Âli İmrân Suresi 8

(79) el-VEKÎL

(الْوَكِيلُ)

Manası: “Vekil olan, koruyucu olan, güvenip dayanılan.”

Âli İmrân Suresi 173

(80) el-VELİYY

(الْوَلِيُّ)

Manası: “İşleri üzerine alıp icrasını yüklenen, dost.”

Şûrâ Suresi 28

(81) ez-ZÂHİR

(الظَّاهِرُ)

Manası: “Varlığı açık olan, aşikâr olan.”

Hadîd Suresi 3

Hadislerde Geçen Allah’ın İsimleri

(82) el-BÂSIT

(الْبَاسِطُ)

Manası: “Dilediğinin rızkını açan, genişleten.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 12592

(83) el-CEMÎL

(الْجَمِيلُ)

Manası: “Güzellik sahibi olan, güzel olan.”

Müslim 147/91

(84) el-CEVVÂD

(الْجَوَّادُ)

Manası: “Eli açık olan, cömertliği çok olan.”

Ebu Nuaym 5/29

(85) el-HAKEM

(الْحَكَمُ)

Manası: “Hükmeden, hakim olan.”

Ebu Davud 4955

(86) el-HAYİYY

(الْحَيِيُّ)

Manası: “Haya eden, hayalı olan.”

İbni Mace 3865

(87) el-KÂBID

(الْقَابِضُ)

Manası: “Yakalayan, kabzalayıp zapdeden, ruhları kabzeden, öldüren.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 12592

(88) el-MENNÂN

(الْمَنَّانُ)

Manası: “Çokca iyilik ve ihsanda bulunan.”

Tirmizi 3774

(89) el-MUAHHİR

(الْمُؤَخِّرُ)

Manası: “Geri bırakan, geciktiren.

Buhari 6336

(90) el-MU’TÎ

(الْمُعْطِى)

Manası: “Veren, verici.”

Buhari 2902

(91) el-MUHSİN

(الْمُحْسِنُ)

Manası: “İyilik eden, yaptığını güzel yapan.”

Taberani 7121

(92) el-MUKADDİM

(الْمُقَدِّمُ)

Manası: “Öne geçiren, ileri alan.”

Buhari 6336

(93) er-RABB

(الرَّبُّ)

Manası: “Efendi, sahip, düzene sokan, tedbir eden, terbiye eden, ıslah eden.”

Buhari 6244

(94) er-REFÎK

(الرَّفِيقُ)

Manası: “Rıfk sahibi olan, yumuşak davranan.”

Müslim 2593/77

(95) es-SEYYİD

(السَّيِّدُ)

Manası: “Mülk sahibi olan, efendi, yüce olan.”

Ebu Davud 4806

(96) es-SUBBÛH

(السُّبُّوحُ)

Manası: “Bütün ayıp, kusur ve noksanlıklardan münezzeh olan.”

Müslim 487/223

(97) eş-ŞÂFÎ

(الشَّافِي)

Manası: “Şifa veren, iyileştiren.”

Müslim 2191/46

(98) et-TAYYİB

(الطَّيِّبُ)

Manası: “İyi, temiz, pak olan.”

Müslim 1015/65

(99) el-VİTR

(الْوِتْرُ)

Manası: “Tek olan, eşsiz olan.”

Buhari 6348