(53) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ebu Talha (Radiyallahu Anh) Medine’de hurmalık ve mal yönünden Ensar’ın en zengini idi. Mallarının kendine en değerlisi de Beyruha bostanı idi. Beyruha mescidin hemen karşısındaydı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyruhaya girer onun içindeki güzel sudan içerdi. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
“Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.” Âl-i İmran 92. ayeti inince, Ebu Talha (Radiyallahu Anh) kalkıp, doğru Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:
−Ya Rasulallah! Allah-u Teâlâ:
“Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız,” buyuruyor. Bana malımın en değerli olanı Beyruhadır. Beyruha Allah için sadakadır. Bu sadakanın hayrını ve onun Allah katında bir iyilik ve azık olmasını ümit ediyorum. Allah’ın sana gösterdiği cihete onu sarf et dedi. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun üzerine şöyle buyurdu:
−“Ne hoş! İşte bu kazançlı bir maldır! İşte bu kazançlı bir maldır! Ben senin söylediğin sözü işittim. Ben bu bostanı akrabalarına infak etmeni uygun görüyorum.”
Ebu Talha (Radiyallahu Anh):
−Ya Rasulallah! Ben de senin istediğin gibi yaparım, dedi. Sonra Ebu Talha (Radiyallahu Anh) Beyruhayı akrabaları ve amcaoğulları arasında taksim etti.
Buhari 1388, Müslim 998/42, Malik 2/595, Darimi 2/390, Tirmizi 2997, İbni Huzeyme 2455, İbni Hibban 3340, Beyhaki 6/164, 275, Begavi 1683, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/131, 256
(54) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Sa’d bin Ubâde (Radiyallahu Anh) anasından uzak bir yerde bulunduğu sırada annesi vefat etti. Bunun üzerine Sa’d bin Ubâde (Radiyallahu Anh):
−Ya Rasulallah! Ben annemden uzakta iken annem vefat etti. Ben onun adına bir şey sadaka versem, bu sadaka ona fayda verir mi? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Evet.”
Sa’d bin Ubâde (Radiyallahu Anh):
−Ben seni şahid yapıyorum, benim Mıhraf isimli bostanım annem için sadakadır.
Buhari 2603, Malik 2/760, Ebu Davud 2882, Nesei 6/252, Tirmizi 669, İbni Huzeyme 2500, İbni Hibban 3354
(55) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bir kimse Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
Babam öldü bir mal bıraktı ve vasiyet de etmedi. Benim onun adına tasadduk etmem onun günahlarına kefaret olur mu? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Evet, olur.”
Müslim 1630/11
(56) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ensar’dan bazı kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sadaka istediler! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de onlara verdi. Sonra bunlar yine istediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de yine verdi. Nihayet yanında mal tükendi. Akabinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sadaka malından yanımda bulunan şeyleri sizlerden asla esirgemem. Herkim dilencilikten sakınmak isterse, Allah o kimseyi iffetli kılar. Herkim halktan müstağni olursa, Allah onu zengin yapar. Herkim sabretmek isterse, Allah ona sabır verir. Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve sabırdan daha geniş nimet verilmemiştir!”
Buhari 1398, Müslim 1053/124, Malik 2/997, Nesei 5/95, Tirmizi 2024, Darimi 1/378, Beyhaki 4/195, Begavi 1613, Abdurrezzak 20014, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/93
(57) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim mal çoğaltmak için insanların mallarını dilenirse, şüphesiz ki, o ateş parçası istemektedir! Bundan sonra ister az istesin isterse çok istesin!
Müslim 1041/105
(58) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Sadakalar, Allah’ın Yolunda mahsur kalmış fakirlere mahsustur! Onlar yeryüzünde gezip dolaşamazlar!? Bilmeyen kişi, istemeye utandıklarından dolayı onları zengin zanneder! Onları simalarından tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler! Yaptığınız her hayrı Allah bilir.”
Bakara Suresi 273
(59) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Miskin, sadaka istemek için insanları dolaşan, bir iki lokma, bir iki hurmanın geri çevirdiği dilenci kişiler değildir! Fakat gerçek miskin, kendini geçindirecek bir imkân bulamayan ve kendinin sadaka verilmek için sıkıntıda olduğu bilinmeyen, kendi de kalkıp insanlardan sadaka istemeyen (dilencilik yapmayan) iffetli kimselerdir!”
Buhari 1408, Müslim 1039/101, Malik 2/923, Nesei 2571, İbni Hibban 3352, Begavi 1602