(64) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Altının kulu, gümüşün kulu ve elbisenin kulu helak olsun! Öyleleri verildiği zaman razı olur, verilmediği vakit ise kızar! Bunlar helak olsun, baş aşağı yuvarlansın! Ayağına diken batsa çıkaran bulunmasın!..”
Buhari 2712, 2713
(65) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldi ve saçları dağılmış kirden keçeleşmiş bir adam gördü ve şöyle buyurdu:
−Bu adam saçlarını yatıştıracak hiçbir şey bulamamış mıdır!?”
Üzerinde kirli bir elbise olan başka bir adam gördü ve ona da şöyle buyurdu:
−“Bu adam elbisesini yıkayacak su bulamamış mıdır!?”
Ebu Davud 4062
(66) Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sahabeleri kendisinin yanında dünya ziynetini zikrettiler. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İşitmez misiniz!? İşitmez misiniz!? Şüphesiz ki, bezaze imadandır! Şüphesiz ki, bezaze imandandır! (Yani Tekahhul etmektir)”
Bezaze: “Her gün en güzel elbiselerle giyim kuşamı terk ederek, gündelik, basit elbiseler giyerek tevazu edip külfetsiz olmaktır.”
Takahhul: “Saçı başı yağ ve benzeri şeylerle yağlamayıp kuru bırakmak yani her zaman süslenmemek.”
Ebu Davud 4161
(67) Abdullah bin Mugaffel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zaman zaman olmanın dışında devamlı taranıp süslenmeyi yasakladı!”
Ebu Davud 4159, Nesei 5070, Tirmizi 1756, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/86, İbni Hibban 5484, Begavi 3165
(68) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizlerden birinin her gün taranmasını yasakladı!”
Nesei 5069
(69) Abdullah bin Bureyde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından bir şahıs, Mısır’da emir iken Fudale bin Ubeyd bin Ubeyd bin Ubeyd’e sefer etti de onun yanına geldi ve şöyle dedi:
−Şüphesiz ki, ben sana ziyaretçi olarak gelmedim! Ancak ben, sen ve ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bir hadisi işitmiştim. O hadis hakkında yanında bir ilim olduğunu ümit için geldim. Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:
−‘O nedir?’ Sahabe:
−Şöyle şöyle, dedi ve şöyle devam etti:
−Bana ne oluyor ki, sen bu beldenin emiri olduğun halde seni saçı sakalı taranmamış olarak görüyorum, dedi. Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:
−Şüphesiz ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi irfahın çoğundan sakındırırdı! Sahabe:
−Bana ne oluyor ki, seni ayağının üzerinde ayakkabı görmüyorum! Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:
−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazen çıplak ayaklı olmamızı bize emrederdi.”
İrfah: “İsrafa varan bir harcama, lüks ve benzeri şeylerdir. Bu kelime bir kişinin her gün saç ve sakalına yağ sürerek süslenmesi manasına da gelir.”
Ebu Davud 4160, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/22
(70) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kazaayı yasaklamıştır!”
Buhari 5940, Müslim 2120/113
(71) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir çocuk gördü. Onun saçının bazısı tıraş edilmiş, bazısı terk edilip tıraş edilmemişti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara bunu yasakladı ve şöyle buyurdu:
−“Çocuğun başının tamamını tıraş edin yahut da onun tamamını terk edin!”
Ebu Davud 4195, Nesei 8/130
(72) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Dövme yapan ve dövme yaptırmak isteyen kadınlara Allah lanet etsin!”
Buhari 5948, Müslim 2124/119
(73) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Allah, vücutlara dövme yapan kadınlara, kendisine dövme yapılmasını isteyen kadınlara da lanet etsin! Bana ne oluyor ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in lanet ettiği kimselere lanet etmeyeyim! Bu Allah’ın Kitabında da vardır! Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Rasul size ne verdi ise onu alınız! Size neyi yasak etti ise ondan da sakınınız!”
Haşr Suresi 7, Buhari 5945, Müslim 2125/120
(74) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüze vurmayı ve yüze dağlama yapmayı yasakladı!”
Müslim 2116/106
(75) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altın yüzük takmayı yasakladı!”
Buhari 5906, Müslim 2089/51
(76) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altından bir yüzük yaptırdı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o yüzüğü takındığı zaman kaşını elinin iç kısmında yapardı. Müteakiben insanlar da altından yüzükler yaptırdılar. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minberin üzerine oturdu yüzüğünü çıkarttı ve şöyle buyurdu:
−“Kuşkusuz ki, ben bu yüzüğü takıyor ve kaşını iç kısımda yapıyordum.”
Sonra yüzüğü attı ve şöyle buyurdu:
−“Vallahi onu ebediyen takmayacağım!”
Bunun üzerine insanlar da yüzüklerini çıkardılar!
Müslim 2091/53
(77) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir şahsın elinde altından bir yüzük gördü, yüzüğü o şahsın elinden çıkartıp onu attı ve şöyle buyurdu:
−“Biriniz ateşten bir kora kast eder ve onu eline koyar!”
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oradan gittikten sonra o şahsa:
−Yüzüğünü al onunla faydalanırsın, denildi. Şahıs:
−Hayır, vallahi onu ebediyen almayacağım! Kuşkusuz ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu atmıştır, dedi.
Müslim 2090/52
(78) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tariki ile şöyle tahdis etti:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabelerinden bazı kimselerde altından yüzük gördü de ondan yüz çevirdi! O kimse altın yüzüğü atıp demirden bir yüzük edindi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Bu yüzük daha şerlidir! Bu ateş ehlinin ziynetidir!”
O kimse demir yüzüğü de attı ve gümüş yüzük edindi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna sukut etti.
Ahmed bin Hanbel Müsned 2/163, Buhari Edebul-Müfred 1241
(79) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten bir yüzük edindi. Ona, Muhammedu’r-Rasulullah’ı nakşettirdi ve şöyle buyurdu:
“Kuşkusuz ki, ben gümüşten bir yüzük edindim ve ona Muhammedu’r-Rasulullah’ı nakşettirdim dolayısıyla hiç kimse onun nakşının üzerine onun gibi nakış yaptırmasın!”
Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Şüphesiz ki, ben yüzüğün parlamasını Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in küçük parmağında görmekteyim.
Buhari 5915, 5916
(80) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzüğü hayatta iken kendi elinde idi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sonra Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın elinde idi. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’den sonra Ömer (Radiyallahu Anh)’ın elinde idi. Osman (Radiyallahu Anh) halife olunca, bir gün Eris kuyusunun başına oturdu. Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Osman (Radiyallahu Anh) yüzüğü parmağından çıkartıp onunla oynamaya başladı, yüzük de kuyunun içine düştü. Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Biz, Osman (Radiyallahu Anh) ile beraber üç gün gidip geldik, kuyunun suyunu boşalttık ama yüzüğü bulamadık!
Buhari 5916
(81) Sabit el-Bunani (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzüğü işte bunda idi, Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) sol elinin küçük parmağını işaret etti.”
Müslim 2095/63
(82) Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:
−“Ya Ali! Allah’tan hidayet ve doğruluk iste!”
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana bu ve buna yüzük takmamı yasakladı! Yani, orta parmakla şehadet parmağına.
Nesei 5225, 5302, İbni Mace 3648, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/178, İbni Hibban 5502