Sabah Namazından Sonra
Yapılan Zikirler

Tesbihatlar Sağ Elin Parmak Uçlarıyla ve Parmak Buğumu İle Yapılır!

(1) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَعْقِدُ التَّسْبِيحَ بِيَدِهِ

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i tesbihi eli(nin parmakları) ile akdettiğini/saydığını gördüm.”

Ebu Davud 1502, Tirmizi 3634, 3715

(2) Muhacirlerden olan Yuseyre (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir:

لَنَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، عَلَيْكُنَّ بِالتَّسْبِيحِ، وَالتَّهْلِيلِ، وَالتَّقْدِيسِ، وَاعْقِدْنَ بِالْأَنَامِلِ، فَإِنَّهُنَّ مَسْئُولاَتٍ مُسْتَنْطَقَاتٍ، وَلاَ تَغْفُلْنَ، فَتَنْسَيْنَ الرَّحْمَةَ

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize şöyle emretti:

“Size gerekli olan, Tesbih, Tehlil ve Takdis’dir, (yani bu tesbihatları elden bırakmayınız!) Ve bunları parmak uçlarıyla (veya parmak boğumuyla) çekiniz! Kuşkusuz ki, parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacaktır! Rahmeti unutarak gaflette olmayın!”

Not: Tesbih; “Subhanallah,” demektir. Tehlil; “La İlahe İllallah,” demektir. Takdis; “Subhane’l-Meliki’l-Kuddus” veya “Subbuhun, Kuddusun, Rabbu’l-Melaiketi Ve’r-Ruh,” demektir.

Tirmizi 3815, Ebu Davud 1501

(3) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

رَأَيْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَعْقِدُ التَّسْبِيحَ قَالَ ابْنُ قُدَامَةُ: بِيَمِينِهِ

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i, (namazdan sonraki) tesbihi/zikri sağ eliyle yaparken gördüm.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 2/160/161/204/205, Ebu Davud 1502, Nesei 3/84, İbni Hibban 2343

(4) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i, namazının akabindeki tesbihat’ı, tahmidat’ı ve tekbirat’ı sağ eliyle yaptığım gördüm.”

Beğavi Şerh’i-s-Sünne 5/48

Bu hadisler, zamanımızda insanların terk edilmez bir sünnetmiş gibi ihtimam gösterilen boncukların ve zikir matiklerin zikrin adedini bilmek için kullanmanın bid’at olduğuna delildir.

Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’dan rivayet edilen eserde bunu te’yid etmektedir.

(5) Salet ibni Behram (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Elindeki tesbih ile zikreden bir kadının yanından geçen Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh), tesbihi kadının elinden alarak parça parça edip attı. Sonra ufak çakıl taşları ile zikreden bir adamın yanından geçti. Adamı tekmeleyerek:

−‘Ne çabuk sapıttınız ve böyle kötü bid’atlar ihdas ettiniz! Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabını ilimde geçtiniz!’ dedi.”

İbni Vaddah Bid’at ve Ondan Nehyi 12

Sabah Namazından Sonra Allah-u Teâlâ’yı Zikretmenin Faziletleri

(1) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, sabah namazını cemaat ile kılar sonra güneş doğuncaya kadar oturup Allah’ı zikrederse, sonra da iki rekat namaz kılarsa, ona tam bir hac ve umre sevabı verilir. Tam bir hac ve umre sevabı verilir. Tam bir hac ve umre sevabı verilir.”

Taberani Mucemu’l-Evsad, Tergib ve Terhib 1/434, 437, Albânî Sahîhu’l-Câmi’ 6222

(2) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sabah namazından sonra güneş doğana kadar Allah-u Teâlâ’yı zikreden bir toplulukla oturmam bana, İsmail aleyhissellam’ın çocuklarından dört kişiyi azad etmemden daha da sevimlidir. İkindi namazından sonra güneş batana kadar Allah’ı zikreden bir toplulukla oturmam bana, dört kişiyi azad etmemden daha da sevimlidir.”

Ebu Davud 3667

(3) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, sabah namazından sonra yüz kere ‘Subhanallah’ ve yüz kere de ‘La İlahe İllallah’ derse, o kimsenin günahları denizin köpüğü kadar bile çok olsa affedilir!”

Yüz kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: “Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yüz kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Nesei 1337

(4) Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kılıp selam verdiği zaman şöyle derdi:

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا، وَرِزْقًا طَيِّبًا، وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben Senden, faydalı bir ilim, temiz bir rızık ve kabul olunan bir amel istiyorum.”

İbni Mace 925, Nesei Sünenu’l-Kübra 9850

(5) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ashabına şu dua öğretir ve şöyle buyururdu:

“Sizden biri sabahladığında şöyle desin:

اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ الْمَصِيرَ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Biz, Seninle sabaha ulaştık ve biz yine Seninle akşama ulaştık. Biz Seninle yaşarız ve biz yine Seninle ölürüz ve dönüş, Sanadır.”

“Sizden biri akşamladığında da şöyle desin:

اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ النُّشُورُ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Biz, Seninle akşama ulaştık ve biz yine Seninle sabaha ulaştık. Biz Seninle yaşarız ve biz yine Seninle ölürüz ve ölümden sonra kalkış, Sanadır.”

Tirmizi 3613, İbni Mace 3868, Ebu Davud 5068

(6) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam olunca şöyle dua ederdi:

أَمْسَيْنَا، وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لآ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْكَسَلِ، وَمِنْ سُوءِ الْكِبَرِ، أَوِالْكُفْرِ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ، وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ

“Akşama eriştik. Allah’a ait mülk de akşama erişti. Allah’a hamd olsun Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur O tekdir ve ortağı yoktur. Mülk O’nundur hamd da O’na mahsusdur. O her şeye kadirdir. Ey Rabbim! Senden bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin hayrını istiyorum ve bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin şerrinden de Sana sığınırım. Ey Rabbim! Tembellikten, ihtiyarlığın kötülüğünden yahut ta küfrün kötülüğünden Sana sığınırım. Ey Rabbim! Cehennem azabından ve kabir azabından Sana sığınırım.”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah olunca da şöyle dua ederdi:

أَصْبَحْنَا، وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لآ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْكَسَلِ، وَمِنْ سُوءِ الْكِبَرِ، أَوِالْكُفْرِ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ، وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ

“Sabaha eriştik. Allah’a ait mülk de sabaha eriştik. Allah’a hamd olsun Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O tekdir ve ortağı yoktur. Mülk O’nundur hamd da O’na mahsusdur. O her şeye kadirdir. Ey Rabbim! Senden bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin hayrını istiyorum ve bu gecenin ve ondan sonraki gecelerin şerrinden de Sana sığınırım. Ey Rabbim! Tembellikten, ihtiyarlığın kötülüğünden yahut ta küfrün kötülüğünden Sana sığınırım. Ey Rabbim! Cehennem azabından ve kabir azabından Sana sığınırım.”

Ebu Davud 5071, Müslim 2723/74, Tirmizi 3612

(7) Cubeyr bin Mut’im (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Ben, Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’yı şöyle derken işittim:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam ve sabah vakitlerine eriştiği zaman şu duaları okumayı asla terk etmezdi:

اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ، وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا، وَالْآخِرَةِ، اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ، وَالْعَافِيَةَ فِي دِينِي، وَدُنْيَايَ، وَأَهْلِي، وَمَالِي، اَللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي، وَآمِنْ رَوْعَاتِي، اَللَّهُمَّ احْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ، وَمِنْ خَلْفِي، وَعَنْ يَمِينِي، وَعَنْ شِمَالِي، وَمِنْ فَوْقِي، وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben Senden dünya ve ahirette af ve afiyet istiyorum. Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben Senden dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve afiyet istiyorum. Ey Allah’ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl. Ey Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan solumdan ve üstümden (gelecek belalara karşı) koru. Ve altımdan yere batırılarak helak olmaktan Senin azametine sığınıyorum.”

Ebu Davud 5074, İbni Mace 3871, Nesei, Hakim, Tergib ve Terhib 2/82

(8) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ey Allah’ın Rasulü! Sabahladığım ve akşamladığım zaman okuyacağım kelimeleri bana emret, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Sabahladığın, akşamladığın ve yatağa yattığın zaman şunları oku:

اَللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ، وَالْأَرْضِ، عَالِمَ الْغَيْبِ، وَالشَّهَادَةِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ، وَمَلِيكِهِ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَشَرِّ الشَّيْطَانِ، وَشِرْكِهِ، وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءًا، أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ

−“Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Gizliyi ve açığı bilen! Her şeyin Rabbi ve meliki olan Allah’ım! Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiç bir ilah olmadığına şahidlik ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve şirkinden Sana sığınırım. Nefsime kötülük etmekten veya o kötülüğü bir Müslümana çekmekten de Sana sığınırım.”

Ebu Davud 5067, Tirmizi 3760

(9) Abdullah bin Abdurrahman bin Ebza babasından (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabahladığı ve akşamladığı zaman şöyle derdi:

أَصْبَحْنَا عَلَى فِطْرَةِ الْإِسْلاَمِ، وَعَلَى كَلِمَةِ الْإِخْلاَصِ، وَعَلَى دِينِ نَبِيِّنـَا مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَعَلَى مِلَّةِ أَبِينَا إِبْرَاهِيمَ، حَنِيفًا مُسْلِمًا، وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

Duanın Manası: “İslam fıtratı, ihlas kelimesi ve Nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in dini üzere ve asla müşriklerden olmayan hanif ve Müslüman olan, babamız İbrahim’in milleti üzere sabaha eriştik.”

Not: “Duadaki ihlas kelimesi; La İlahe İllallah demektir.

Ahmed bin Hanbel Müsned 3/406, 407, İbni Sünni, Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle 34, Albânî Sahihu’l-Cami’ 4674

(10) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kızı Fatıma (Radiyallahu Anhuma)’ya şöyle dedi:

“Benden işittiğin ve sana tavsiye ettiğim, şu duayı sabah ve akşam okumaktan sana mani olan şey nedir?”

يَاحَيُّ يَا قَيوُّمُ! بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ، أَصْلِحْ لِى شَأْنِي كُلَّهُ، وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ

Duanın Manası: “Ya Hayy! Ya Kayyum! Senin rahmetinle yardım istiyorum. Bütün işlerimi düzelt ve beni göz açıp kapayınca kadar bile olsa nefsime bırakma.”

Hakim Müstedrek 1/730, 1875, 2000, Ebu Ya’lâ 914, Bezzar, Nesei, Tergib ve Terhib 2/87, Albânî Sahihu’l-Cami’ 4777

Günde Bir Kere Yapılacak Zikirler

(11) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim bana bir kez salât ederse, Allah ona on kez salât eder ve onun on günahını bağışlar ve on derece onu yükseltir.”

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! İbrahim ve İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed ve Muhammed’in ailesini de salât et. Şüphesiz ki, Sen çok övülensin, şeref sahibisin. Ey Allah’ım! İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini de mübarek kıl. Şüphesiz ki, Sen çok övülensin, şeref sahibisin.”

Salât Kelimesi: Dua anlamındadır. Allah-u Teâlâ’nın kuluna salâvatta bulunması; ona rahmet ve mağfiret etmesi demektir. Meleklerin insana salâvatta bulunması; meleklerin onun için istiğfarda bulunmaları demektir. İnsanın insana salâvatta bulunması ise; ona dua etmesi demektir.

Buhari Edebü’l-Müfred 643, Albânî Sahihu’l-Cami’ 6359

(12) Şeddat bin Evs (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İstiğfarın efendisi şudur.

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي، وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ، وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي، فاَغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ

Herkim bu duayı yakinen iman ederek gündüz söyler de, akşamlamadan önce ölürse o kimse, cennet ehlindendir. Kim de bunu gece yakinen iman ederek söyler de, sabah olmadan önce ölürse o kimse, cennet ehlindendir.”

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücümün yettiği şeylerde Sana verdiğim ahdin ve vaâdin üzereyim. Yaptığım şeylerin şerrinden Sana sığınırım. Senin benim üzerindeki nimetini itiraf ediyorum ve günahlarımı da itiraf ediyorum. Öyleyse beni bağışla. Kuşkusuz ki, günahları ancak Sen bağışlarsın.”

Buhari 6244, Ebu Davud 5070, Tirmizi 3615, İbni Mace 3872, Nesei, Ahmed bin Hanbel Müsned, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 2/70

(13) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ، وَبِحَمْدِهِ

“Kim, ‘Subhanallahi ve Bihamdihi’ derse, ona cennette bir hurma ağacı dikilir.”

Duanın Manası: “Allah’a hamdederek O’nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Bezzar, Tergib ve Terhib 3/381

(14) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ، وَبِحَمْدِهِ

“Kim, ‘Subhanallahi’l-Azimi ve Bihamdihi’ derse, ona cennette bir hurma ağacı dikilir.”

Duanın Manası: “Azim olan Rabbimi hamdi ile tesbih ederim.”

Tirmizi 3693, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 3/381

(15) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ağaç dikiyordum, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana uğradı ve şöyle buyurdu:

−“Ey Ebu Hureyre! Ne dikiyorsun?”

Bende:

−Kendim için ağaç dikiyorum, dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Sana bundan daha hayırlı bir ağaç dikmeyi bildireyim mi?

Bende:

−Bilakis, Ey Allah’ın! Rasulu bildir, dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، وَلآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ

Subhanallahi Ve’l-Hamdu Lillahi Ve La İlahe İllallahu Vallahu Ekber, de. Bunların her birinden dolayı senin için cennette bir ağacı dikilir.”

Duanın Manası: “Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd, Allah içindir. Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! ve Allah, en büyüktür.”

İbni Mace 3807, Hakim 1887, Tergib ve Terhib 3/386

(16) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Yer yüzünde hiçbir kimse yoktur ki şöyle derse, o kimsenin günahları denizin köpüğü kadar bile çok olsa bu söz, kefaret olur! (Yani o kişinin günahları bağışlanır)”

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلاَحَوْلَ، وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Ve Allah en büyültür! Güç ve kuvvet, ancak Allah’ındır.”

Tirmizi 3687

Günde Üç Kere Yapılacak Zikirler

(17) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

…Bir gün, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitabette bulunarak şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Bu şirkten sakının! Kuşkusuz ki bu, (şirk) karıncanın hareketinden daha gizlidir!”

Bunun üzerine Allah’ın konuşmasını istediği biri, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şöyle dedi:

−Ya Rasulallah! Karıncanın hareketinden daha gizli olan bir şeyden nasıl sakınabiliriz?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Her gün üç kere şöyle deyiniz!”

اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ نُشْرِكَ بِكَ شَيْئًا نَعْلَمُهُ، وَنَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لاَ نَعْلَمُهُ

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, biz bildiğimiz bir şeyi Sana ortak koşmaktan Sana sığınırız ve bilmediğimiz bir şeyden dolayı da Senden bağışlanma dileriz.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 4/403 No: 19835, Taberani, Ebu Ya’la, Tergib ve Terhib 1/95

Günde On Kere Yapılacak Şeyler

(18) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, kul huvellahu ahadı (İhlas Suresini) on kere okursa, Allah ona cennette bir ev yapar.”

Albânî Sahihu’l-Cami’ 6472

Sabah Bir Kere Yapılacak Zikir

(19) Sahabeden olan el-Muneyzir (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Ben İrfikiyye’de iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle dediğini işittim:

“Kim, sabahladığı zaman şöyle derse, onun elinden tutup onu cennete girdireceğime kefilim!”

رَضِيتُ بِاللهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلاَمِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا

Duanın Manası: “Rabb olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan ve Nebi olarak ta Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den razı oldum.”

Taberani, Tergib ve Terhib 2/78, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 2686

Sabah ve Akşam Bir Kere Yapılacak Şeyler

(20) Ubeyy ibni Ka’b (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir hurma harmanı vardı. Hurmalar azalıyordu. Bir gece onları bekledim. Derken birden yeni buluğa girmiş çocuğa benzer bir hayvan (geldi), selam verdim; selamımı aldı. Buna müteakiben ona:

−Sen cin misin, yoksa insan mısın? dedim.

−Cinim, dedi.

−Bana elini uzat dedim. Bana elini uzattı. Eli köpek eli gibi tüyü de köpek tüyü gibiydi!

−Cinler bu şekilde mi yaratılmıştır? dedim.

−Cinler bilir ki, içlerinde benden daha çirkin bir adam vardır! dedi.

−Bana niye geldin? dedim.

−Senin sadaka vermeyi sevdiğin bize ulaştı. Bu nedenle senin hurmalarından nasibimizi almayı geldik, dedi.

−Sizden nasıl kurtuluruz? dedim.

−Kim, Bakara Suresinde ki,

 اللهُ لآ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ

ayeti akşam okursa, sabaha kadar bizden korunur. Kim de bu ayeti sabahleyin okursa akşama kadar bizden korunur, dedi.

اللهُ لآ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Sabah olunca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına geldim ve bu olayı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlattım.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Habis doğru söylemiş.”

Nesei, Taberani, İbni Hibban, Tergib ve Terhib 2/87

Sabah ve Akşam Üç Kere Yapılacak Dualar

(21) Muaz bin Abdullah’ın babası Hubeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

…Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Akşam ve sabah üç kere İhlas Suresini ve Muavvezeteyni, (yani) Felak ve Nas Surelerini oku! (Çünkü) Her şeyden sana yeter!”

Ebu Davud 5082, Tirmizi 3624, Albânî Sahihu’l-Cami’ 4406

(22) Osman bin Affan (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle diyordu:

بِسْمِ اللهِ الَّذِي لاَيَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فيِ الْأَرْضِ، وَلاَ فيِ السَّمَآءِ، وَهُوَالسَّمِيعُ الْعَلِيمُ

“Her günün sabahında ve her gecenin akşamında üç kere, Allah’ın ismiyle ki, O’nun ismi ile beraber, yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez! O işitici ve bilicidir, diyen hiçbir kul yoktur ki, ona her hangi bir şey zarar vermez!..”

İbni Mace 3869, Ebu Davud 5088, Tirmizi 3610, Ahmed bin Hanbel Müsned, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 2/74

(23) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Mü’minlerin annesi Cüveyriye binti’l-Haris (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir gün sabah namazını kıldığı sırada, Cuveyriye namaz kıldığı yerde tesbihat yapıyor iken, Cuveyriye’nin yanından dışarı çıktı. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuşluk vakti olunca geri döndü. Cüveyriye’yi namaz kıldığı yerde (hala) oturuyor idi ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle dedi:

–“Sen, yanından ayrıldığım zamanda ki hal üzere mi devam ediyorsun?”

Cüveyriye de:

–Evet, cevabını verdi.

Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’a yemin olsun ki ben senden sonra şu dört kelimeyi, üç kere söyledim ki eğer bu kelimeler senin bu günden beri söylemiş olduğun kelimelerle tartılsaydı, benim söylediklerim, senin söylediklerini tartardı.” (Yani ağıl gelirdi. O kelimeler şunlardır.)

سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ، عَدَدَ خَلْقِهِ، وَرِضَا نَفْسِهِ، وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ

Duanın Manası: “Yarattıklarının sayısınca, kendisinin razı olacağı kadar, arşının ağırlığı ve kelimelerinin çokluğunca hamdederek Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Not: Bu dua şu şekilde de gelmiştir:

سُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ خَلْقِهِ، سُبْحَانَ اللهِ رِضَا نَفْسِهِ، سُبْحَانَ اللهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ

Duanın Manası: “Yarattıklarının sayısınca Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Kendisinin razı olacağı kadar Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Arşının ağırlığınca Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Kelimelerinin çokluğunca Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Müslim 2726/79, Albânî Sahihu’l-Kelimu’t-Tayyib 12

(24) Abdurrahman, babası Ebu Bekre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Ey babacığım! Kuşkusuz ki, ben her sabah seni:

اللَّهُمَّ عَافِنِي فيِ بَدَنِي، اللَّهُمَّ عَافِنيِ فيِ سَمْعيِ، اللَّهُمَّ عَافِنيِ فيِ بَصَرِي، لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، لآ إِلَهَ إِلاَ أَنْتَ

‘Ey Allah’ım! Bedenime afiyet ver. Ey Allah’ım! Kulağıma afiyet ver. Ey Allah’ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben kabir azabından da Sana sığınırım. Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur!’ diye dua ederken duyuyorum. Bu duayı sabahleyin ve akşamleyin üçer kere okuyorsun. Bunun hikmeti nedir? Babam da şöyle dedi:

−Kuşkusuz ki, ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bunlarla dua ettiğini işittim. Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünneti ile sünnetlenmek istiyorum.”

Ebu Davud 5090, Ahmed bin Hanbel Müsned, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle, Buhari Edebu’l-Müfred

Sabah ve Akşam On Kere Yapılacak Dualar

(25) Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, sabahladığı vakit, on kere;

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh, Lehu’l-Mulku Ve Lehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ ederse, İsmail aleyhissellamın çocuklarından dört kimseyi hürriyetine kavuşturmuş gibi olur ve onun için on iyilik yazılır ve ondan on günah da silinir ve o kişinin derecesi on derece yükseltilir. O gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Eğer bu duayı akşamladığı vakit söylerse, sabaha kadar onun için gündüz verilen şeylerin aynısı verilir. Sabaha kadar şeytanla arasında bir perde olur.” (Yani şeytanın şerrinden emin olur)

Not: Bu dua, Ebu Davud ve İbni Mace’de geldiği gibi bir kere de yapılabilir.

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! Allah birdir ve hiçbir ortağı da yoktur! Mülk de Allah’ındır, hamd da Allah’ındır. Allah, her şeye gücü yetendir.”

Müslim 2693/30, Ebu Davud 5077, İbni Mace 3867, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle, Taberani Mucemu’l-Kebir 4015, Tergib ve Terhib 3/374

(26) Abdurrahman bin Gunm (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sabah ve akşam namazlarını kılınca kalkıp gitmeden ve oturuşunu bozmadan önce on defa:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، يُحْيِي، وَيُمِيتُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ قَدِيرٌ

‘Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! Allah, birdir ve hiçbir ortağı yoktur! Mülk Allah’a aittir, hamd da Allah’ındır! Hayır Allah’ın elindedir. Allah, hayat verir ve öldürür, Allah, her şeye güç yetirendir,’ derse Allah onlardan her birine karşılık on sevap verir, on günahı siler, mertebesini on derece artırır. Bu sözler onun için mekruh (yani çirkin) her şeyden ve kovulmuş şeytandan bir koruyucu olur. Şirk dışında ona ulaşan bir günahtan sorulmaz! Kendisinden daha fazla söyleyerek onu geçen kişi dışında amelce insanların en faziletlisi olur.

Ahmed bin Hanbel Müsned 4/227 No: 18153, Tergib ve Terhib 1/446

Günde Yüz Kere Yapılacak Dualar

(27) Ümmü Hani (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Bir gün, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana uğradı. Ben de, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ya Rasulallah! Andolsun ki benim yaşım ilerledi ve zayıfladım. Bana otururken yapabileceğim bir amel emret, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Yüz kere ‘Subhanallah’ de. Kuşkusuz ki bu, İsmail aleyhissellam’ın çocuklarından yüz köleyi hürriyetine kavuşturmana denktir.

−Yüz kere ‘Elhamdulillah’ de. Kuşkusuz ki bu, Allah’ın yolunda cihad için gemi, eğeri ve yükü ile hazırlayacağın yüz ata denktir.

−Yüz kere ‘Allah-u Ekber’ de. Kuşkusuz ki bu, senin için kabul olunmuş yüz kurbanlık deveye denktir.

−Yüz kere ‘La İlahe İllallah’ de. Kuşkusuz ki bu, gökle yer arasını doldurur. O gün senin amelinden daha faziletli olarak, hiçbir kimsenin ameli göğe yükseltilmez! Ancak senin getirdiğin şeyi getirmesi hariç.

Yüz kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: “Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yüz kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: “Hamd, Allah’a mahsustur.”

Yüz kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: “Allah en büyüktür.”

Yüz kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Ahmed bin Hanbel Müsned, Taberani Mucemu’l-Evsad, Hakim Müsdetrek, Beyhaki, Nesei, Tergib ve Terhib 3/389

(28) Mus’ab bin Sa’d’ın babası Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bizler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında iken, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden herhangi biri her gün bin sevap kazanmaktan aciz olur mu!?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in meclisinde oturanlardan birisi:

−Bizden biri nasıl bin sevap kazanır? diye sordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ

−“Yüz kere Subhanallah diye tesbih ederse, onun lehine bin sevap yazılır veya ondan bin günahı silinir.”

Duanın Manası: “Allah’ı tesbih ederim.”

Müslim 2698/37, Tirmizi 3692

(29) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللهِ، وَبِحَمْدِهِ

“…Kim, günde yüz kere, ‘Subhanallahi ve Bihamdihi’ derse, o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar bile çok olsa dökülür.”

Duanın Manası: “Allah’a hamdederek O’nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.”

Buhari 14/6343, Müslim 2691/28, Tirmizi 3698

(30) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ

“Herkim, günde yüz kere, ‘La İlahe İllallah’ ederse bu kimse on köleyi hürriyetine kavuşturmuş olur ve ona yüz iyilik sevabı yazılır ve yüz günahı bağışlanır. O gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Ve bu duayı kendisinden daha çok tekrar edenden başka hiç kimse ondan daha değerli bir amel işlemiş olamaz!”

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.”

Tirmizi 3697

(31) Ebu Burde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ben, el-Eğarra (Radiyallahu Anh)’dan işittim. Bu zat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabındandır. Kendisi Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ile konuşuyordu ve dedi ki:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

أَسْتَغْفِرُ اللهَ، وَأَتُوبُ إِلَيْهِ

“Ey insanlar! Allah’a tevbe edin! Kuşkusuz ki, ben günde yüz kere Allah’a tevbe ederim!”

Duanın Manası: “Allah’tan mağfiret diler ve O’na tevbe ederim.”

Müslim 2702/41, 42, Buhari 13/6245

(32) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

“Herkim, günde yüz kere, ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh, Lehu’l-Mülkü Ve Lehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ derse bu kimse on köleyi hürriyetine kavuşturmuş olur ve ona yüz iyilik sevabı yazılır ve yüz günahı bağışlanır. O gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Ve bu duayı kendisinden daha çok tekrar edenden başka hiç kimse ondan daha değerli bir amel işlemiş olamaz…”

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”

Buhari 14/6340, Müslim 2691/28, İbni Mace 3867, Tergib ve Terhib 2/73

Akşam Üç Kere Yapılacak Dualar

(33) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, akşamladığı zaman;

أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ

bu duayı üç kere söylerse, o gecenin humması ona zarar veremez!”

Duanın Manası: “Allah’ın yarattığı şeylerin şerrinden, Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”

Not: “Humma, akrep ve benzeri hayvanların sokmasıyla ortaya çıkan ateş, hararet; zehirin etkisi veya zehirin kendisi demektir.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 2/290, Nesei Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle 590, İbni Sünni 68, Müslim 2709/55, Tirmizi 3661, İbni Mace 3518

Sabah ve Akşam Yüz Kere Yapılacak Dualar

(34) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim, sabah ve akşam yüz kere;

سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ، وَبِحَمْدِهِ

‘Subhanallahi’l-Azimi ve Bihamdihi’ derse, onun elde ettiğinin bir benzerini hiç kimse elde edemez ve o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar bile çok olsa affedilir!”

Duanın Manası: “Azim olan Rabbimi hamdi ile tesbih ederim.”

Ebu Davud 5091, Müslim 2692/29, Tirmizi 3693, Ebi’d-Dünya, Hakim, Albânî Sahihu’l-Cami’ 6429, Tergib ve Terhib 2/72

(35) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘Subhanallah’ derse yüz tane deve veya sığır kesmesinden daha faziletlidir. Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘Elhamdulillah’ derse Allah’ın Yolunda yüz atla savaşmasından daha faziletlidir. Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘Allah-u Ekber’ derse yüz köleyi hürriyetine kavuşturmasından daha faziletlidir. Kim, güneş doğmadan ve batmadan önce yüz kere ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh, Lehu’l-Mülkü Ve Lehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ derse hiç kimse kıyamet gününde bu amelden daha faziletli bir amel getiremez! Ancak, onun kadar veya daha fazla söyleyen bundan müstesnadır!”

Yüz kere:

سُبْحَانَ اللهِ

Duanın Manası: “Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”

Yüz kere:

الْحَمْدُ لِلَّهِ

Duanın Manası: “Hamd, Allah’a mahsustur.”

Yüz kere:

اللهُ أَكْبَرُ

Duanın Manası: “Allah en büyüktür.”

Yüz kere:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”

Nesei, Tergib ve Terhib 2/80, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/344, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 1316

(36) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sabah namazından sonra yüz defa:

لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي، وَيُمِيتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ قَدِيرٌ

Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur, mülk O’na aittir, hamd O’nadır, O hayat verir ve öldürür, hayır O’nun elindedir. O her şeye güç yetirendir, derse amel bakımından yeryüzündeki en faziletli kişi o olur! Ta ki başkası onun gibi veya onun dediğinden daha fazla söylerse bu müstesna!”

Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 2664