Hul’u İle İlgili Konular

Hul’u: Kadının boşanma isteği demektir.

(10) Kadının Bir Beis Olmadan Hul’u İstemesi Haramdır!

(14) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hangi kadın, kocasıyla kendi arasında her hangi bir beis olmaksızın kocasından kendisini boşamasını isterse, cennetin kokusu onun üzerine haramdır!”

Not: Beis kelimesi burada, Şeri bir mazeret anlamındadır. Kadını boşanma talebinde haklı yapan şeri mazeret ise; kocasının irtidat etmesi, anin, mecbub, mefkut olması. Yahut koca karısını küfre, fuhşa, dinden zorunlu olarak bilinen kesin hükümleri inkâra zorlaması, erkeğin üzerine farz olan kadının nafakasını temin etmemesi ve benzeri şeylerdir.

İbni Mace 2055, Ebu Davud 2226, Tirmizi 1187, Darimi 2/162, İbni Hibban Mevarid 1320, İbnu’l-Carud 748, Hakim 2/200, Beyhaki 7/316, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2035

(11) Hul’un Caiz Olduğu Yer

(15) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Habibe binti Sehl, Sabit bin Kays’ın nikahlı olarak yanında idi. Sabit (Radiyallahu Anh) kadını dövdü ve onun bazı uzvunu kolunu kırdı. Kadın sabah namazından sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve kocasını Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şikâyet etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Sabit’i çağırdı ve şöyle buyurdu:

−“Onun malının bir kısmını al ve ondan ayrıl!”

Sabit (Radiyallahu Anh):

−Bu doğru olur mu? ya Rasulallah! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Evet.”

Sabit (Radiyallahu Anh):

−Ben ona mehir olarak iki tane bahçe verdim, onlar bu kadının elindedir! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Bahçelerini al ve kadından ayrıl!”

Sabit (Radiyallahu Anh) bahçeleri aldı ve kadını boşadı.

Ebu Davud 2228, Nesei 3497, Begavi 9/194

(16) Amre, Habibe binti Sehli’l-Ensarî’den tahdis ederek şöyle dedi:

Habibe (Radiyallahu Anha), Sabit bin Kays bin Semmas (Radiyallahu Anh)’ın nikahı altında idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazına çıktığında alaca karanlıkta kapısının yanında Habibe binti Sehl’i buldu ve şöyle buyurdu:

−“Bu kimdir?”

Kadın:

−Ben, Habibe binti Sehl’im dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“İşin nedir?”

Kadın kocasını kast ederek:

−Ne ben ne de Sabit bizim bir arada yaşamamız mümkün değildir! dedi. Sabit (Radiyallahu Anh) gelince Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sabit (Radiyallahu Anh)’a şöyle buyurdu:

−“Bu Habibe binti Sehl’dir, maşaallah anlatacağı şeyleri anlattı.”

Bunun üzerine Habibe (Radiyallahu Anha):

−Ya Rasulallah! Sabit’in bana verdiği her şey yanımdadır geri vermeye hazırım dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sabit (Radiyallahu Anh)’a şöyle buyurdu:

−“Kadından mehir olarak verdiğin şeyleri geri al!”

Sabit (Radiyallahu Anh)’da kadından onları geri aldı. Habibe (Radiyallahu Anha) bu şekilde kocasından boşanarak, iddetini beklemek üzere babasının evine döndü.

Malik 2/564/31, Ebu Davud 2227, Nesei 3461, İbni Hibban Mevarid 1326, İbnu’l-Carud 749, Said bin Mensur 1430, 1431, Beyhaki 7/313, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 7/102

(12) Hul’u İsteyen Kadın Mehir Bedelini Kocasına Öder

(17) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Sabit bin Kays (Radiyallahu Anh)’ın karısı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

−Ya Rasulallah, ben Sabit bin Kays’a ne ahlak ne de din hususunda kızmıyorum. Fakat ben İslam’da küfrü kerih görüyor ve tiksiniyorum dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Sabit’in sana mehir olarak verdiği bahçesini kendisine geri iade eder misin?”

Kadın:

−Evet, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sabit bin Kays’a şöyle buyurdu:

−“Bahçeyi kabul et ve kadını bir talakla boşa.”

Buhari 5356, Nesei 83463, İbnu’l-Carud 750, Darekutni 3/255, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2036

(13) Hul’u İsteyen Kadın Bir Tuhur Müddeti İddet Bekler

(18) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Sabit bin Kays’ın karısı kocasından hul’u isteyip boşandı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kadının iddetini bir hayız müddeti yaptı.”

Ebu Davud 2229, Tirmizi 1196, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 7/102

(19) Süleyman bin Yesar (Rahmetullahi Aleyh) Rübeyyi’ binti Muavviz bin Afrâe’den şöyle dedi:

“Rübeyyi’ Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında hul’u oldu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine bir hayız müddeti iddet beklemesini emretti. Yahut bu kendisine emredildi.”

Tirmizi 1195, Nesei 3498, İbni Mace 2058

(20) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Hul’u isteyip boşanan kadının iddet süresi bir hayız müddetidir.”

Ebu Davud 2230

(14) Lian (Lanetleşmek!)

(21) Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Eşlerine zina suçu atan ve kendilerinden başka şahidleri bulunmayan kimselere gelince, onlardan her birinin şahidliği dört defa, kendisinin mutlaka doğru söyleyenlerden olduğuna Allah’ı şahid tutmasıdır. Beşinci defa da; eğer yalan söyleyenlerden ise Allah’ın lanetinin kendilerinin üzerine olmasını diler. Kadının da dört defa sözüne Allah’ı şahid tutup kocasının, mutlaka yalan söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmesi, kendisinden cezayı kaldırır. Beşinci defa da; eğer kocası doğrulardan ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diler.”

Nur Suresi 6, 7, 8, 9

(22) Sehl bin Sa’d es-Saidî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Uveymir bin el-Aclani, Âsım bin Adiyy el-Ensarî’ye geldi ve ona şöyle dedi:

Bir kimse karısı ile beraber bir adam bulsa, kadının kocası o adamı öldürür, siz de onu kısas yaparak öldürür müsünüz? Yoksa bu kimse nasıl yapar, görüşün nedir? Ya Âsım bin Adiyy el-Ensarî! Bunu benim için Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir sor! Âsım bin Adiyy el-Ensarî’de bu meseleyi Rasulullah (Radiyallahu Anh)’e sordu. Ancak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu soruları kerih görüp ayıpladı! Hatta Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiği şeyler Âsım bin Adiyy el-Ensarî’ye ağır geldi. Âsım bin Adiyy el-Ensarî ailesinin yanına döndüğünde Uveymir bin el-Aclani geldi ve:

−Ya Âsım bin Adiyy el-Ensarî! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sana ne söyledi? dedi. Âsım bin Adiyy el-Ensarî:

−Sen hayır getirmezsin! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sorduğum soruları kerih gördü! dedi. Uveymir bin el-Aclani:

Vallahi ben bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorana kadar sormayı bitirmeyeceğim, dedi. Uveymir bin el-Aclani dönüp Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanların ortasında iken onun yanına geldi ve:

−Ya Rasulallah! Bir kimse karısı ile beraber bir adam bulsa, kadının kocası o adamı öldürür, siz de onu öldürür müsünüz? Yoksa bu kimse nasıl yapar, görüşün nedir? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah senin ve karıyın hakkında ayet indirdi, git o kadını getir.”

Sehl şöyle dedi:

−O karı ve koca birbirleriyle lanetleştiler! Ben de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında insanlarla beraber idim, lanetleşmeleri bitince Uveymir bin el-Aclani:

−Ya Rasulallah! Eğer bu kadını nikâhımda tutarsam, ona yalan isnat etmiş olurum? dedi ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona emretmeden önce kadını üç talakla boşadı.

İbni Şihab:

−Bunun lanetleşmeden sonra karısını üç talakla boşamak lanetleşenler için bir sünnet oldu, dedi.

Malik 2/566, Buhari 5334, Müslim 1492/1, Ebu Davud 2245, Nesei 3466, İbni Mace 2066, İbnu’l-Carud 737, İbni Hibban 4284, Begavi 2366, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/336, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2100

(15) Liandan Sonra Erkek Kadına Verdiği Mehri Alamaz!

(23) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) lanetleşen karı ve kocaya şöyle buyurdu:

−“Hesabınız Allah’a aittir; ikinizden biri kuşkusuz ki, yalancıdır! Erkeğe senin artık bu kadın üzerinde hiçbir hakkın yoktur!”

Bunun üzerine koca:

−Ya Rasulallah! Benim mehir olarak verdiğim malım ne olacak? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Sana mal yoktur! Kuşkusuz ki, sen kadına zina isnadında eğer doğru söyledinse, o mal onun fercinden kendine helal kılman mukabilinde vermiştin bu da tahakkuk etti. Eğer sen ona zina isnadında yalancı isen o malı istemek sana daha da uzaktır!”

Müslim 1493/5, Buhari 5417, Ebu Avane 4689, İbni Hibban 4287, Ebu Davud 2257

(16) Liandan Sonra Çocuk Anaya İlhak Edilir

(24) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Bir adam, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında karısıyla lanetleşti. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların arasını ayırtıp ve çocuğu da annesine ilhak etti.”

Müslim 1494/8, Buhari 5419, Ebu Avane 4698, Tirmizi 1216

(17) Hezl Talakı

Hezl: Şaka etmek demektir. Hezl talakının manası, kişi karısını şakadan boşar demektir ki, öyle bir kimsenin hükmü yukarıdaki hadiste bildirilmiştir.

(25) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Üç şey vardır, onların ciddisi de ciddidir ve şakası da ciddidir! Nikah, talak ve (ricî talaktan sonra karısına) dönmektir.”

Ebu Davud 2194, Tirmizi 1184, İbni Mace 2039, İbnu’l-Carud 712, Said bin Mensur 1703, Darekutni 3/256, Hakim 2/198, Begavi 2356, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1826

(18) Sarih Lafızlarla Talak

(26) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rifâa el-Kurazi’nin karısı, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

−Ben Rifâa’nın nikâhında idim. O beni boşadı dedi...”

Buhari 2428, Müslim 1433/111, Ebu Avane 4318, Nesei 3409, Tirmizi 1118, Darimi 2/161, İbni Mace 1932, İbnu’l-Carud 683, Begavi 2361, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/34, 37, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1887

(27) Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:

−Ben, Halid ailesinin kızıyım. Kocam falanca, kendisi Yemen’de olduğu halde bana talakımı gönderdi. Ben de kocamın ailesinden nafaka ve içinde barınacak ev istedim. Onlar bu isteğimi vermeye imtina ettiler ve:

−Ya Rasulallah! Kocası bu kadını üç kere boşayıp talakını gönderdi dediler...”

Nesei 3403, Ahmed bin Hanbel Müsned 27413, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1711

(19) Kinayeli Lafızlarla Talak

(28) İmam Evzâi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Ben, Zührî (Rahmetullahi Aleyh)’e:

−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kadınlarından hangisi ondan Allah’a sığınmıştı? dedim. Zührî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

−Bana Urve, Aişe (Radiyallahu Anha)’dan şunları haber verdi:

−Cevn kızı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına zifaf için girdirildi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona yaklaştığı vakit, kadın:

−Senden Allah’a sığınırım! dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Sen yüce olan Allah’a sığındın, artık sen ailene katıl!”

Buhari 5329, Müslim 3417, İbni Mace 2050, İbnu’l-Carud 738, İbni Hibban 4266, Darekutni 4/29, Hakim 2/35, Beyhaki 7/39, 342, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2064

(29) Ebu Useyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Biz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in beraberinde çıktık, nihayet eş-Şat denilen bir bahçeye gittik. İki bahçeye ulaştığımızda onların arasında oturduk. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizlere şöyle buyurdu:

−“Siz burada oturun!”

Ama kendisi bahçeye girdi. Oraya Cevniyye getirilmiş, bahçedeki bir eve en-Nu’man bin Şerahil’in kızı Umeyme’nin evine indirilmişti. O kadınla beraber ebesi ve dadısı da vardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanına girince şöyle buyurdu:

−“Kendini bana hibe et.”

Umeyme:

−Melîke bir kadın nefsini, kendinin raiyetine idaresi altındaki halktan birine hibe eder mi!? dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadını sakinleştirmek için elini onun üzerine koymak için uzattığında, kadın:

−Senden Allah’a sığınırım! dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Sen gerçekten, yüce bir makama sığındın!”

Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim yanımıza çıktı ve şöyle buyurdu:

−“Ya Eba Useyd! Sen bu kadına razikiyye nevinden iki kat elbise giydir ve onu ailesine ilhak et!”

Buhari 5330, 5331, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/498, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2064

(20) Baba Dilerse Çocuğuna Karısını Boşattırabilir

(30) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Benim nikâhım altında bir kadın vardı ve ben onu seviyordum, babam ise onu kerih görüyor ve istemiyordu! Babam bana onu boşamamı emretti, ben de bundan imtina ettim! Müteakiben ben bu durumu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e zikrettim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Ey Abdullah bin Ömer! Karını boşa!”

Ben de karımı boşadım.

Tirmizi 1200, Ebu Davud 5138, İbni Mace 2088, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/20, 157, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 7/136