Namazda Ta’dili Erkanı Terketmek

Hırsızlığın en büyüklerinden biri de namazdan çalmadır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İnsanların hırsızlıkta en kötüsü namazından çalandır.”

Sahabeler dediler ki:

−Ya Rasulallah! Namazından nasıl çalar? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Namazın rukû ve secdelerini hakkıyla yerine getirmez!”

Ahmed bin Hanbel Müsned 5/310, Albânî Sahihu’l-Cami’ 997

Sukunetin terki, rükû ve secdede sırtın istenilen şekilde olmaması, rukûdan ve secdeden kalktıktan sonra sırtın tam olarak kaldırılmaması ve iki secde arasında düz olarak tutulmaması; bütün bunlar namaz kılanların çoğunda görülen ve herkesin bildiği şeylerdir. Namazlarında ta’dili erkâna uymayanların bulunmadığı bir mescidi neredeyse göremezsiniz. Ta’dili erkân namazın rükünlerindendir. Terkedilirse namaz olmaz. Durum ciddidir.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Rükû ve secdede sırtını tam olarak eğip kaldırmayanın namazı olmaz!”

Ebu Davud 1/533, Albânî Sahihu’l-Cami’ 7224

Şüphesiz ki, bu hoş bir davranış değildir. Böyle yapan da kınanmayı ve tehdidi hak etmiştir. Ebu Abdullah el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabelerine namaz kıldırırdı. Sonra onlardan bir grup ile oturdu. İçeriye bir adam girdi ve namaza durdu. Rukû etmeye ve (tavuğun yem gagalaması gibi) başını eğip kaldırarak secde etmeye başladı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Bunu görüyor musunuz? Kim bunun üzere ölürse Muhammed’in dininden başka bir şey üzere ölmüştür! Kuzgunun leşi gagalaması gibi namazında başını eğip hemen kaldırır. Rükû edip secdesini (tavuğun yem) gagalaması gibi yapan bir ya da iki hurma tanesi yiyen aç insan gibidir. Bu onun açlığından neyi giderir!?”

Sahih İbni Huzeyme 1/332, Albanî Sıfatu Salati’n-Nebi 131

Zeyd ibni Vehb’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Huzeyfe (Radiyallahu Anh) rukû ve secdeyi tam olarak yapmayan bir adam gördü ve ona dedi ki:

−“Sen namaz kılmadın. Bu hal üzerine ölseydin, Allah’ın Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bağışladığı dinden başkası üzerine ölmüş olurdun.”

Buhari

Namazın rükünlerini tam olarak yerine getirmeyen kimsenin bu hükmü öğrendikten sonra içinde bulunduğu vaktin farzını yeniden kılması, geçmiştekiler için de tevbe etmesi gerekir. Daha önce kıldığı namazları yeniden kılması gerekmez. “Dön ve yeniden kıl! Kuşkusuz ki, sen namaz kılmadın,” hadisi buna delildir.

Fethu’l-Bari 2/323