Ramazan Orucunun Farziyeti

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç sizin üzerinize de yazıldı! Umulur ki, sakınırsınız!”

Bakara Suresi 183

(2) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir şey sormaktan yasaklanmıştık. Çöl ahalisinden akıllı bir kimsenin gelip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir şeyler sorması bizim de onu dinlememiz hoşumuza giderdi. Bir gün çöl ahalisinden bir adam geldi ve dedi:

−Ey Muhammed! Elçin bize geldi ve seni Allah’ın Rasul olarak gönderdiğini söylediğini bize haber verdi! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Doğru söylemiştir.”

Adam:

−Semayı kim yarattı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah.”

Adam:

−Yeri kim yarattı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah.”

Adam:

−Yeryüzündeki bu dağları kim dikti? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah.”

Adam:

−Yeryüzündeki faydalı şeyleri kim yarattı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah.”

Adam:

−Semavat ve arzı yaratan, orada dağları yükseltip faydalı şeyler meydana getiren Allah hakkı için seni gerçekten Allah mı Rasul yaptı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Evet.”

Adam:

−Bize gelen elçin, her gün ve gecede üzerimize beş vakit namazın farz olduğunu söyledi! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Doğru söylemiştir.”

Adam:

−Seni Rasul olarak gönderen Zata yemin veriyorum, bunu sana gerçekten Allah mı emretti? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Evet.”

Adam:

−Elçin, bizim mallarımızdan zekâtın üzerimize farz olduğunu söyledi! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Doğru söylemiştir.”

Adam:

−Seni Rasul olarak gönderen Zata yemin veriyorum, bunu sana gerçekten Allah mı emretti? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Evet.”

Adam:

−Elçin, her sene Ramazan ayında orucun üzerimize farz olduğunu söyledi! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Doğru söylemiştir.”

Adam:

−Seni Rasul olak gönderen Zata yemin veriyorum, bunu sana gerçekten Allah mı emretti? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Evet.”

Adam:

−Elçin, yoluna gücü yetene Kâbe’yi hac etmenin üzerimize farz olduğunu söyledi! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Doğru söylemiştir.”

Adam:

−Seni Rasul olarak gönderen Zata yemin veriyorum, bunu sana gerçekten Allah mı emretti? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Evet.”

Adam:

−Seni hak ile gönderen Zata yemin ederim ki, bunlara bir şey eklemeyeceğim; bunlardan hiçbir şeyi de eksiltmeyeceğim! dedi. Arkasını dönüp gidince, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Eğer doğru söylüyorsa elbette cennete girer.”

Nesei 2090, Müslim 12/10, İbni Ebi Şeybe İman 4, 5, Tirmizi 619, Ahmed bin Hanbel Müsned 13010

(3) Talha bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Necd halkından saçı başı dağınık bir kimse Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi. Uzaktan sesinin uğultusunu duyuyor, fakat ne dediğini anlamıyorduk. Nihayet Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yaklaştı. Meğer o kimse İslam’ın ne olduğunu soruyormuş. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir gün ve gecesinde beş vakit namaz (kılmak) dır.”

O kimse:

−Üzerime bu namazdan gayrı namaz var mı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Hayır, ancak sen nafile kılarsan bu müstesnadır.”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devamla şöyle buyurdu:

−“Ramazan orucunu tutmaktır.”

O kimse:

−Üzerime bu oruçtan gayrı tutmam gereken oruç var mı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Hayır, ancak sen nafile olarak oruç tutarsan bu müstesnadır.”

Talha bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona zekatı da anlattı.

O kimse:

−Üzerime bu zekattan gayrı vermem gereken başka bir zekat var mı? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Hayır, ancak sen nafile olarak sadaka verirsen bu müstesnadır.”

Buna müteakiben o kimse:

−Vallahi bunun üzerine ne artırırım ne de eksiltirim diyerek arkasını dönüp gitti. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Eğer doğru söylüyorsa felah bulmuştur.”

Malik 1/175/94, Buhari 1767, Müslim 11/89, Ebu Avane 1/310, Ebu Davud 391, Nesei 457, Darimi 1/309, İbni Huzeyme 306, İbni Hibban 1724, Beyhaki 2/46, 69, Begavi 1/18, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/162

(2) Ramazan Orucunun Fazileti

(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim imanla ve ecrini Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.”

Buhari 190, Müslim 760/175, Ebu Davud 1371, Nesei 2202, 2203, 2204, Tirmizi 808, Darimi 2/26, İbni Mace 1326, 1641, İbni Hibban 3432, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/232, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 907

(5) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah şöyle buyurmuştur; Âdemoğlunun yaptığı her amel kendisi içindir, sadece oruç böyle değildir! O benim içindir; onun ecrini ancak ben veririm. Oruç bir kalkandır. Herhangi biriniz oruçlu olduğu gün çirkin söz ve işlerde bulunmasın, düşmanlık da yapmasın! Bir kimse ona söver veya onunla dövüşürse, ben oruçlu bir kimseyim desin! Muhammed’in nefsi elinde olan Zata yemin ederim ki, oruçlu ağzın kokusu Allah’ın katında misk kokusundan daha hoştur. Oruçlunun sevineceği iki sevinci vardır. İlki, iftar ettiği zaman sevinmesi, diğeri, Rabbiyle karşılaştığı zaman sevinmesidir.”

Buhari’deki başka bir rivayette hadisin baş kısmı şöyle gelmiştir:

“...O kimse benim için yemesini, içmesini ve nefsi arzularını terk etti...”

Buhari 1769, Nesei 2215, İbni Mace 1638, Abdurrezzak 7893, İbni Huzeyme 1896, İbni Hibban 3422, Beyhaki 4/304, Begavi 1710, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/237

(6) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. O kapıdan sadece oruç tutanlar girer. Ondan oruç tutanlardan gayrı hiç kimse giremez! Kıyamet günü oruç tutanlar nerededir? denilir. Oruç tutanlar ayağa kalkarlar ve o kapıdan içeri girerler ondan oruç tutanlardan gayrı hiç kimse giremez! Onlar girdiği zaman o kapı kapanır da artık o kapıdan hiç kimse içeri giremez!”

Buhari 1771, Müslim 1152, Nesei 2235, 2236, İbni Hibban 3420, Beyhaki 4/305, Tirmizi 765, Begavi 1709, İbni Mace 1640, Albânî Sahîhu’t-Tergib ve’t-Terhib 965