Allah’a imandan sonra iman asıllarının ikincisidir. Kişinin mü’min olabilmesi için Kitap ve sünnette geldiği gibi, en ufak bir şüphe ve tereddüt duymaksızın meleklerin var olduklarına inanması gerekir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Rasul kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de… Onların her biri Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına ve rasullerine inandılar…”
Bakara 285
Meleklerin varlığını inkar eden kimse kafir olur. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“…Herkim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, rasullerini ve ahiret gününü inkar ederse muhakkak ki o, derin bir sapıklığa düşmüş olur.”
Nisa 136
1) Allah’ın nurdan yarattığı kullardır, gizli kuvvetler değil, hakiki varlıklardır. Ancak kendi suretleri üzereyken insanlar tarafından görülemezler.
Bu hususta Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Melekler nurdan yaratıldı, cinler dumansız ateşten yaratıldı ve Adem’de (Kur’an’da) size vasfedilen şeyden (topraktan) yaratıldı.”
Müslim 2996/60
2) Melekler, şehevi duygu ve nefsi eğilimlerden arındırılmış, günah işlemeyen, emrolundukları işi yapan itaatkar elçilerdir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“…Bilakis melekler lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır. O’ndan emir almazdan önce konuşmazlar, sadece O’nun emriyle hareket ederler. Allah onların yaptıklarını da, yapacaklarını da bilir. Allah’ın rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler.”
Enbiya 26-28
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Melekler üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine emredilen şeyi yaparlar.”
Nahl 50
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah meleklerden de, insanlardan da elçiler seçer.”
Hac 75
3) Melekler, insanlar gibi yemez, içmez, uyumazlar, erkeklik ve dişilik sıfatları taşımazlar. Dolayısıyla evlenme, üreyip çoğalma vb. özellikleri yoktur. Allah’ın izin vereceği haller gereği insan sureti gibi çeşitli cismani şekillere girme gücüne sahiptirler.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Andolsun ki elçilerimiz İbrahim’e müjde getirdiler ve ‘Selam!’ dediler. O da ‘Selam!’ dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi. Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü…”
Hud 69, 70
O melekler İbrahim (Aleyhisselam)’a insan suretinde gelmiş ve o da melekleri tanımadığından onlara yemek ikram etmiştir. Ancak melekler özellikleri gereği yemek yemediler.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Yoksa biz melekleri onların gözü önünde dişiler olarak mı yarattık?”
Saffat 150
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Onlar, Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Acaba meleklerin yaratılışlarını mı gördüler? Onların bu şahitlikleri yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.”
Zuhruf 19
4) Meleklerin hilkatleri çok büyüktür. Onlardan kiminin birkaç, kiminin de daha çok kanadı vardır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur…”
Fatır 1
Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Cibril (Aleyhisselam)’ı altı yüz kanatlı olduğu halde gördü.”
Buhari 4803, Müslim 174/280
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların yaratılış özelliğine dair şöyle buyurdu:
“Allah’ın Arş’ını taşıyan meleklerinden birisi hakkında bahsetmeme izin verildi: Onun kulak memesi ile omzu arasındaki mesafe yedi yüz senelik yolculuk kadar mesafedir.”
Ebu Davud 4727
5) Melekler, Allah’ın ordularındandır. Onlar mü’minlerle beraber savaşa katılırlar. Sayılarını Allah’tan başkası bilemez.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Hatırlayın ki, Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da: ‘Ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim.’ diyerek duanızı kabul buyurdu.”
Enfal 9
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır…”
Fetih 4-7
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“…Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez…”
Müddessir 31
6) Onlar Allah’a ibadetten usanmaz ve yorulmazlar, gece gündüz Allah’ı tesbih ederler. Yedinci kat semada bulunan Beytü’l-Ma’mur’u tavaf eder, orada namaz kılarlar.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Göklerde ve yerde bulunan kimseler O’na aittir. O’nun indinde bulunanlar (melekler) O’na ibadet hususunda büyüklenmezler ve yorulmazlar. Onlar gece ve gündüz usanmaksızın (Allah’ı) tesbih ederler.”
Enbiya 19-20
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Miraç’tan bahsederken şöyle buyurdu:
“…Bana Beytü’l-Ma’mur gösterildi… Her gün onun içinde yetmiş bin melek namaz kılar ve ondan çıktıklarında bu onların son girişidir, bir daha oraya dönemezler…”
Buhari 3027, Müslim 162/259
7) Meleklerin yaratılışı insanın yaratılışından daha öncedir. Çünkü Allah (Azze ve Celle) meleklere, insanı yaratacağını ve yeryüzünde onu halife kılacağını haber vermiştir.
8) Meleklerin güzellik, haya ve düzenlilik gibi özellikleri vardır. İnsanın rahatsız olduğu şeylerden onlar da rahatsız olurlar.
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yanına giren Osman (Radiyallahu Anh)’dan haya ederek baldırını örtmüştü. Bunun sebebini soran Aişe (Radiyallahu Anha)’ya:
−‘Kendisinden meleklerin bile haya ettiği kişiden ben haya etmeyeyim mi?’ buyurdu.”
Müslim 2401
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) meleklerin düzgün saf tutmalarından bahsederek:
“Meleklerin Rableri katında saf saf durmaları gibi niye saf saf durmuyorsunuz?... Onlar ilk safı tamamen doldururlar ve safta da birbirlerine yapışırcasına sık dururlar” buyurmuştur.
Müslim 430/119
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferinde de onların rahatsız olduğu şeylerden şöyle haber vermiştir:
“Herkim soğan, sarımsak ve pırasa yerse sakın mescidimize yaklaşmasın! Çünkü melekler de insanoğlunun eza duyduğu şeylerden eza duyarlar.”
Müslim 564/74
9) Melekler; içinde heykel, resim, köpek ve çan (zil) bulunan ev ve ortamlarda bulunmazlar. Bunlar hakkında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“İçinde köpek ve suret (canlı resmi ve heykeli) bulunan eve melekler girmez!”
Buhari 3039, Müslim 2106/83
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Melekler, içerisinde köpek ve zil (çan) bulunan hiçbir yolcu kafilesine yoldaşlık etmezler!”
Müslim 2113/103
10) Melekler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e, mü’minlere ve insanlara hayrı öğretenlere salat (istiğfar) ederler.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki Allah ve melekleri Nebi’ye salat ederler…”
Ahzab 56
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“O (Allah) ve melekleri, sizleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salat ederler…”
Ahzab 43
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Arş’ı taşıyanlar ve çevresinde bulunanlar Rablerini hamd ile tesbih ederler, O’na iman ederler ve mü’minler için istiğfar ederler…”
Mü’min 7
Bu hususta Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah, melekleri, göklerin ve yerin ahalisi, hatta yuvalarındaki karıncalarla (sudaki) balıklar, insanlara hayrı öğretenlere salat (dua) ederler.”
Tirmizi 2825
11) Melekler Kur’an’ın güzel okunduğu yerlere inerler.
Nitekim Usayd bin Hudayr (Radiyallahu Anh) Kur’an okurken bir ışık manzumesi onun başının üzerine kadar inmiş, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun bir melek topluluğu olduğunu haber vermiştir.
Buhari 5110, Müslim 795, 796
Allah ile rasulleri arasında vahiy memurluğu yapan büyük meleklerden biri olup Allah’ın en değerli mahluklarındandır. Allah’tan aldığı vahyi Allah’ın dilediği nebi veya rasule indirir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“De ki: Cebrail’e kim düşman ise şunu bilsin ki, Allah’ın izniyle Kur’an’ı senin kalbine, önce gelenleri tasdik edici, bir hidayet ve mü’minler için bir müjde olarak o indirmiştir.”
Bakara 97
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi indinde itibarlı bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. O, orada sayılan, güvenilen (bir elçi)dir.”
Tekvir 19-21
Cebrail (Aleyhisselam)’ın Ruh, Namus, Ruhu’l-Emin ve Ruhu’l-Kudüs diye isimlendirildiği de ayet ve hadislerle bilinmektedir.
Şuara 193, Nahl 102, Nebe 38, Buhari 147, Müslim 160/252
Rüzgarın estirilmesi ve yağmurun yağdırılması gibi tabiat olaylarıyla görevli melektir. İsmine dair Kur’an ve sünnette varid olan deliller olmasına rağmen, görevine dair bir ayet ve hadis bulunmamaktadır.
Bakara 98, Müslim 770/200
Kıyametin kopması için birinci kez ve yeniden diriliş için ikinci kez Sur’a üfürecek olan melektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Sur’a üfürülünce, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince birden onlar ayağa kalkmış bakıyor olurlar.”
Zümer 68
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Allah göklerle yeri yaratmayı bitirdikten sonra Sur’u yarattı ve onu İsrafil’e verdi…”
Taberi, Camiu’l-Beyan 16/25, Kurtubi, el-Camiu Li Ahkami’l-Kur’an 13/239, İbni Kesir Ölüm Ötesi Tarihi 171, Ebu Ya’la
Aişe (Radiyallahu Anha)’ya, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gece namazına nasıl başladığı sorulduğunda Aişe (Radiyallahu Anha):
“Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi olan, gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve hazır olanı bilen Allah’ım!..” diyerek namazını açtığını bildirmiştir.
Müslim 770/200
İşte, büyük meleklerden olup Kur’an ve sünnette adları geçen melekler bunlardır.
Ölüm anında canlılardan ruhlarını çekip almakla görevlidir. Emri altında çalışan ve kendisine yardım eden başka melekler vardır. Bu sebeple birçok ayet ve hadiste ‘ölüm melekleri’ şeklinde çoğul olarak zikredilmişlerdir.
Nisa 97, En’am 61, 93, Enfal 50, Nahl 28, 32, İbni Mace 4262
Bununla beraber tekil olarak ‘ölüm meleği’ şeklinde de zikredilmiştir.
Secde 11, Buhari 1261, Müslim 2372/157
Ölüm melekleri, kulların amellerine uygun bir sıfatta onların ruhlarını almaya gelirler. Kul, güzel amel sahibi salih bir kişi ise, melekler kendisine yüzleri güneş gibi parlayan beyaz yüzlü olarak gelir ve hoşnutlukla ruhunu alırlar.
Kul, kötü amel sahibi kafir bir kişiyse melekler kendisine yüzleri simsiyah kara yüzlü olarak gelirler ve işkence ederek ruhunu alırlar.
Ahmed 4/287, 288, No: 18733, 4/295, 296, No: 18815
Muakkibat Meleklerinin anlamı: Takip eden demektir.
Kulları, önlerinden ve arkalarından olmak üzere Allah’ın izni ile daima koruyan meleklerdir. Gece ve gündüz iki ayrı posta çalışırlar ve sabah ile ikindi vakitlerinde görevi değişirler. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Onun (insanın) önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu koruyan muakkibat (takip edici melekler) vardır…”
Ra’d 11
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Birtakım melekler geceleyin, birtakım melekler de gündüzleyin birbirlerini takiben size gelirler. Bunlar sabah ve ikindi namazlarında birleşirler. Sonra sizinle beraber bulunup da görevini tamamlayanlar semaya yükselirler.
Kullarının hallerini en iyi bilir olduğu halde Rableri onlara:
−Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar.
Onlar da:
−Onları namaz kılar halde bıraktık, yanlarına da namaz kılarlarken varmıştık, derler.”
Buhari 619, 3037, 7353, 7297, Müslim 632/210
Kiramen Katibinin anlamı: Değerli yazıcılar demektir.
Her insanın iki omzunda iyilik ve kötülüklerini yazan, istisnalar hariç kuldan hiç ayrılmayan yazıcı melekler vardır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki üzerinizde muhafızlar vardır. Onlar şerefli yazıcılardır, yaptığınız şeyleri bilirler.”
İnfitar 10-12
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İki mütelekkiyan (yazıcı melek, insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazarlar. (İnsanın) her sözünü yanındaki gözetleyici ve yazmaya hazır bir melek yazar.”
Kaf 17, 18
Bunlar mü’min kulların üzerine inerler, vefatları anında ve kıyamet gününde onları korkudan yana emin olma ve cennet ile müjdelerler.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki: ‘Rabbimiz Allah’tır.’ deyip dosdoğru olanların üzerine melekler iner. Onlara: ‘Korkmayın ve üzülmeyin! Size vaat olunan cennetle müjdelenin. Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Gafur ve Rahim olan Allah’ın ikramı olarak orada sizin için canlarınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır derler.”
Fussilet 30-32
Seyyahun Meleklerin anlamı: Gezici demektir.
Bu melekler yeryüzünü gezerek zikir meclisi ararlar. Buldukları meclislere iştirak ederek zikir halkalarını çepeçevre kuşatırlar. Öyle ki onlar, zikredenlerle gök arasını doldurana kadar birbirlerini orada konuşulanları dinlemeye teşvik ederler. Allah (Azze ve Celle)’de o halkadakileri kendi katında bulunanların içinde anar.
Müslim 2689/25, 2699/38
Nutfe, ana rahmine düştükten 40 bazı rivayetlerde 42, 45, 120 gün ve gece geçtikten sonra Allah ona bir melek gönderir. Melek onu suretlendirip kulağını, gözünü, derisini, etini ve kemiğini oluşturur ve o cenin hakkında Allah’ın buyurduğu şu dört hususu yazar;
1) Erkek mi, dişi mi?
2) Şaki mi, Said mi? Yani: Cennetlik mi? Cehennemlik mi?
3) Rızkı,
4) Eceli.
Akabinde emrolunduğu şeyler üzerinde artırma ve eksiltme yapmayarak elinde bir sahife ile çıkar.
Müslim 2643, 2646, Buhari 6487, 6488
Allah’ın dağlar üzerinde tasarruf ve idare ile görevlendirdiği melekler vardır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nübüvvetin 10. yılında kendisini Kureyş müşriklerine karşı koruyan amcasının vefatı üzerine himayesine gireceği birini aramak için Taif’e gitmişti.
Aradığını bulamayan, üstelik ayak takımının taşlarına hedef olan Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzgün bir halde dönerken Cebrail (Aleyhisselam) tarafından karşılanmış ve Allah’ın ona, dağlar meleğini gönderdiğini bildirmiş, dağlar meleği de ona, kendisine emrederse iki dağı onların üzerine kapatıvereceğini söylemiştir.
Buhari 3042, Müslim 1795/111
Arş’ı taşıyan ve etrafında bulunan melekler vardır. Bir rivayete göre Arş’ı taşıyanlar 4 melek olup kıyamet günü bunların sayısı 8 olacaktır.
İbni Kesir Tefsiri 13/6973, Ahmed
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Arş’ı yüklenen ve O’nun çevresinde bulunanlar Rablerini hamd ile tesbih eder, O’na iman eder ve iman edenler için de istiğfar ederler.”
Mü’min 7
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin Arşı’nı üstlerinde sekiz (melek) yüklenir.”
Hakka 17
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna dair şöyle buyurdu:
“Allah’ın Arş’ını taşıyan meleklerinden birisi hakkında bahsetmeme izin verildi…”
Ebu Davud 4727
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Semada bulunan meleklerden, durmaksızın Allah’ı zikreden, O’nu tesbih eden, O’na rüku ve secde edenler vardır. Onlar bunu yaparken kibirlenmez, usanmaz ve yorulmazlar.”
A’raf 206, Enbiya 19, 20
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hususu bize şöyle haber verdi:
“…Şüphesiz ki, sema gıcırdadı. Semanın gıcırdaması ise haklıdır. Çünkü semada, meleklerin Allah’a secde etmek için alnını koymasından dolayı dört parmaklık (bile boş) yer yoktur…”
Tirmizi 2414, İbni Mace 4190
Kul kabrine defnedilip arkadaşları onu terk ettiğinde Münker ve Nekir adı verilen iki melek onun yanına gelir ve onu;
a) Rabbin kim?
b) Dinin ne?
c) Şu Muhammed denilen kimse hakkında ne dersin? şeklinde üç soru sorarak sorgularlar.
Ebu Davud 4753, Terğib ve Terhib 7/75, Tirmizi, İbni Hibban
Bu meleklerin sayısını ancak Allah bilir. Başları Rıdvan isimli melektir. Onlar cennet ehlini orada ebedi kalmakla müjdelerler. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Rablerine karşı gelmekten sakınanlar bölük bölük cennete sevk edilirler. Kapıları açılmış olduğu halde oraya vardıklarında bekçileri onlara: ‘Selamun aleykum! Tertemiz oldunuz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya! derler.”
Zümer 73
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“…Ve melekler de her kapıdan onların yanına girerler: ‘Sabretmenize karşılık selam size! Dünya yurdunun sonu ne güzeldir derler.”
Ra’d 23, 24
Onlara Zebani de denilir. Sayıları 19 olup, başları Malik isimli melektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? O ne bırakır, ne de vazgeçer, İnsanın derisini kavurur. Üzerinde on dokuz (melek) vardır. Biz cehennemin işlerine bakmakla, ancak melekleri görevlendirdik. Onların sayısını da, ancak inkarcılar için bir fitne yaptık…”
Müddessir 27-31
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin diye seslenirler. Malik der ki: Siz (öylece) kalacaksınız.”
Zuhruf 77
İsmi Ra’d’dır. Bulutları yanındaki ateşten mihraklarla Allah’ın dilediği yere sürer.
Tirmizi 3320
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hususu bize şöyle haber verdi:
“Her günün sabahında iki melek iner ve bunlardan birisi:
‘Ey Allah’ım! (Malını) infak edene bir bedelini ver,’ diye dua eder.
Diğeri ise:
‘Ey Allah’ım! (Malını) tutana telef ver,’ diye beddua eder.”
Buhari 1364, Müslim 1010/57
İnsanoğluna şeytanın bir dokunması olduğu gibi, meleğin de dokunması vardır. Şeytanın dokunması şerri vaat etme ve hakkı yalanlamadır. Meleğin dokunması ise hayrı vaat etme ve hakkı doğrulamadır.
Tirmizi 3172
Bazı melekler, Müslümanlarla beraber cenazeye katılır ve define iştirak ederler.
Ebu Davud 3177, Nesai 2057
Cuma günü olunca mescit kapılarının her birinde gelenleri sırasıyla yazan, imam minbere çıkınca da sayfaları dürüp hutbeyi dinleyen melekler vardır.
Buhari 891, Müslim 850/24, 25
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mi’raç hadisesinden bahsederken şöyle buyurmaktadır:
“…Cebrail aleyhisselam sonra elimden tutarak beni dünya semasına çıkardı.
Oraya vardığımızda o göğün bekçisine:
−‘Aç!’ dedi.
Bekçi:
−‘Kimdir o?’ diye sordu.
Derken Cebrail aleyhisselam beni ikinci semaya doğru çıkardı.
Oranın bekçisine de:
−‘Aç!’ dedi. Oranın bekçisi de evvelkinin söylediklerini söyledi ve ardından kapıyı açtı…”
Buhari 447, 448, 1562, 3127, Müslim 163/263
Hadislerden de anlaşıldığı gibi her gök kapısının oraya geleni gideni sorgulayan bir bekçisi vardır.
İnsan, meleklere şüphe etmeksizin inanmadıkça mü’min olamaz. Şüphesiz ki melekler alemi akıl ve duyularla hissedilemez. Bu alemi bilmenin tek yolu ise vahiydir. Vahiyle bildirilene teslim olup, inanmak Müslümanlığın göstergesidir.