(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَإِنَّ اللهَ بِهِ عَلِيمٌ
“Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız! Her ne infak ederseniz, şüphesiz ki, Allah onu bilir.”
Âl-i İmran Suresi 92
(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
...وَقَالَ اللهُ إِنِّي مَعَكُمْ لَئِنْ أَقَمْتُمُ الصَّلاَةَ وَآتَيْتُمُ الزَّكَاةَ وَآمَنْتُمْ بِرُسُلِي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ اللهَ قَرْضًا حَسَنًا لَأُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ السَّبِيلِ
“…Allah; kuşkusuz ki, Ben sizinle beraberim, eğer namaz kılar, zekâtı verir, Rasullerime iman eder, onlara yardım eder ve Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin günahlarınızı örterim; sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokarım demişti. Artık bundan sonra sizden kim inkâr yolunu tutarsa, gerçekten o dosdoğru yoldan sapmış olur!”
Maide Suresi 12
(3) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنْ تُقْرِضُوا اللهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللهُ شَكُورٌ حَلِيمٌ
“Eğer siz Allah’a güzel bir şekilde borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah Şekûr’dur, karşılık verendir. Halîm’dir, cezalandırmada acele etmeyendir.”
Tegabun Suresi 17
(4) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنَّ الْمُصَّدِّقِينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَأَقْرَضُوا اللهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ أَجْرٌ كَرِيمٌ
“Şüphesiz ki, sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah’a güzel bir şekilde borç verenlere, işte onlara (verdikleri) kat kat yapılır ve onlar için pek bol ve şerefli bir mükafat vardır.”
Hadid Suresi 18
(5) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَأَنْفِقُوا مِنْ مَا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلاَ أَخَّرْتَنِي إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُنْ مِنَ الصَّالِحِينَ
“Sizden birine ölüm gelip de, Ey Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salihlerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin.”
Munafikun Suresi 10
(6) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim helal kazancından bir hurma değerinde bir sadaka verirse ki, Allah helal maldan verilen sadakadan başka hiçbir sadakayı asla kabul etmez! Allah bu sadakayı sağ eliyle kabul eder. Sonra onu bir dağ gibi olana kadar sizin birinizin sütten kesilmiş tayını büyüttüğü gibi sadaka sahibi için büyütür.”
Buhari 1337, Müslim 1014/63, Nesei 5157, Tirmizi 661, İbni Mace 1842, İbni Huzeyme 2425, İbni Hibban 3316, Bezzar el-Keşf 931, Begavi 1632, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/538
(7) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
“Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu; Ey kulum! Sen infak et ki, Ben de sana infak edeyim.”
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle devam etti:
“Allah’ın Eli doludur. Harcamak onu eksiltmez! O, gece ve gündüz aralıksız devam eder. Allah’ın göğü ve yeri yarattığı günden beri, infak ettiği nimetlerini hiç düşündünüz mü? Şüphesiz ki, Allah’ın Elindeki nimetlerden hiçbir şey eksilmemiştir! Allah’ın Arşı (tahtı) su üzerindedir. Adalet terazisi Allah’ın Elindedir. Terazinin kefesi bazen aşağı iner, bazen de yukarı kalkar. Bu sebeple bazı kullarına yetecek kadar, bazı kullarına da fazla rızık verir.”
Buhari 4459, Müslim 993/37, Tirmizi 3045, İbni Mace 197, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/242
(8) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Benim Uhud Dağı kadar altınım olsa üzerimdeki bir borç için sakladığım bir dinar hariç üçüncü gece gelirken o altından benim yanımda bir dinarın bulunması beni sevindirmez!”
Müslim 991/31, Buhari 2389, İbni Mace 4231, İbni Hibban el-İhsan 3214, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/467
(9) Ebu Musa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda bir kimse altınının sadakasını vermek için dolaşacak da elinden sadakasını alacak bir fakir bulamayacak! O zamanda erkeklerin azlığından ve kadınların çokluğundan dolayı kırk kadının bir erkeğin arkasından gitmekte olduğu ve onun himayesine sığındığı görülecektir.”
Buhari 1340, Müslim 1012/59, Ebu Ya’la 7299, Albânî Sahihu’l-Cami’ 5345
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: مَا مِنْ يَوْمٍ يُصْبَحُ الْعِبَادُ فِيهِ، إِلاَّ مَلَكَانِ يَنْزِلاَنِ، فَيَقُولُ أَحَدُهُمَا؛ اَللَّهُمَّ أَعْطِ مُنْفِقًا خَلَفًا، وَيَقُولُ الْآخَرُ؛ اَللَّهُمَّ أَعْطِ مُمْسِكًا تَلَفًا
(10) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kulların sabaha erdiği her gün içerisinde iki melek iner. Bu iki melekten biri:
–Ey Allah’ım! İnfak edene Sen de bir bedelini ver der. Diğeri de:
–Ey Allah’ım! (malını) tutana (yani infak etmeyene) Sen de onun malına telef ver, der.”
Buhari 3/1364, Müslim 1010/57, Hâkim 2/445, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/305, 306, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 920
(11) Adiyy bin el-Hatim (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında bulunduğum sırada Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir adam geldi ve fakirlikten şikâyet etti. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e başka bir adam geldi ve yol kesilmesinden şikâyet etti.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ya Adiyy! Sen Hira şehrini gördün mü?”
Ben:
−Ben onu görmedim, fakat orası hakkında bana haber verildi, dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Eğer hayatın uzun olursa sen, hevdeci içinde yolculuk eden kadının Hira şehrinden hareket edip Allah’tan başka kimseden korkmadan gelip Kâbe’yi tavaf edeceğini göreceksin!”
Ben buna hayret ederek kendi kendime:
−Beldelerde fitne ve fesat çıkarmış olan Tay kabilesinin eşkıyaları nerede ki acaba? dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle devam etti:
−“Eğer hayatın uzun olursa göreceksin ki, Kisra’nın hazineleri fethedilecektir!”
Ben:
−Kisra bin Hürmüz’ün hazineleri mi? dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Evet, Kisra bin Hürmüz’ün hazineleri. Eğer hayatın uzun olursa göreceksin ki, bir kimse elinin dolusu altını veya gümüşü sadaka olarak çıkaracak da bunu kendisinden kabul edecek bir kimse arayacak, fakat onu kendisinden kabul edecek hiç bir kimseyi bulamayacak! Allah’a yemin ederim ki, biriniz Allah’a kavuşacağı gün, Allah ile kendisi arasında konuşmayı tercüme edecek bir tercüman olmaz halde Allah’a kavuşacak. Allah ona:
–Ben sana Rasul göndermedim mi? diye soracak. O, kul da:
–Evet, gönderdin, diyecek. Allah:
–Ben sana mal vermedim mi, bu şekilde sana ihsanda bulunmadım mı? diyecek. Kul:
–Evet, diyecek. Derken kul sağına bakar cehennemden başka bir şey göremez! Soluna bakar yine cehennemden başka bir şey göremez!”
Adiyy bin el-Hatim (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim şöyle buyuruyordu:
“O halde hepiniz yarım hurma tanesi ile veya onu da bulamazsa güzel bir sözle olsun kendinizi cehennemden koruyun!”
Adiyy bin el-Hatim (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ben, Hira şehrinden hevdeci içinde yolculuğa çıkıp, Allah’tan gayrı hiç kimseden korkmadan gelip Kâbe’yi tavaf eden kadını gördüm. Ben, Kisra bin Hürmüz’ün hazinelerini fetheden ordunun içinde bulundum. Allah’a yemin olsun ki, eğer sizlerin hayatı uzun olursa, Nebi Ebu Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in söylediği elinin dolusu altını sadaka olarak çıkaracak kimseleri de siz göreceksiniz!
Buhari 3371, Tabarani Mucemu’l-Evsad 6610, Beyhaki 10131, Begavi Mesabih 4571
(12) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her Müslümanın sadaka vermesi vacibdir/farzdır.”
Sahabeler:
−Ey Allah’ın Nebisi! Sadaka verecek bir şey bulamaz ise ne yapar? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Eliyle çalışır hem kendine fayda verir hem de tasadduk eder.”
Sahabeler:
–Çalışmaya güç bulamaz ise ne yapar? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Şiddetli ihtiyaç sahibine, bunalmış mazluma yardım eder.”
Sahabeler:
–Buna da güç bulamazsa ne yapar? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Maruf işlesin, münker işlemesin! Bu da o kimse için bir sadakadır.”
Buhari 1367, Müslim 1008/55, Nesei 2537, Begavi 1643
(13) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İçerisinde güneşin doğduğu her günde insan bedeninden her bir eklem için bir sadaka vardır. İki kişi arasında adalet yapmak bir sadakadır. Binitine binmek isteyen veya eşyasını ona yüklemek isteyen kimseye yardım edip binitine bindirmek yahut eşyasını kaldırıp yüklemek bir sadakadır. Güzel söz bir sadakadır. Namaza giderken sahibinin attığı her adım sadakadır. Yoldan geçenlere eziyet veren şeyleri oradan gidermek bir sadakadır.”
Buhari 2791, Müslim 1009/56, İbni Hibban 3381, Begavi 1645, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/316
(14) Ebu Zer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizden her birinizin bedeninden her bir eklem için bir sadaka vardır. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır. Her tahlil bir sadakadır. Her tekbir bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır. Kötülüğü yasaklamak bir sadakadır. Bir kimsenin Duha/Kuşluk vakti kılacağı iki rekât namaz onlardan bazısına kifayet eder.”
Tesbih: Subhanallah demektir.
Tahmid: Elhamdulillah demektir.
Tahlil: La İlahe İllallah demektir.
Tekbir: Allah-u Ekber demektir.
Müslim 720/84
(15) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her maruf (iyilik) bir sadakadır.”
Buhari 6011, Müslim 1005/52, Tirmizi 1970, İbni Hibban 3379, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/344
(16) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“…Kuşkusuz ki, sen Allah’ın Vechini (Yüzünü) isteyerek harcayacağın her bir nafakadan muhakkak ki, ecir alırsın! Hatta eşinin ağzına koyacağın bir lokmadan bile ecir alırsın…”
Buhari 3/1221
(17) Mikdam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Kendine yedirdiğin şey bir sadakadır. Çocuğuna, hanımına ve hizmetçine yedirdiğinin şey de bir sadakadır.”
Buhari Edebü’l-Müfred 195, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/132
Not Bir Müslüman, kendisine, ailesine ve hizmetçisine alış-veriş yaparken sadaka olsun niyeti ile yaparsa, bu alış-veriş o kişi için muhakkak ki, sadaka olur.
(18) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bollukta Allah’ı tanı ki, zorlukta da Allah seni yardımıyla tanısın.”
Ahmed bin Hanbel Müsned, Albânî Tevessül 53
(19) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bir adam, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:
−Ya Rasulallah! Ecir ve sevap yönünden hangi sadaka daha büyüktür? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Senin sıhhatli, çok cimri olduğun, fakirlikten korktuğun ve zenginliği ümit ettiğin halde infak ettiğin sadakadır. Can boğaza ulaşıp, bu malım falan içindir, bu malım filan içindir diyeceğin ve bunlarda mirasçıların olacağı için sadakanı geri bırakma!”
Buhari 1345, Müslim 1032/92, Ebu Davud 2865, Nesei 2541, İbni Mace 2706, İbni Huzeyme 2454, İbni Hibban 3312, Abdurrezzak 16740, Tayalisi 980, Begavi 1671, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/25
(20) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kadın evinin yiyeceğinden ifsat etmeden infak ettiği vakit, onun için infakı sebebiyle bir sevap vardır, bu malı kazanması sebebiyle kocası için bir sevap vardır, malı bekleyen için bekleme sebebiyle bir sevap vardır. Bunlardan bazısının ecri diğerlerinin ecrinden hiçbir şeyi noksanlaştırmaz.”
Buhari 1352, Müslim 1024/80, Ebu Davud 1685, Nesei 5/65, Tirmizi 672, Abdurrezzak 7275, İbni Hibban 3358, Beyhaki 4/192, Begavi 1692, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/44
(21) Esma binti Ebu Bekir (Radiyallahu Anhum) şöyle dedi:
“Ben:
−Ya Rasulallah! Benim hiç malım yoktur, ancak malım kocam Zübeyr bin Avvâm’ın bana getirdiği mallardır. Ben bu mallardan tasadduk edeyim mi? diye sordum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Tasadduk/infak et! Malı kap içinde saklama! Sonra o sana da saklanır!”
Buhari 2386, Müslim 1029/88, Nesei 5/74, İbni Hibban 3357, Begavi 1654, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/354
(22) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her Müslümanın sadaka vermesi vacibdir/farzdır.”
Sahabeler:
−Ey Allah’ın Nebisi! Sadaka verecek bir şey bulamaz ise ne yapar? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Eliyle çalışır hem kendine fayda verir hem de tasadduk eder.”
Sahabeler:
–Çalışmaya güç bulamaz ise ne yapar? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Şiddetli ihtiyaç sahibine, bunalmış mazluma yardım eder.”
Sahabeler:
–Buna da güç bulamazsa ne yapar? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Maruf işlesin, münker işlemesin! Bu da o kimse için bir sadakadır.”
Buhari 1368, Müslim 1008/55, Nesei 2537, Begavi 1643
(23) Esma binti Ebu Bekir (Radiyallahu Anhum) şöyle dedi:
“Ben:
−Ya Rasulallah! Benim hiç malım yoktur, ancak malım kocam Zübeyr bin Avvâm’ın bana getirdiği mallardır. Ben bu mallardan tasadduk edeyim mi? diye sordum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Tasadduk et! Malı kap içinde saklama! Sonra o sana da saklanır.”
Buhari 2386, Müslim 1029/88, Nesei 5/74, İbni Hibban 3357, Begavi 1654, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/354
(24) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
...Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Abdestsiz hiçbir namaz ve hiyanetle elde edilmiş maldan da sadaka kabul olunmaz!..”
Müslim 224, Ebu Avane 1/234, Tirmizi 1, İbni Mace 272, İbni Ebi Şeybe 1/14/1, Tayalisi 1874, Ahmed bin Hanbel Müsned 4969, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 120
(25) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ebu Talha (Radiyallahu Anh) Medine’de hurmalık mal yönünden Ensar’ın en zengini idi. Mallarının kendine en değerlisi de Beyruha bostanı idi. Beyruha mescidin hemen karşısındaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyruhaya girer onun içindeki güzel sudan içerdi.
Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
“Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.”
Âl-i İmran Suresi 92. ayet inince Ebu Talha (Radiyallahu Anh) kalkıp, doğru Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:
−Ya Rasulallah! Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız.”
Bana malımın en değerli olanı Beyruhadır. Beyruha Allah için sadakadır. Bu sadakanın hayrını ve onun Allah katında bir iyilik ve azık olmasını ümit ediyorum. Allah’ın sana gösterdiği cihete onu sarf et dedi.
Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun üzerine şöyle buyurdu:
−“Ne hoş! İşte bu kazançlı bir maldır, işte bu kazançlı bir maldır. Ben senin söylediğin sözü işittim. Ben bu bostanı akrabalarına infak etmeni uygun görüyorum.”
Ebu Talha (Radiyallahu Anh):
−Ya Rasulallah! Ben de senin istediğin gibi yaparım dedi. Sonra Ebu Talha (Radiyallahu Anh) Beyruhayı akrabaları ve amcaoğulları arasında taksim etti.”
Buhari 1388, Müslim 998/42, Malik 2/595, Darimi 2/390, Tirmizi 2997, İbni Huzeyme 2455, İbni Hibban 3340, Beyhaki 6/164, 275, Begavi 1683, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/131, 256
(26) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Sa’d bin Ubâde (Radiyallahu Anh) annesinden uzak bir yerde bulunduğu sırada annesi öldü. Bunun üzerine Sa’d bin Ubâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ey Allah’ın Rasulü! Kuşkusuz ki, ben annemden uzak bir yerde iken annem öldü! Ben, annemin adına sadaka versem, bu sadaka ona fayda verir mi?
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Evet. (Annenin adına vereceğin sadaka, ona fayda verir)”
Sa’d bin Ubâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Ben seni şahid yapıyorum, benim Mıhraf isimli bostanım annem için sadakadır.
Buhari 2603, Malik 2/760, Ebu Davud 2882, Nesei 6/252, Tirmizi 669, İbni Huzeyme 2500, İbni Hibban 3354
(27) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bir kimse, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şöyle dedi:
Kuşkusuz ki, babam öldü ve mal bıraktı. Ama vasiyet de etmedi! Benim, babamın adına sadaka vermem onun günahlarına kefaret olur mu?
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Evet. (Babanın adına vereceğin sadaka, onun günahlarına kefaret olur)”
Müslim 1630/11
(28) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ensar’dan bazı kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sadaka istediler Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de onlara verdi. Sonra bunlar yine istediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine verdi. Nihayet yanında mal tükendi. Akabinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sadaka malından yanımda bulunan şeyleri sizlerden asla esirgemem! Herkim dilencilikten sakınmak isterse, Allah o kimseyi iffetli kılar. Herkim halktan müstağni olursa, Allah onu zengin yapar. Herkim sabretmek isterse, Allah ona sabır verir, hiç kimseye sabırdan daha hayırlı, sabırdan daha geniş nimet verilmemiştir.”
Buhari 1398, Müslim 1053/124, Malik 2/997, Nesei 5/95, Tirmizi 2024, Darimi 1/378, Beyhaki 4/195, Begavi 1613, Abdurrezzak 20014, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/93
(29) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim mal çoğaltmak için insanların mallarını dilenirse, şüphesiz ki o, ateş parçası istemektedir. Bundan sonra ister az istesin isterse çok istesin.”
Müslim 1041/105
(30) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لِلْفُقَرَآءِ الَّذِينَ أُحْصِرُوا فِي سَبِيلِ اللهِ لاَ يَسْتَطِيعُونَ ضَرْبًا فِي الْأَرْضِ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ أَغْنِيَآءَ مِنَ التَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُمْ بِسِيمَاهُمْ لاَ يَسْأَلُونَ النَّاسَ إِلْحَافًا وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللهَ بِهِ عَلِيمٌ
“Sadakalar, Allah’ın Yolunda mahsur kalmış fakirlere mahsustur. Onlar yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, istemeye utandıklarından dolayı onları zengin zanneder. Onları simalarından tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Hayırdan ne infak ederseniz, şüphesiz ki, Allah onu bilir.”
Bakara Suresi 273
(31) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Miskin, sadaka istemek için insanları dolaşan, bir iki lokma, bir iki hurmanın geri çevirdiği dilenci kişiler değildir. Fakat gerçek miskin, kendini geçindirecek bir imkân bulamayan ve kendinin sadaka verilmek için sıkıntıda olduğu bilinmeyen, kendi de kalkıp insanlardan sadaka istemeyen (dilencilik yapmayan) iffetli kimselerdir.”
Buhari 1408, Müslim 1039/101, Malik 2/923, Nesei 2571, İbni Hibban 3352, Begavi 1602
(32) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır.”
İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431, Hakim 1517, Ahmed bin Hanbel Müsned 17335
(33) Ebu Said El-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Gizli olarak verilen sadaka, Rabb’in gazabını söndürür!..”
Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1908
(34) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kuşkusuz ki, sadaka Rabb’in gazabını söndürür!”
Tirmizi 658
(35) Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“…Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da hatayı söndürür!..”
Tirmizi 609, İbni Mace 3973, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/248