Soru: Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen biri başkan/yönetici seçilir mi? Seçilmemesi halinde bazı durumlarda tutuklamalar ve sıkıştırmalar olacağını hatırlatmakta da yarar vardır!
Cevap: Mü’minler Allah’tan daha güzel hüküm verenin olmadığına inanırlar ve Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen birini asla başkan/yönetici seçmezler! Allah’ın yolunda başlarına gelen musibetlere de, sabrederler! Allah’ın hükmüne karşı gelen her hüküm, cahiliye hükümdür ve küfürdür!
Demokrasi insan sistemdir ve halkın kendi kendini yönetmesi demektir! Demokrasi, bu haliyle İslam’a terstir! Kuşkusuz ki, hüküm ve kanun koyma, ancak el-Aliyy vel-Kebir olan Allah’ındır! Her kim olursa olsun insanlardan herhangi birine kanun koyma hakkını vermesi KÜFÜRDÜR ve ŞİKTİR!
Dinler ve Çağdaş Mezhepler Ansiklopedisinin 1066, 1067/2 sayfasında şunlar belirtilmiştir:
Şüphesiz ki, itaatte boyun eğmede veya kanun koymada modern şirkin görüntülerinden biri olarak demokratik sistemler karşımıza çıkar! Çünkü demokrasi, yaratanın mutlak kanun koyucu olarak otoritesini ortadan kaldırmaktadır!
(1) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِهِ إِلاَّ أَسْمَآءً سَمَّيْتُمُوهَا أَنْتُمْ وَآبَآؤُكُمْ مَّا أَنْزَلَ اللهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍ إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلَّهِ أَمَرَ أَلاَّ تَعْبُدُوا إِلاَّ إِيَّاهُ ذَالِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يَعْلَمُونَ
“Sizin Allah’ı bırakıp da taptığınız, kendinizin ve babalarınızın adlandırdığı uydurma birtakım isimlerden başka bir şey değildir! Allah onların doğruluğuna dâir hiçbir delil indirmemiştir! Hüküm ancak Allah’ındır. O, yalnız kendisine kulluk etmenizi emretmiştir. Bu dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler!”
Yusuf Suresi 40
(2) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ
“Yoksa onlar cahiliye hükmünü mü arıyorlar/istiyorlar!? İyi bilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim olabilir ki!?”
Maide Suresi 50
Soru: Seçimlerde oy kullanmak ve aday göstermek caiz midir? Bilinmeli ki, ülkemizdeki partiler Allah’ın indirdiği ile hükmetmiyorlar!?
Cevap: Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyen, İslam şeriatı ile çalışmayan bir hükümette yer alıp kendini aday göstermek Hiçbir Müslüman’a asla caiz olmaz! Bir Müslüman’ın bu hükümette çalışması veya seçimlerde bir başkasını seçmesi de asla caiz olmaz! Bu, İslam Milletinden çıkartan küfürdür!
Şeyh Abdulaziz bin Baz,
Şeyh Abdurrezzak Afifi,
Şeyh Abdullah bin Ğudeyyan,
Şeyh Abdullah bin Guud.
Daimi Konsey Fetvaları 406, 407/23
Allah Tebâreke ve Teâlâ, Allah’a ve Rasullerine indirdiklerine iman iddiasının yanında başkalarına gidip muhakeme olmanın ilginç bir durum olduğunu belirtmiştir.
(3) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُوا بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِن قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَنْ يَتَحَاكَمُوا إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُوا أَنْ يَكْفُرُوا بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلاَلاً بَعِيدًا
“Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi!? Kendileri tağutu inkâr etmekle emrolundukları halde hakem olarak tağuta başvurmak/ mahkemeleşmek istiyorlar! Şeytan onları uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor!”
Nisa Suresi 60
(4) İmam eş-Şengiti (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
Allah Subhanehu ve Teâlâ, kendi şeriatı dışında muhakemeleşmek isteyenlerin mü’min olma iddiasının ilginç bir durum olduğunu bildirmiştir!
Bununla birlikte iman iddialarının yanında tağutun yönetme iradesine başvurmak yalanda mübalağa/aşırılık yapmaya girer ki, bu da ilginç bir şeydir!
Allah Subhanehu ve Teâlâ kendi zatına yemin ederek şöyle demiştir. Kişi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bütün işlerde verdiği hükme inanmadıkça iman etmiş olamaz! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) neye karar vermişse o İslam’dır, zahir de olsa batin de olsa ona boyun eğmek farzdır!
(5) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
“Hayır, Rabbine and olsun ki, onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükümden nefislerinde hiçbir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar!”
Nisa Suresi 65
Allah Subhanehu ve Teâlâ, çekişme durumlarını kendisine götürmemizi emrederken bunu imanın şartı saymıştır! Allah’ın şeriat olarak vermediği durumlar dışında muhakemenin imanı doğrulamayacağını belirtti!
(6) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنْكُمْ فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ذَالِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin! Rasule itaat edin! Ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah’a ve Rasule döndürün! Şayet Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, bu daha hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir.”
Nisa Suresi 59
(7) İbni Kesir (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın, ‘Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız’ sözünü çekişme anında, Kitab ve Sahih Sünnete muhakemeleşmek için götürmeyen ve onu kabul etmeyen kimsenin ne Allah’a ne de ahiret gününe iman ettiğinin delili değildir!
Buna göre, Allah’ın şeriatı dışında yönetmek isteyen birini seçmek haramdır! Çünkü bu harama razılık ve ona yardım söz konusudur! Allah her şeyi en iyi bilendir.