Sabah Namazının Vakti

(1) Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitab ederek şöyle buyurdu:

“...Bizim için namazımızı gözetleyin!”

Güneş sırtına vurmuş halde ilk uyanan, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oldu. Bizde korkuyla kalktık. Sonra, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Bininiz!”

Binip güneş yükselene kadar yürüdük. Güneş yükselince indi sonra abdest alınacak bir kap istedi. Benim yanımda içinde biraz su olan bir kap vardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan hafif bir abdest aldı. Kapta biraz daha su kaldı.

Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Abdest kabını bizim için muhafaza et! Kuşkusuz ki, yakında onun için bir haber olacaktır!”

Sonra Bilal (Radiyallahu Anh) sabah namazı için ezan okudu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki rekât namaz kıldı. Sonra sabah namazını kıldırdı, yani her gün yaptığı gibi yaptı. Müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) binitine bindi, bizde onunla beraber binitlerimize bindik. Bazılarımız diğerlerine alçak sesle:

−Namazımızda yaptığımız bu taksirin keffareti nedir? deyince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Sizin için bende tabi olacağınız güzel örnekler yok mu!? Uyurken namazı kaçırmada asla taksirat yoktur! Taksirat ancak diğer bir namaz vakti girene kadar namazını kılmayan kimsede vardır. Dolayısıyla Herkim vakti çıkana kadar uyur kalır, namazını kılmazsa, uyandığında o namazı kılsın! Ertesi gün her namazı da kendi vaktinde kılsın!..”

Müslim 681/311