Ben Senin Eşinim Ben Senin Sevdanım

Şefi bin Mati’ (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Binekler üzerinde birinin cennet ehlini ziyaret etmesi, pislemeyen eğerli ve gemli atların verilmesi, onların sahip olacakları nimetlerdendir.

Cennetlikler bu atlara binip Allah’ın dilediği yerlere gideceklerdir. Onlara bulutlar gibi hiçbir gözün görmediği hiçbir kulağın işitmediği nimetler de verilecektir. Sonra onlar o bulutlar gibi nimetlere;

Bize yağmur yağdır, diyecekler. Bunun üzerine yağmur yağacaktır. Bu yağmur, beklentilerinin en üstünde gerçekleşecektir. Sonra Allah-u Teâlâ, rahatsızlık vermeyen bir rüzgar gönderecek ve bu rüzgar, onların sağına ve soluna güzel kokular yayacaktır. Onlar da bu güzel kokuları atlarının yelelerine kendi saçlarına, başlarına ve elbiselerine süreceklerdir. Sonra Allah’ın dilediği yere gideceklerdir. Birden, onlardan birine bir kadın:

Ey Allah’ın Kulu! Bana ihtiyacın yok mu?! diye soracaktır. O da:

ꟷSen kimsin? Necisin? diyecektir. Kadın da:

Ben senin eşinim, ben senin sevdanım, diye cevap verecektir. Bu defa o adam da:

Ben senin yerini bilmiyordum! diyecektir. Bunun üzerine kadın da:

Sen hiç şu ayeti okumadın mı? diye soracaktır:

فَلاَ تَعْلَمُ نَفْسٌ مَآ أُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَآءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

‘Artık onlar için, yaptıklarına karşılık olarak gözlerin aydın olacağı nimetlerden kendilerine neler hazırlandığını kimse bilemez!’ O da:

Elbette. Rabbime yemin ederim ki, okudum diye cevap verecektir. Muhtemelen o kişi kırk yıl boyunca o kadınla birlikte olacak yani cinsel ilişkiye girecektir. Ancak cennetteki diğer nimetler onun bu birlikteliğine ara verecektir.”

Tirmizi Muhtasar Şemaili Muhammediye 205