Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır!" İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Ahiret İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Tevhid İle Alakalı Konular
Haramlar İle İlgili Konular
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Rasulullah İle İlgili Konular
Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları
Sakınılması Gereken Haramlar!
Sihir ve Cinler İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Duhân Suresi
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

Duhân Suresi

Mekke’de İnmiştir

أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ

بِسْمِ اللهِ الرَّحمن الرَّحِيم

1. Hâ. Mîm.

2, 3. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.

4, 5, 6. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Çünkü biz, Rabbinin bir rahmeti olarak Nebiler göndermekteyiz. O işitendir, bilendir.

7. Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

8. O’ndan başka ilâh yoktur. (Her şeyi O) diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.

9. Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.

10, 11. Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.

12. (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).

13. Nerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti.

14. Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.

15. Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.

16. Fakat biz büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, kesinlikle intikamımızı alırız.

17, 18. Andolsun, kendilerinden önce biz, Firavun’un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara: Allah’ın kulları! Bana gelin! Çünkü ben size (gönderilmiş) güvenilir bir rasûlüm diye (davette bulunan) şerefli bir elçi gelmişti.

19. Allah’a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil getiriyorum.

20. Ben, beni taşlamanızdan, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a sığındım.

21. Eğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzaklaşın.

22. Bunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumdur, diye Rabbine arzetti.

23. Allah, O halde kullarımı geceleyin yola çıkar. Çünkü takip edileceksiniz, buyurdu.

24. Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

25, 26, 27. Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.

28. İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.

29. Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.

30. Andolsun biz, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan kurtardık.

31. Yani Firavun’dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.

32. Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.

33. Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler verdik.

34, 35, 36. Onlar (müşrikler) diyorlar ki: İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz. Doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.

37. Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba’ kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları yok ettik, çünkü onlar suçlu idiler.

38. Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.

39. Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

40. Şüphesiz (hakkı bâtıldan ayıran) hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı gündür.

41. O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, kendilerine yardım da edilmez.

42. Ancak Allah’ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz O, üstündür, merhametlidir.

43, 44. Şüphesiz zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir.

45, 46. O, karınlarda maden eriyiği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar.

47, 48, 49, 50. (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.

51, 52, 53. Müttakîler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.

54. İşte böyle. Bunun yanısıra biz onları, iri gözlü hûrilerle evlendiririz.

55. Orada, güven içinde (canlarının çektiği) her meyveyi isterler.

56. İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).

57. (Bunlar) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.

58. Biz onu (Kur’an’ı), öğüt alalar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.

59. (Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.

Bu Sayfa 4635 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net