Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır!" İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Ahiret İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Tevhid İle Alakalı Konular
Haramlar İle İlgili Konular
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Rasulullah İle İlgili Konular
Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları
Sakınılması Gereken Haramlar!
Sihir ve Cinler İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Oy Kullanmak ve Demokrasi!!!
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ للهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَبَعْدُ

Demokratik Yolla Bir Şahsın Seçilmesi ve
Oy Kullanmanın Hükmü Nedir?

Soru: Demokratik bir hükümette milletvekili veya başka görevde çalışmanın ve demokrasinin hükmü nedir? Demokratik yolla bir şahsın seçilmesi ve oy kullanmanın hükmü nedir?

Cevap: Demokrasi insan sistemdir! Halkın halkı yönetmesi demektir! Demokrasi, bu haliyle İslam’a terstir! Hüküm ve kanun koyma, el-Aliyy vel-Kebir olan Allah’ındır! Kim olursa olsun insanlardan herhangi birine kanun koyma hakkını vermesi caiz değildir!!!

Dinler ve Çağdaş Mezhepler Ansiklopedisinin 1066, 1067/2 sayfasında şunlar belirtilmiştir:

Şüphesiz ki itaatte, boyun eğmede veya kanun koymada modern şirkin görüntülerinden biri olarak demokratik sistemler karşımıza çıkar! Çünkü yaratanın mutlak kanun koyucu olarak otoritesini ilga etmektedir! Yaratılanların hakları mesabesine indirmektedir!

Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِهِ إِلاَّ أَسْمَاءً سَمَّيْتُمُوهَا أَنْتُمْ وَآبَآؤُكُمْ مَّا أَنْزَلَ اللهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍ إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ للهِ أَمَرَ أَلاَّ تَعْبُدُوا إِلاَّ إِيَّاهُ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يَعْلَمُونَ

“Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey olamaz! Yoksa Allah onlara öyle bir saltanat indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’ındır! O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir! İşte doğru din budur! Fakat insanların çoğu bilmezler!”

Yusuf 40

Yine Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ للهِ

“…Hüküm ancak Allah’ındır!..”

En’am 57

Kim demokratik sistemi ve onda yönetmeyi bildiği halde kendini aday gösterir veya başkalarını bu sistemi kabul ederek aday gösterirse büyük bir tehlikededir! Çünkü demokratik sistem İslam’a karşıdır! Demokrasiyi kabul etmek ve onun prensipleriyle çalışmak İslam’dan çıkmak ve mürted olma durumlarındandır!

İlmi ve Fetva Araştırmaları Daimi Konseyi Alimlerine Şu Soru Sorulmuştur:

Soru: Seçimlerde oy kullanmak ve aday göstermek caiz midir? Bilinmeli ki ülkemiz Allah’ın indirdikleriyle hükmetmiyor?

Cevap: Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyen, İslam şeriatı ile çalışmayan bir hükümette yer alıp kendini aday göstermek Müslümana caiz olmaz! Müslümanın bu hükümette çalışan onu veya başkasını seçmesi de caiz olmaz! Ancak İslam Şeriatı ile çalışan bir yönetime çevirmek için oraya gelmeyi isteyen Müslümanlardan kendisini veya başkalarını seçmeleri müstesnadır. Bunu, otoriter sisteme galip gelmek için bir araç edinirler. Ancak kendini aday gösteren de İslam şeriatına karşı gelen makamlara girmemesi gerekir!

Şeyh Abdulaziz bin Baz

Şeyh Abdurrezzak Afifi

Şeyh Abdullah bin Ğudeyyan

Şeyh Abdullah bin Guud.

Daimi Konsey Fetvaları 406, 407/23

Soru: Bildiğiniz gibi bizde anayasal seçimler adıyla seçimler var. Burada İslam’i yönetime çağıran partiler var. Burada İslam’i yönetim istemeyenler de var. İslam’i yönetimi istemeyen ama namaz da kılan partilere karşı seçmenin durumu nedir?

Cevap: İslam şeriatı ile yönetilmeyen ülkelerde Müslümanlara düşen İslam şeriatıyla yönetilmek için çok fazla gayret etmeleridir. İslam şeriatını uygulayacağı bilinen partiye yardımda tek el olup görevlerini yapmalıdırlar. Ancak İslam şeriatını uygulamak istemeyenlere yardım etmek ise caiz değildir! Bilakis sahibini küfre götürür.

Ayette Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَأَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَآ أَنْزَلَ اللهُ وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ أَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَا أَنْزَلَ اللهُ إِلَيْكَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ أَنَّمَا يُرِيدُ اللهُ أَنْ يُصِيبَهُمْ بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ النَّاسِ لَفَاسِقُونَ أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

“Onların aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler! Eğer (verdiğin hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına bela etmek ister. Kuşkusuz ki insanların çoğu da zaten fasıktır! Yoksa onlar cahiliye hükmünü mü arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır!?”

Maide 49, 50

Bu nedenle Allah İslam şeriatı ile hükmetmeyenleri kafir olmakla açıkladı. Onlara yardım etmeyi ve onlara velayet vermekten sakındırdı! Mü’minleri ise eğer inanmış kimseler ise takva yolunu tutmalarını emretti.

Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَتَّخِذُوا الَّذِينَ اتَّخَذُوا دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ أَوْلِيَاءَ وَاتَّقُوا اللهَ إِنْ كُنتُمْ مُّؤْمِنِينَ

“Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitab verilenlerden dininizi alay ve eğlence konusu yapanları ve kafirleri dost edinmeyin! Allah’tan korkun! Eğer mü’minler iseniz!”

Maide 57

İlmi ve Fetva Araştırmaları Daimi Konseyi

Şeyh Abdulaziz bin Baz

Şeyh Abdurrezzak Afifi

Şeyh Abdullah Bin Ğudeyyan

Daimi Konsey Fetvaları 373/1

Allame Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) Şerhu’l-Mumti’de Müslümanların seçimlere katılmalarının mümkün olmadığını söylemiştir.

Şerhu’l-Mumti 8/10

Allame en-Necmî, Muhammed Eman Cami ve Şeyh Salih el-Fevzan’da seçimlere katılmanın caiz olmadığını, bunun kafirlere benzemek olduğunu açıklamışlardır.

El-Mevridi’l-Azbi’z-Zulal 240, Hakikatu’d-Dimokratiyye 33, 34, Şeyh Fevzan’ın İnternet Sitesi Fetva No 8027, Es’iletu’l-Menahici’l-Cedide 207

Şeyh Rebi bin Hadi el-Medhali, Ebu’l-Hasen es-Suleymani’ye son reddiyesinde şöyle demiştir:

Diyorsun ki:

“Seçimler konusu içtihadî bir meseledir!”

Derim ki:

“Seçimlerin içtihadi bir mesele olduğunu söylemek caiz değildir! Bilakis bu sapıklık meselelerindendir ve Yahudi ve Hristiyanların uydurdukları kafir demokrasi pisliklerinden birisidir! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Yahudi ve Hristiyanlara tabi olmayı en şiddetli bir şekilde kötülemiş ve şöyle buyurmuştur:

“Elbette sizler, sizden öncekileri karış karış, dirsek dirsek izleyeceksiniz! Hatta onlar keler deliğine girseler sizler de gireceksiniz!”

Dediler ki:

−Ey Allah’ın rasulü! Onlar Yahudi ve Hristiyanlar mı?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Başka kim olacaktı?”

Buhari 3456, Muslim 2669

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Bundan sonra. Şüphesiz ki sözlerin en hayırlısı Allah’ın Kitabıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan çıkarılanlardır! Her bid’at sapıklıktır!”

Muslim 867, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/371

Yine şöyle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki aranızdan yaşayacak olanlarınız, birçok ihtilaflar görecektir! Sizlere sünnetime ve hidayet edilmiş Raşid halifelerimin sünnetine sarılmak düşer. Ona azı dişlerinizle tutunun! Sizleri sonradan çıkarılan işlerden sakındırırım! Zira her bid’at sapıklıktır!”

İbni Hibban 1/178, Hakim 1/174, 176, 177, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/126, Ebu Davud 4607, İbni Mace 42, Bezzar 10/137, Taberani 18/245, 248, 249

Demokrasi seçimlerini yapanlar, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ve Raşid halifelerin sünnetine en ilgisiz kalan insanlardır! Seçimlerin sayılamayacak kadar kötülükleri vardır. Nitekim bu konuda birçok eserler yazılmıştır. Allah fesattan yasaklar. Senin sapıklıkları içtihadi mesele sayma ve hafife alma konusundaki bu menhecin, Rafızilik, Haricilik, Kabircilik gibi sapıklıklara kapı açar!

Diyorsun ki:

“Selefîler arasında bu meselelerde daha önce de ihtilaf vardı. Kuveyt’teki Selefîler seçimlere katılma görüşündeler. Bizler ise Yemen’de bu görüşte değildik. Bu gün uygun gören de var, görmeyen de var.”

Derim ki:

“Sen ve senin menhecinde olup sana körü körüne tabi olanlar bunu uygun görüyorlar. Selefilere gelince, onların İslam’î duruşları sabittir. Sakın karıştırma! Demokratik seçimler hakkında selefilerin ihtilaf ettikleri meselelerden saymaya kalkışma!

Nitekim Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) Kuveyt’te İhyau’t-Turas cemiyetinde demokratik seçim sapıklığına katılma konusuna dalan ve gruplaşan kimseleri reddederek çürütmüştür!

Rebi bin Hadi el-Medhali, Tenbihu’l-Magrur İla Ma Fi Makali Ebi’l-Hasen ve Menhecihi Mine’d-Dalal ve’ş-Şurur

Şeyh Muhammed el-İmâm (Rahmetullahi Aleyh)’e şöyle bir soru sorulmuştur:

Siyasi partilere üye olmak caiz midir?

Şeyh Muhammed el-İmâm (Rahmetullahi Aleyh) şöyle cevap vermiştir:

“Siyasi partiler laikliğin gruplarıdır! Laiklik ise; dinsizliktir! Yani Allah’ın hak dinini din edinmemektir! Hatta laiklik, Allah katından indirilmiş ve değişikliğe uğramamış dini dahi kabul etmez! Laiklik, mesela batıda tahrif edilmiş ve değiştirilmiş Tevrat ve İncil’i de kabul etmez! Kendi iddialarına göre Musa ve İsa (Aleyhime’s-Selam)’dan kaldığını ileri sürdükleri Yahudilik ve Hristiyanlığı da kabul etmez! Bu, Allah (Azze ve Celle)’nin katından bir din indiğine iman etmemektir!

Sonra Müslümanlar arasında laiklik yayıldı. Şu kaidelerini ortaya koydular:

“Din Allah içindir, vatan herkes içindir.”

Yine:

“Din kul ile rabbi arasındadır, kaidesini yaydılar.”

Yani namaz ve oruç, ibadet edenin ibadetidir. Ama hükümler, ahlak, muameleler, siyasi ve iktisadi meselelere gelince bunlarda insanların hükmüne müracaat edilmesi ve insanların kanun koyması görüşündedirler! Bu konularda İslam dininin hükmünü kabul etmezler! Müslümanların arasında bu laiklik/dinsizlik çoğaldı. Bu, batılı devletlerin laikler için seçtiği laiklik olup Müslümanlar arasında da bulunmaktadır.

Bütün bunlara göre; partiler, laik partiler ile bid’at ve sapıklık içeren partiler arasındadır. Bu partilere girmek dinen caiz değildir! Bilakis bu haram, hatta haramların en büyüklerindendir. Zira bunda günahta yardımlaşmak, sapıklık üzere düşmanlık ve haddi aşma vardır! Özellikle siyasi partiler, ister seçim yoluyla gelip barış devrimi denilen, demokrasi kanunlarıyla amel eden demokratik devrim partileri olsun, isterse askeri devrimle gelenler olsun fark etmez!

Yine bu partiler iki şeyi bir arada barındırır. Siyasi partiler fitnelerin ve sapıklıkların kaynağıdır. Müslümanları fazlasıyla parçalamakta ve zayıflatmaktadır. Düşmanlar için Müslümanlara karşı gedikler açmaktadır. Daha bunun gibi Müslümanlara zararlı olan birçok meseleleri vardır. Hareket ve kuvvet ancak Allah’tandır. Allah’a ve ahiret gününe iman eden için partilere girmek caiz değildir!

Bilakis Müslümanlara farz olan, tek grup olan Allah’ın seçtiği Allah’ın grubu olmaları, tek ümmet olmalarıdır ki, o da salih selefin ve onlara güzellikle uyanların üzerinde bulundukları nübüvvet menhecine tabi olan İslam ümmetidir. Allah en iyi bilendir.”

Şeyh Muhammed el-İmam (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Seçimler, Allah’a ortak koşma kapsamındadır! Bu itaatte şirktir! Zira seçimler demokrasi nizamının bir parçasıdır ki, bunu İslam düşmanları, Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmak için koymuşlardır! Kim onu razı olarak, istekle, sahih olduğuna inanarak kabul ederse, Allah (Azze ve Celle)’nin emrine muhalefet hususunda İslam düşmanlarına itaat etmiş olur! Bu ise itaatte şirkin ta kendisidir! Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

أَمْ لَهُمْ شُرَكَاء شَرَعُوا لَهُم مِّنَ الدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَن بِهِ اللَّهُ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ تَرَى الظَّالِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِعٌ بِهِمْ

“Yoksa onların, Allah’ın izin vermediği şeyi kendileri için dinden bir şeriat koyan ortakları mı var? Eğer önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, muhakkak ki aralarında hükmolunurdu. Şüphesiz ki zalimler için acı bir azab vardır! Zalimleri, işledikleri şeylerin azabından korkan kimseler olarak görürsün ki, bu, mutlaka onların başına gelecektir!..”

Şura 21, 22

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

إِنَّ الَّذِينَ ارْتَدُّوا عَلَى أَدْبَارِهِم مِّن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَى الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْ وَأَمْلَى لَهُمْ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذِينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللَّهُ سَنُطِيعُكُمْ فِي بَعْضِ الْأَمْرِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ إِسْرَارَهُمْ

“Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına (yine eski küfürlerine) dönenlere, şeytan hatalarını süslemiş ve (günah işlemelerini) kolaylaştırmış ve onları uzun emellere, umutlara düşürmüştür. Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah’ın indirdiğinden hoşlanmayanlara:

‘Bazı hususlarda size itaat edeceğiz’ dediler. Oysa Allah, onların gizlediklerini biliyor.”

Muhammed 25, 26

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ

“…Onlara itaat ettiğiniz takdirde, şüphe yoktur ki, siz de müşriklerden olursunuz!”

En’âm 121

Bu seçimler Allah’ın kanunlarından mıdır, yoksa beşerin kanunlarından mıdır? Eğer Allah’ın kanunlarındandır derlerse bu Allah’a karşı büyük bir iftiradır! Laik anayasalar Müslümanların ülkelerinde mevcuttur. Bu, seçimlerin laik düzenlerin uygulaması olduğunun en büyük şahididir. Eğer:

“Beşerin kanunlarındandır,” derlerse, beşerin kanunlarını nasıl kabul edebilirsiniz? Böyle bir kanun koymanın hükmü nedir? Ayet, seçimleri düzenleyen demokrasi kurucularının, insanlar için şeriat koyma hususunda Allah’a ortak koşmakta olduklarını açıklamıyor mu? Seçimleri kabul eden kimse, yaratılmışları şeriat koyucu olarak görmüyorsa, yaratılmışlar nasıl şeriat koyucu olurlar?

Geçen ayeti nasıl anlamamız gerekir o halde? “Seçimlere katılmak caizdir,” diyen kimse bununla yetinmiyor, daha da çamura batarak:

“Oy kullanmak vaciptir, bunu terk eden günahkardır ve emaneti eda etmemiştir!..” vs. diyor!”

Şeyh Muhammed el-İmam Mefasidu’l-İntihabat 25

Şeyh Muhammed el-İmam (Rahmetullahi Aleyh), Mefasidu’l-İntihabat kitabında demokrasinin birçok pisliklerini anlatmış, demokratik seçimlerde oy kullanmanın caiz olmadığına dair doyurucu açıklamalar yapmış ve “iki zarardan hafif olanına katlanmak,” kaidesiyle oy kullananların şüphelerini çürütmüştür.

Şeyh Yahya el-Hacuri (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Eğer sana seçimlerde oy kullanmanın hakikati nedir diye sorarlarsa, de ki:

“O Allah’ın hak dininden uzak olan demokrasi nizamıdır ve kafirlere benzemektir! Onlara benzemek caiz değildir! Oy kullanmakta birçok zararlar vardır ve Müslümanlara hiçbir faydası yoktur! En önemli zararları şunlardır:

Çoğunluk hesabıyla hak ile batılın ve hak ehliyle batıl ehlinin eşit sayılması vela ve beranın yani Allah için dostluk ve Allah için düşmanlık ilkesinin kaybolması, Müslümanları parçalaması, aralarına kin, düşmanlık, partilerle gruplaşma, taassup, aldatma, hile ve yalan sokması, vakitlerin ve malların zayi edilmesi, kadınların saygınlığının yok edilmesi, İslamî din ilimlerine ve ehline karşı güvenin sarsılmasıdır.”

El-Mebadiu’l-Mufide 30

Yine Şeyh Yahya el-Hacuri (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Zaruretlerin sınırını din belirler.”

Âlimler şöyle derler:

“Zaruret; insanın canı veya malı hususunda tahammül edemeyeceği zarardır.” Bazı insanlar zaruret kaidesini öyle genişletiyorlar ki, sakalı kesmeyi, rezillikleri seyretmeyi, pantolon giymeyi, kadın erkek karışık okullarda okumayı, partileri ve oy kullanmayı dahi zaruret görmektedirler! Bunlar zaruret değil bilakis haram olan şeylerdir!”

El-Kenzu’s-Semin 5/131

Şeyh Yahya el-Hacuri (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Hangi delil seçimlere katılmayı mubah kılabilir? Bu kafirleri taklittir! Oy kullanmanın kafirleri taklid olması yeter. Hayır vallahi, ilimden az bir nasibi olan alim veya sünnetin rayihasından koklamış kimse bir tarafa, akıl sahibi bir kimse dahi oy kullanmanın Allah (Azze ve Celle)’nin dininden olduğunu söylemeye cüret edemez! Bu ancak kafirlerin işidir!”

Celsetun Saa Fi’r-Reddi Ale’l-Muftiyyine bi’l-İzaa

Şeyh Abdusselam Berces (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bilinmektedir ki bu parlementolara girmek, hâciyyat ve tahsiniyyat bir tarafa, hakikatte dinin zaruretler hususundaki maksatlarının da kaybedilmesidir! Çünkü bu dini temelinden yıkmaktır! Dinin en yüksek gayesi olan Allah’ın birlenmesini gerçekleştirme esası düşürülmektedir.”

Abdusselam Berces el-Hucecu’l-Kaviyye 37, 38

Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Oy kullanarak seçimlere katılmak zalimlere meyletmektir! Çünkü Sahih İslam’i kültüre sahip her Müslüman bilir ki, parlamento düzeni ve seçimler İslam düzeninden değildir!”

Hataru’l-Muşareke Fi’l-İntihabat Adlı Kaset

Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh)e şöyle denildi:

−“Ey şeyh! İşittiğimize göre bazı şartlarda parlamentoya girmeye cevaz vermişsiniz?!”

Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

−“Hayır! Caiz değildir! Bu şartlar pratik değil, teoriktir. Hangi şartları zikrettiğim size ulaştı mı?”

Soruyu soran:

−“Birinci şart insanın nefsini muhafaza etmesidir.”

Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) dedi ki:

−“Peki, bu mümkün müdür?”

Soruyu soran:

−“Hiç tecrübe etmedim!”

Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

−“İnşallah tecrübe etmezsin! Bu şartların gerçekleşmesi mümkün değildir! Bizler insanlardan birçoğunun hayatlarında, giyimlerinde, sakallarında, bu meclislere girdikleri zaman değişmeler ve bozulmalar meydana geldiğine şahit oluruz!!!

Onlar bu işlerini temize çeker, takip ettikleri yolun bunu gerektirdiğini söylerler…

Bazı insanlar parlamentolara İslam’i Arap elbisesiyle girmiş, kısa bir zaman sonra ise giyim şekilleri değişmiştir!!!

Bu bozulmanın mı yoksa düzelmenin mi göstergesidir?”

Soruyu soran:

“Cezayir’deki kardeşleri ve siyasi alanda yaptıklarını mı kastediyorsunuz?”

Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

−“Tavsiye etmeyiz! Bu günlerde herhangi bir İslam ülkesinde siyasi çalışmayı tavsiye etmeyiz!”

Silsiletu’l-Hedyi’n-Nur 2/352, Medariku’n-Nazar Fi’s-Siyase 345

Allah-u Teâlâ’nın Bizim İçin Seçmiş Olduğu, ‘İSLAM’
Dini ile Demokrasinin Ters Düştüğü Şeyler!!!

(1) Allah’ın Kitab’ı Kur’an’ı Kerim’e göre içki haramdır!!! Ama demokrasiye göre içki helaldir!!! Çünkü içkiyi, demokrasi ile yöneten devlet kendisi üretiyor!!!

(2) Allah’ın Kitab’ı Kur’an’ı Kerim’e göre zina haramdır!!! Ama demokrasiye göre zina helaldir!!! Çünkü demokrasi ile yöneten devlet, kendi genel evlerinde zina yaptırıyor!!! Üstelik kişi zina yaparken güven içerisinde olması için polis, jandarma ve zabıta gibi güvenlik güçleri nöbet tutuyor!!!

(3) Allah’ın Kitab’ı Kur’an’ı Kerim’e göre faiz haramdır!!! Ama demokrasiye göre helaldir!!! Çünkü faizi, demokrasi ile yöneten devlet kendisi veriyor!!!

(4) Allah’ın Kitab’ı Kur’an’ı Kerim’e göre miras taksiminde erkeğin hakkı kadının hakkının iki mislidir!!! Ama demokrasi ile yöneten devlete göre erkek ve kadının hakkı eşittir!!!

(5) Allah’ın Kitab’ı Kur’an’ı Kerim’e göre kumar haramdır!!! Ama demokrasiye göre helaldir!!! Çünkü kumarı, demokrasi ile yöneten devlet kendisi oynatıyor!!! Milli Piyango, İddaa, Spor Toto ve At Yarışları gibi!!!

Önemli Not: Allah’ın izni ile bu kadar izahtan sonra kişi oy vermeden önce düşünmelidir. Acaba oy vererek demokrasinin yanında mı olmak ister? Yoksa oy vermeyerek bizi yaratan, bize rızık veren ve bizim için helal ve haram koyan alemleri Rabbi Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın yanında mı olmak ister!!!

 

Oy Kullanmanın ve Demokrasiye Destek Vermenin
Haram Olduğunu Söyleyen Alimler

(1) Şeyh Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî

(2) Şeyh Abdulaziz bin Baz

(3) Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

(4) Şeyh Salih el-Fevzan

(5) Şeyh Abdurrezzak Afifi

(6) Şeyh Abdullah bin Ğudeyyan

(7) Şeyh Abdullah bin Guud

(8) Şeyh en-Necmî

(9) Şeyh Muhammed Eman Cami

(10) Şeyh Rebi bin Hadi el-Medhali

(11) Şeyh Muhammed el-İmâm

(12) Şeyh Yahya el-Hacuri

(13) Şeyh Abdusselam Berces

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لآ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Kategori:   Önemli Bilgiler

Bu Sayfa 150407 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net