Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır!" İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Ahiret İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Tevhid İle Alakalı Konular
Haramlar İle İlgili Konular
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Rasulullah İle İlgili Konular
Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları
Sakınılması Gereken Haramlar!
Sihir ve Cinler İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Kabirlerde Kur’an’ı Kerim okunur mu...
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

الْحَمْدُ ِللهِ وَحْدَهُ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى مَنْ لاَ نَبِيَّ بَعْدَهُ

Soru: Bir kardeşimiz:

“Kabirlerde Kur’an’ı Kerim okunur mu?” diye sormuş.

Cevap: Âlimlerin dediği gibi: Kabirlerde Kur’an’ı Kerim okunmaz!

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتَى

“Kuşkusuz ki sen ölülere işittiremezsin…”

Rûm 52

وَمَا أَنتَ بِمُسْمِعٍ مَّن فِي الْقُبُورِ

Sen, kabirlerdekilere işittiremezsin!”

Fâtır 22

لِيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ

“Diri olanı uyarsın ve kâfirler üzerine söz hak olsun diye indirilmiştir.”

Yâsîn 70

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Size kendimden ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den söz edeyim mi, diye sordu? Biz:

−Evet, dedik. Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanımda kaldığı gece geldi ridasını ve ayakkabılarını çıkardı ve onları yere bıraktı. İzarının bir ucunu yatağa serdi ve yanı üzere yattı. Fazla zaman geçmeden o benim uyuduğumu sandı, yavaşça ridasını aldı, yavaşça ayakkabılarını giydi, yavaşça kapıyı açtı ve çıktı. Sonra kapıyı yavaşça kapattı. Ben de çarımı başımın üzerine saldım, başımı da örttüm. Sonra izarım ile de kapandım. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in izinden yola koyuldum.

Nihayet Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Baki mezarlığına geldi. Uzunca ayakta durdu. Sonra üç defa ellerini kaldırdı, sonra dönü, ben de döndüm. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hızlandı, ben de hızlandım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) koşmaya başladı, ben de koştum. Daha da hızlı koşmaya başladı, ben de daha da hızlandım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i geçtim, içeri girdim. Daha henüz uzanmıştım ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de içeri girdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Ne oluyor ey Aişe, göğsün inip kalkıyor, karnın da şişmiş’ dedi. Bende:

−Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Rasulü dedim ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e durumu bildirdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Benim önümde gördüğüm karartı sen miydin’ dedi. Ben:

−Evet, dedim. Göğsüme parmağı ile itti, göğsüm acıdı. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Allah’ın ve Rasulünün sana haksızlık edeceğini mi zannettin?’ dedi. Ben:

–İnsanlar her neyi gizlese Allah onu bilir dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Evet’ dedi. Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:

−‘Cebrail Aleyhissellam bana geldi ve seslendi. Sesini senden gizledi. Ben de ona karşılık verdim. O’na verdiğim karşılığı da senden gizledim. Sen buradayken Cebrail Aleyhissellam yanına girmezdi. Çünkü sen elbiselerini çıkarmıştın. Ben senin uyuduğunu sanmıştım. Seni uyandırmak hoşuma gitmedi ve yalnızlıktan korkacağından çekindim. Cebrail Aleyhissellam bana dedi ki:

−Rabbin sana Baki’dekilere gitmeni onlar için mağfiret dilemeni emrediyor’ dedi. Ben:

−Ey Allah’ın Rasulü bir kabre gittiğimde ne söyleyeyim diye sordum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Selam size ey mü’minlerin ve Müslümanların diyarında bulunanlar. Allah bizden önden gidenlere de, geriye kalanlara da rahmet etsin. Bizler de inşallah size kavuşacağız, de’ buyurdu.”

Müslim 3/14, Nesei 1/286, 2/160, 161, Abdurrezzak 3/570, 571, Ahmed 6/221

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir mezarlığa gitti ve:

‘Selam sizlere ey mü’min topluluklar yurdunun sakinleri! Şüphesiz bizler de inşallah size kavuşacağız’ dedi, sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Keşke biz kardeşlerimizi görseydik diye arzu ettim’ dedi. Sahabeler:

−Ey Allah’ın Rasulü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz? diye sordular! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Hayır, siz benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise, daha sonra gelecek olanlardır. Ben, onlardan önce havuzun başına varmış olacağım’ dedi. Sahabeler:

−Ey Allah’ın Rasulü! Henüz senin ümmetinden gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın? diye sordular! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Sizden herhangi bir adamın, alnında ve ayaklarında beyazlıkları bulunan atları olsa ve bu adamın atları siyah atlar arasında bulunsa, adam kendi atlarını tanımaz mı?’ dedi. Sahabeler:

−Elbette tanır, ey Allah’ın Rasulü! dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Onlar kıyamet gününde abdest almalarından dolayı alınları, kolları ve ayakları parlak geleceklerdir.’ Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözlerini üç defa tekrarladı ve şöyle devam etti:

−‘Ben onlardan önce havuzun başına varmış olacağım. Dikkat edin aranızdan birtakım kimseler havuzumdan, kaçkın devenin uzaklaştırıldığı gibi uzaklaştırılacaklar. Ben onlara buraya geliniz, buraya geliniz diye sesleneceğim ve bana şöyle denilecek:

−Onlar senden sonra bid’atlar yaptılar ve hep ökçeleri üzerine gerisin geri dönüp durdular. Bunun üzerine ben de:

−O halde benden uzak dursunlar, benden uzak dursunlar diyeceğim’ buyurdu.”

Ahmed 2/300, 408 Müslim 1/150, 151, Malik 1/49, 50, Nesei 1/35, İbni Mace 2/580, Beyhaki 4/78

Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

Mezarlıkda Kur’an’ı Kerim okumaya gelince, bu sünnette aslı olmayan hususlardandır. Bu hadis kabirde, Kur’an’ı Kerim okumanın meşru olmadığını göstermektedir. Çünkü kabirde, Kur’an’ı Kerim okumak meşru olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı ve ashabına da öğretirdi.

Özellikle Aişe (Radiyallahu Anha) insanlar arasında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in en çok sevdiği kimselerdendir. Aişe (Radiyallahu Anha) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e kabirleri ziyaret ettiğinde ne söyleyeceğini sormuş, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de kabirlere nasıl selam verip ve nasıl dua edeceğini öğretmiş.

Fatiha’yı ya da Kur’an’ı Kerim’den herhangi bir bölümü okumasını öğretmemiştir. Eğer Kur’an’ı Kerim okumak meşru bir iş olsaydı, bunu Aişe (Radiyallahu Anha)’dan gizlemezdi.

Üstelik ihtiyaç anında Nebinin gerekli beyanı yapmayıp, ertelemesi usûl ilminde tesbit edildiği üzere caiz değildir. Ertelemesi bile caiz değilken gizlemek nasıl söz konusu olabilir. Eğer Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabelere kabirde Kur’an’ı Kerim okumayı öğretmiş olsaydı, elbette ki bu bize ulaşırdı.

Mezarlıkda Kur’an’ı Kerim okuma hususun sabit bir senetle bize nakledilmemiş olması böyle bir işin meydana gelmemiş olduğunun delilidir. Kabir ziyareti sırasında Kur’an’ı Kerim okumanın meşru olmadığını güçlendiren delillerden birisi de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu sözüdür:

“Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Şüphesiz şeytan içinde Bakara suresinin okunduğu evden kaçar.”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içerisinde Kur’an’ı Kerim okunmayan bir evi, kabirlere benzetmiştir! Çünkü kabirlerde Kur’an’ı Kerim okunmaz!!!

Müslim 2/188, Tirmizi 4/42, Nesei Fedailu’l-Kur’an 76, Beyhaki Şuabu’l-İman 2/2381, Ahmed 2/284, 337, 378, 388

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabirlerin Kur’an’ı Kerim okunacak yer olmadıklarına işaret etmektedir. Bundan dolayı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlerde Kur’an’ı Kerim okunmasını teşvik etmiş ve evlerin Kur’an’ı Kerim okunmadığı kabirlere dönüştürülmelerini yasaklamıştır. Nitekim diğer hadis, kabirlerin aynı şekilde namaz kılınacak yer olmadığına da işaret etmiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Sünnet namazlarınızı evlerde kılınız, oraları kabristan edinmeyiniz.”

Müslim 777/209, Buhari

Bu hadisler, kabirler arasında Kur’an’ı Kerim okumanın mekruh olduğunu ifade etmektedir. İşte bundan dolayı Ebu Hanife, imam Malik ve benzeri âlimlerin cumhurunun benimsediği görüş, kabirlerin yanında Kur’an’ı Kerim okunmasının mekruh olduğu şeklindedir. Aynı zamanda bu, imam Ahmed bin Hanbel (Rahmetullahi Aleyh)’in de görüşüdür. Ahmed bin Hanbel (Rahmetullahi Aleyh)’e kabir yanında Kur’an’ Kerim okun mu? diye soruldu. Ahmed bin Hanbel (Rahmetullahi Aleyh):

–Hayır, kabirde Kur’an’ı Kerim okunmaz diye cevap verdi.

Ebu Davud Mesail 158

Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Şeyhu’l-İslam ibni Teymiye (Rahmetullahi Aleyh) şunları söylemektedir:

İmam Şafi (Rahmetullahi Aleyh)’e göre kabirler arasında Kur’an’ı Kerim okumak bid’attır.

İmam Malik (Rahmetullahi Aleyh) ise şöyle demiştir:

Ben, kabirlerde Kur’an’ı Kerim okuyan bir kimseyi bilmiyorum. Böylelikle biz, sahabelerin ve tabiînin mezarlıkda Kur’an’ı Kerim okumadığını anlıyoruz.”

İktidau’s-Sırati’l-Mustakim Muhalefete Ashabi’l-Cahiym 182

Bu Sayfa 3964 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net