Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır!" İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Ahiret İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Tevhid İle Alakalı Konular
Haramlar İle İlgili Konular
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Rasulullah İle İlgili Konular
Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları
Sakınılması Gereken Haramlar!
Sihir ve Cinler İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Salih amelleri vesile kılarak dua...
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

الْحَمْدُ ِللهِ وَحْدَهُ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى مَنْ لاَ نَبِيَّ بَعْدَهُ

Soru: Bir hanımefendi:

“Salih amelleri vesile kılarak dua etmek nasıl olabilir?” diye sormuş.

Cevap: Salih amelleri vesile kılarak dua etmek Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bize haber verdiği gibi yapılır. O ise şöyledir.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sizden önceki kavimlerden üç kişi beraber yolda yürürlerken onlar yağmura yakalandılar. Hemen dağdaki bir mağaraya girip sığındılar. Akabinde mağaralarının ağzına dağdan büyük bir kaya düşüp mağaranın girişini kapattı. Bunun üzerine onlardan biri diğerlerine:

−Riya ve şöhret isteği olmaksızın, sırf Allah rızâsı için yapmış olduğunuz amellere bakın da, onları söylemek suretiyle Allah’a dua ediniz. Umulur ki, Allah mağaranın kapısını açar! dedi. Bu teklif üzerine onların biri şöyle dedi:

-Ey Allah’ım! Şu muhakkak ki, benim yaşlı ihtiyar ana-babam ve küçük çocuklarım vardı. Ben çobanlık yaparak onları geçindirirdim. Akşamleyin sürüyü otlaktan döndürüp onların yanına getirdiğim zaman sütü sağar, çocuklarımdan evvel ana-babama süt içirirdim. Şu da muhakkak ki, bir gün geç kaldım da ben tâ akşam oluncaya kadar sürüyü getirememiştim. Geç vakitte geldiğimde onları uyumuş hâlde buldum. Her zaman ki gibi yine sütleri sağdım ve sağdığım sütü kabıyla getirip başuçlarında dikildim. Onları uykularından uyandırmayı istemiyordum. Onlardan önce çocuklarıma süt içirmeyi de istemiyordum. Çocuklar ise ayaklarımın dibinde açlıktan sızlanıyorlardı. İşte o gece gün doğuncaya kadar benim hâlim böyle dikilmekle, onların hâli de uyumakla devam etti. Şüphesiz Sen bilmektesin ki, ben bunu sırf Senin rızânı kazanmak için yapmıştım. Bundan dolayı bizim için bir yarık aç da, biz oradan semâyı görelim! diye duâ etti. Allah onlara semâyı görecekleri kadar bir yarık açtı.

Onların ikincisi de şöyle dedi:

-Ey Allah’ım! Şu muhakkak ki, benim amcamın kızım vardı. Ben onu erkeklerin kadınları sevmekte oldukları sevginin en şiddetlisi ile seviyordum. Bir keresinde ondan nefsini istedim.

Amcamın kızı:

−Yüz dînâr getirmedikçe olmaz! dedi.

Ben bu parayı kazanmak için çalıştım, nihayet yüz dînârı topladım. Sonunda amcamın kızına bu yüz dînâr ile kavuştum. İki bacağı arasına oturduğum zaman amcamın kızı:

−Ey Allah’ın kulu! Allah’tan kork! Yaratıcı kudretin bekâret mührünü (nikâh hakkını yerine getirmeden) açma! dedi.

Ben de onu çok sevdiğim hâlde bu sözü üzerine kendisinden kalkıp ayrıldım. Allah’ım, Sen şüphesiz bilmektesin ki, ben bunu sırf Senin rızânı kazanmak için yapmıştım. Bunun hatırına buradan bizim için bir yarık aç! dedi. Allah onlar için biraz daha açtı.

Üçüncüleri de şöyle dedi:

−Ey Allah’ım! Ben bir miktar pirinç karşılığında bir işçiyi ücretle tutmuştum. O işçi işini bitirdiği zaman:

−Bana hakkım olan ücretimi ver! dedi.

Ben de ona hakkı olan ücreti arzettim. Fakat işçi ücretini almadan bıraktı ve uzaklaşıp gitti. Ben de onun pirincini her sene tekrar tekrar ekip çoğalttım, nihayet onun parasıyla bir sürü sığır topladım, bir de çoban tuttum. Bir müddet sonra o işçi bana geldi de:

−Allah’tan kork, bana zulmetme, hakkımı bana ver! dedi.

Ben de ona:

−Git şu görünen sığırları ve çobanı al, dedim.

Adam bana:

−Allah’tan kork, benimle alay etme! dedi.

Bende ona:

−Ben seninle alay etmiyorum, bu sığırları ve çobanı al dedim. O da bunları alıp gitti. Sen şüphesiz bilmektesin ki, ben bu işi sırf Senin rızânı kazanmak için yapmıştım. Bunun hatırına kayanın kalan kısmını da aç! dedi. Allah da onlardan kayayı açıp kurtardı’ buyurdu.”

Buhari, Müslim

Not: Kişi riyasız ve gösterişsiz yapmış olduğu salih amelleri vesile kılarak Allah (Azze ve Celle)’ye dua edebilir.

Bu Sayfa 3839 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net